Üretim yatırımlarına yoğunlaşan Namet, halka arza hazırlanıyor
- Salı, Haziran 21, 2011, 16:30
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Yeni üretim hatları ve mevcut hatların iyileştirilmesi yatırımlarıyla birlikte 500 bin TL bütçeli Ar-Ge merkezi yatırımına öncelik verdiklerini belirten N. Tarık Kayar, birkaç yıl içinde halka arz olarak sermayelerini yatırımcılarla paylaşmayı planladıklarını ifade etti.
En önemli hedeflerinin, mevcut üretim hatlarının optimizasyonunu sağlamak ve yatırımı biten üretim hatlarının açılışını yapmak olduğunu aktaran Namet Yönetim Kurulu Başkanı N. Tarık Kayar, ayrıca önümüzdeki bir iki yıl içinde halka arz yoluyla sermayelerini yatırımcıyla paylaşacaklarını duyurdu. 500 bin TL’lik yatırımla oluşturmayı hedefledikleri Ar-Ge merkezinin de öncelik verdikleri hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Kayar, profesyonel bir mutfak, pilot üretim tesisi ve duyusal analiz laboratuvarı bulunmasını planladıkları merkezde sektöre öncülük edecek çalışmalar gerçekleştirmeyi amaçladıklarını kaydetti. Kayar, “Merkezimiz tamamlanınca Ar-Ge personel sayımızı beşe çıkaracağız. Bunların yanı sıra yatırımlarımız kapsamında Konya’da yeni bir mezbaha kurulumu çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Bu yatırımımızı 2012 yılında hayata geçirmeyi planlıyoruz” dedi.
Ar-Ge merkeziyle birlikte yeni üretim hatlarını da devreye alarak Türkiye’ye daha yaygın, daha kaliteli hizmet vereceklerini ve böylece yurtdışı faaliyetlerini de artıracaklarını söyleyen Kayar, 2011′de bu doğrultudaki yatırımlarını sürdüreceklerini dile getirdi. “Artan nüfusları, büyüyen ekonomileri ve gelişen refah düzeyleriyle Türkiye’nin yakın coğrafyasındaki ülkeler, önemli ihracat fırsatları sunuyor” diyen Kayar, AB hijyen standartlarına uyumlu Namet Çayırova üretim tesislerinde bu fırsatları değerlendireceklerini aktardı. Bu paralelde marka bilinirliğini ve bulunabilirliğini artıracak çalışmalar gerçekleştireceklerini vurgulayan Kayar, tüketiciye yönelik mevcut ambalaj projelerine de devam edeceklerinin altını çizdi.
Ar-Ge çalışmaları sonucunda son yıllarda iyi bir çıkış trendine sahip olan MAP paketli taze et ürünlerinde farklı alternatifler sunacaklarını duyuran Kayar, “Bunlar arasında MAP paketli pişmiş ve baton döner çeşitlerimiz yer alacak. Buna ek olarak tüketicilere şarküteri ürün yelpazemizde farklı ürün ve ambalaj çeşitleri de sunacağız” diye konuştu.
“2010’da 475 milyon TL’nin üzerinde ciroya ulaştık”
Namet’in Kayarlar Grubu bünyesine 2005 yılında katıldığı bilgisini veren Kayar, 2010 yılı itibariyle taze et, şarküteri ve donuk ürünlerin Namet çatısı altında birleştiğini dile getirdi. n Kayar, 2010 yılının başında, 2007 yılında temelini attıkları Namet Çayırova üretim tesisini faaliyete geçirdiklerini aktardı. 68 milyon dolarlık yatırımla devreye aldıkları tesisin, hijyen ve güvenlik açısından birçok ilke sahip olduğunu vurgulayan Kayar, Namet markasıyla şarküteri sektörüne yüzde 100 dana, yüzde 100 hindi ve yüzde 100 piliç etinden üretilmiş 100′ü aşkın ürün sunduklarına dikkat çekti. Kayar, şunları ekledi:
“Tesislerimizde şarküteri, dondurulmuş, ileri işlenmiş ve taze et ürünleri olmak üzere dört ana grupta üretim gerçekleştiriyoruz. Dilimleme ve paketleme işlemlerimizi el değmeden yapıyoruz. 2010 yılında satış hedefimizi gerçekleştirdik ve 475 milyon TL’nin üzerinde ciroya ulaştık. 2011′in ilk çeyreğinde başarılı bir performans gösterdik ve öngörülen satış hedeflerimize ulaştık. Yılın devamında da hedeflerimize yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
“Et sektöründen önce sütçülük gelişmeli”
“Ana olmadan yavru olmayacağı için, et sektörünün gelişmesi için sütçülüğün de gelişmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra besiciliğin artması, ırk ıslahı ve çiftliklerin kurulması büyük önem taşıyor” diyen N. Tarık Kayar, Tarım Bakanlığı’nın ithal et konusunda izin vermesi sonucunda besicilikte artış görüldüğünü dile getirdi. Teşvikler ve destek primleri sayesinde bu artışın devam ettiğini vurgulayan Kayar, “Bu açıdan devletin uyguladığı politikaların doğru ve yararlı olduğunu düşünüyorum. Fiyat dengesinin sağlanmış olması da bu çalışmaların yararlı olduğunu gösteriyor. Bu çalışmaların sonuçlarını görebilmemiz için biraz daha zaman geçmesi gerekiyor ancak olumlu bir tabloyla karşılaşacağımızı düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“Kırmızı etin yüzde 40’ı kayıtdışı”
Türkiye’nin mevcut et üretimi kapasitesinin, 1 milyon ton kırmızı, 1 milyon ton beyaz et olmak üzere 2 milyon ton olduğu bilgisini veren N. Tarık Kayar, et üretimi konusunda Türkiye’nin, dünyada 30′uncu sırada yer aldığını ifade etti. Ancak kırmızı et sektörünün yüzde 40′ını kayıtdışı üretim oluşturduğu için, sektörün rekabet gücünün ciddi oranda azaldığını söyleyen Kayar, “Kalite standartlarının bu şekilde sarsılması da kâr açısından olumsuz sonuçlara neden oluyor. Bunun önüne geçilmesi için sektördeki KDV gibi uygulamaların da yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.



