Zeytinyağını neden az tüketiyoruz?

zeytinyagi2Türkiye, şu anda İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan sonra dünyanın dördüncü büyük zeytin üreticisi. Dünya üretimindeki payı da yüzde 9.

Tarım Bakanlığı’nın 2008 tahminine göre, 1 milyon 321 bin tonluk zeytin üretimi söz konusu. Bu miktarın 811 bin tonu yağlık, geri kalanı sofralık zeytin.

Artan ağaç sayısı ve ağaç başına düşen ürün miktarındaki yükselişle birlikte yakın bir gelecekte Türkiye’nin dünya üretiminde üçüncü, hatta ikinci sıraya yerleşmesi bekleniyor.

Bununla birlikte, dünyada en az zeytinyağı tüketen zeytin ve zeytinyağı üreticisi ülkelerdeniz. Kişi başına tüketim 1 kg civarında. Fakat hedef 2014′e kadar bu rakamı 5 kg’a çıkarmak.

Üretimde üst sıralarda olmakla birlikte dünya zeytin ve zeytinyağı pazarında da etkinliğimiz yok. Fiyatı ve politikaları belirleyen AB üyesi üreticiler. Türk üreticisi ve markaları, en büyük pazarından olan AB’ye paketli ürünlerle giremiyor. AB’nin sektöre yönelik politikası, Türk zeytinyağına hem AB pazarında hem diğer pazarlarda darbe vuruyor.

Zeytin üreticileri, bu şartlarda bir yandan üretimi diğer yandan da tüketimi artırmaya odaklandı. Özellikle iç tüketimin artırılması öncelikli hedef. Bu çerçevede, farklı şehir ve beldelerde zeytin hasadı şenlikleri yapılıyor.

Bir hafta önce Manisa’nın Akhisar ilçesinde bir hasat şenliği yapıldı. Bu vesileyle bir kez daha zeytine ve zeytinyağına dikkat çekildi, sorunlar tartışıldı.

Geçtiğimiz hafta sonunda da, Türkiye’nin önemli zeytin merkezlerinden olan Ayvalık’ta bir hasat şenliği vardı. Bu yıl beşincisi düzenlendi şenliğin. Murateli köyündeki hasat yanında Ayvalık şehir merkezinde, üç gün süren ve 18 firmanın ürünlerini sergilediği “Zeytinyağı Pazarı” kuruldu.

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı (ATO) Rahmi Gençer, beş yıl önce bu hasat şenliğine karar verdiklerinde üç hedef belirlediklerini söylüyor. Bunlar:

- İç tüketimi artırmak,

- Ayvalık zeytinyağının “Coğrafi İşareti”ni almak,

- Ayvalık’ın tanıtımı ve turizme katkı.

Bu hedeften ikincisi gerçekleşmiş. İç tüketimi artırmak, Ayvalık’ın tanıtımı ve turizm ise devam eden bir süreç.

Rahmi Gençer, bu yıl dördüncü bir hedef belirlediklerini, onun da, bu festivali Türkiye’nin uluslararası üne sahip zeytin festivaline dönüştürmek, dış satışı artırmak olduğunu söylüyor. Gençer, bu maksatla, zeytinyağı üretmeyen ülkeleri bu etkinliğe çağırmak, paketli ürünlere pazar oluşturmak istediklerini belirtiyor.

ATO Başkanı, hasat şenliklerinin artmasıyla ilgili olarak da, “Bu sevindirici bir şey. Bu şenlikleri artırmalıyız, zeytinyağını daha çok gündemde tutup konuşmalıyız, yazmalıyız ki, tüketim artsın.” diyor.

Zeytinin ve zeytinyağının faydalarını saymaya gerek yok. Ama ne yazık ki, büyük bir kesim fiyatların yüksekliği sebebiyle, zeytinyağı tüketim alışkanlığı olmasına rağmen tüketemiyor, başka yağları tercih ediyor. Sektörün, iç pazarı genişletmeye çalışırken bu noktayı da dikkate almasında fayda var. Evet kaliteli yağın bedeli de diğerlerinden farklı olacaktır ama bu kadar üretim yapılan bir ülkede fiyatların yüksek olması çok normal değil.

Bir asgari ücretlinin bir aylık maaşıyla kaç kg zeytinyağı alabileceğini düşünürsek ne demek istediğimiz daha kolay anlaşılır sanıyorum. Zeytin üreticisi İspanya kişi başına 15 kg, İtalya 14 kg, Yunanistan 26 kg zeytinyağı tüketirken bizim 1 kg tüketmemizi sadece tüketim alışkanlığı ile izah etmemiz çok zor.

Bu bakımdan dileriz artan üretim, daha makul bir fiyat seviyesini beraberinde getirir. İhracat içinse sektörün elbirliğiyle AB ve ABD pazarında mücadele etmesi, bunun yanında yeni pazarlara yönelmesi gerekiyor.

zaman

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Diğer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.