Yeni bir gıda krizi mi geliyor?

gida kriziDünyada her insanın sağlıklı beslenebilmesi için gerekenden daha fazla gıda maddesi fazlasıyla var ama dağılımdaki adaletsizlik yüzünden bir milyarı aşan insan açlık çekiyor, bir milyar insan da obezite ile mücadele ediyor.

Finansal piyasaların gelişmesi birçok varlığın alınıp satılmasına imkân sağlamaktadır. Asli amacı kârı maksimize etmek olan sermaye, kendisini koruyabilecek ve büyütebilecek her alana, gelişen finansal piyasalar sayesinde rahatlıkla kayabilmektedir.

Sermayenin kendisini korumaya çalışması ve kârını artırmak istemesi sonucunda, bu alan bazen hisse senetleri, bazen faiz, bazen de emtia (mal) piyasaları olabilmektedir. Özellikle emtia piyasalarında arz-talep yönlü fiyat oluşumları yerine spekülatif, suni fiyat hareketleri yaşanmaktadır.

Bu saldırgan ve tek amacı kârı maksimize etmek olan hareketler bazen de insanlık için son derece önemli olan temel gıda maddelerine dahi kayabilmektedir.

Örneğin; 2008 yılının mart-nisan aylarında temel gıda mallarının fiyatlarında sert yükselişler yaşanmıştı. Dünya Bülteni okuyucuları için o dönemde kaleme aldığımız “Başka bir açıdan gıda krizi” konulu yazımızda da değindiğimiz üzere, temel gıda mallarının fiyatlarının 2008 yılında nasıl hızla yükseldiğini hatırlayacak olursak;

1-Özellikle Çin ve Hindistan’ın gelişen orta sınıfının tetiklediği talep artışı,

2-Küresel ısınmanın mevsimsel etkileri,

3-Yükselen petrol fiyatlarının etkisi ile alternatif olarak tarımsal ürünlerin biyoyakıt olarak kullanılması,

4-Global ekonomik krizin etkisi ile 2007′nin son çeyreğinden itibaren nerede ise tüm piyasalarda büyük para kaybeden hedge fonların temel gıda ürünlerine saldırması.

Bu nedenlerden dolayı özellikle de fonların alımları sonucunda, 2008 yılında gıda fiyatlarında aşırı zıplamalar oluşmuştu.

Para baronlarına yeni kanal: Temel gıda maddeleri

Bugüne dönersek; global borsaların 2009 Mart başından bu yana yaptığı soluksuz yükseliş artık biraz daha fazla sorgulanır oldu. Bu sorgulamaların sonucunda da global paranın kendine yeni bir kanal seçmesi ve bu kanaldan spekülatif kazançlar elde etmesi gerekmektedir. Son dönemde doların uluslararası para birimleri karşısındaki değer kaybıyla emtialarda pozisyon alanlar şimdi de bu alandan para kazanmaya çalışmaktadırlar. Ancak emtialarda yaşanan fiyat hareketleri ve kazançlar belli bir doygunluğa ulaştığından yeterli görülmemektedir. Diğer taraftan dibe vuran faiz oranları da faizle para kazanmanın zor bir dönemini global para baronlarına yaşatmaktadır. Bu nedenle de paranın kazanmak için kayacağı yeni alanların açılması gerekmektedir. Bu alan da maalesef önümüzdeki dönemde şartları “spekülasyon için olgunlaşan” temel gıda maddelerinden başka bir alan olmayacaktır.

Temel gıda maddelerinde spekülatif şartlar olgunlaştı

Finansal döngüde süreç aynı yere gelmeye başlamıştır. Fonların saldırma sırası önümüzdeki dönemde temel gıda maddelerine gelebilir. En önemlisi ise, temel gıda maddelerine saldırmanın ve fiyatları spekülatif olarak yükseltmenin şartları 2008 mart-nisan döneminde yaşanan suni gıda krizinin de ötesindedir. Şartlar 2008 yılından da daha müsait haldedir. Çünkü bu sefer gıda mallarının arz yani üretim tarafında sıkıntı yaşanmaktadır.

Para baronları için temel gıda mallarına yatırım yapmanın şartları artık olgunlaşmıştır. İnsanoğlunun kendi eliyle yaptığı iklimsel bozuklukların, küresel ısınma ve dengesizliklerin tarımsal gıda üretimine bu sene darbe indirip fiyatları rekor seviyelere çıkarması beklenmektedir. Şimdiden uluslararası piyasalarda çay, şeker, kahve ve kakao fiyatları rekor kırmaya başladı bile…

Üretim tarafındaki sıkıntı para baronlarının iştahını kabartabilir

Dünyanın en büyük üretici ve ihracatçılarında olumsuz hava koşullarının arzı düşürmesi, diğer yandan güçlü talebin devam etmesi temel gıda fiyatlarında rekor artışları da beraberinde getiriyor. Şeker son 28 yılın en yükseğinde, kahve son 11 yılın en yükseğinde, kakao son 30 yılın en yükseğinde. Dünya nüfusunun yarıdan fazlasının ana besin maddesi olan pirinç fiyatlarında talebin son 49 yılın zirvesine çıkacağı beklentisi yeni rekorların habercisi olarak algılanabilir.

Özellikle finansal piyasalarda üzerine alım-satım kontratı yazılabilen mısır, pirinç, buğday gibi temel besin maddelerinin fiyatlarında talepten bağımsız olarak 2008 yılında olduğu gibi balon fiyatlar oluşturulabiliyor. Diğer piyasalarda kısa vadeli para kazanmanın zorlaşması nedeniyle arz tarafındaki sıkıntıyı fırsat bilen fonlar yeniden gıda maddelerinde sahneye çıkabilir. Ve dünyayı kısa vadeli de olsa yeniden bir gıda krizi bunalımına sürükleyebilir…

Ufukta daha büyük krizler aşikâr

Para harekâtından kaynaklı kısa vadeli gıda krizleri zaman zaman dünyayı sallasa da ufukta uzun vadeli bir gıda krizi dengesiz dağılımdan dolayı geliyorum diyor.

Dünya nüfusu hızla artarken, bölgesel gelir dağılımındaki bozukluk nüfustan daha hızlı artıyor. 2050 yılında dünya nüfusunun dokuz milyara varacağı tahmin ediliyor. Dünya, gelir dağılımındaki bozukluklar nedeniyle şu anda 6.7 milyar insanı güçlükle beslerken, 2050 yılındaki 9 milyar insanı nasıl besleyeceği en büyük soru.

2008 yılında dünyada yeterli beslenemeyen ve açlık çeken insanların sayısı bir milyar sınırını zorluyordu. 2009 yılında ise bu sayıya 150 milyon kişinin daha eklendiği ve dolayısıyla aç nüfusun bir milyarı geçtiği biliniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünce 2009 yılında yapılan açıklamalarda dünyada 105 milyon insanın aç, 1.02 milyar insanın da yetersiz ve güvenli olmayan gıdalarla beslendiği belirtilmektedir.

Dünyadaki açlık sorunu üretim yetersizliğinden kaynaklanmıyor. 2008 Dünya Tarım Raporu’na göre; “dünyada her insanın sağlıklı beslenebilmesi için gerekenden daha fazla gıda maddesi fazlasıyla bulunuyor.” Ancak dağılımdaki adaletsizlik nedeniyle dünyada bir milyarı aşan insan açlık çekerken, bir milyarı aşan insan da obezite ile mücadele ediyor.

Sürdürülemez bu “tezatlar yumağı” önümüzdeki günlerde para harekâtından kaynaklanan bir gıda krizinin atlatılsa bile, ufukta daha büyük krizlerin olduğunun bir habercisi olarak algılanabilir…

dunyabulteni.net

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.