Türkiye’nin yağ ihtiyacını Çukurova kapatacak

yagTarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2010 yılında uygulamaya geçmek üzere hazırladığı “Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli” ile Çukurova bölgesinde yağlı tohumların üretiminin teşvik edilmesi hedefleniyor. Modeli destekleyen Çukurovalı sektör temsilcileri, sistemin doğru uygulanması halinde bölgede, Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu ve her yıl 2 milyar dolardan fazla para ödediği yağlı tohumlarda üretim artışı olacağını bekliyor.

Bölge çiftçisi üretim tercihini pamuk, ayçiçeği, soya ve kanola gibi yağlı tohumlardan yana kullanacak.

Adana Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Muammer Çalışkan, tarımda üretim ve destekleme modelini baştan aşağı değiştirecek, ürün yerine havza bazında desteklemeyi öngören yeni modelin iyi uygulanması halinde iyi neticeler vereceğine inandıklarını söyledi. En önemlisi yeni tarım modelinin yağlı tohumları desteklediğini, bunu da son derece önemli bulduklarını ifade eden Çalışkan, “Yağlı tohumların üretiminin teşvik edilmesi oldukça isabetli. Petrolden sonra en fazla dövizi yağlı tohumlara veriyoruz. Türkiye her yıl 2 milyar dolardan fazla parayı yağlı tohumlar için ödüyor. Dolayısıyla yağlı tohumlara desteği ön plana çıkaran yeni model ülkenin yararına olacak” dedi.

Pamuk, ayçiçeği ve soyaya yönelecekler

Çalışkan, Antalya, Mersin, Adana, Burdur, Osmaniye ve Hatay’ı kapsayan ve 25′inci havza olarak gösterilen bölge kapsamında desteklenecek ürünlerin yerinde olduğunu kaydederek, “Belirlenen ürünler oldukça isabetli. Özellikle ayçiçeği, soya, kanola ve pamuk oldukça doğru. Yeni sistem, pamukta kan kaybeden ve son yıllarda sürekli ekim alanları daralan Çukurova’da pamuk ekim alanının yüzde 70-80 artmasını öngörüyor. Yönlendirme, açıklanacak prim çiftçiyi ikna edici olursa bölgemizde en başta pamuğa, ayçiçeğine, soyaya ve kanolaya doğru bir kayma olacağını düşünüyoruz” diye konuştu. Buğday ve mısır üretiminde düşüşler olabileceğini ancak çiftçinin bu ürünlerden tamamen vazgeçme gibi bir durumu olmayacağını anlatan Çalışkan, “Biz pamuk kadar ayçiçeğini de önemsiyoruz. Ayçiçeği üretiminin artmasıyla yerliden ihtiyacı karşılama oranı yükselecek. Buradaki yağ fabrikaları kapasitelerini artırabilecek, küspe burada kalacak hayvancılığa katkısı olacak. Öbür taraftan yerli pamuğun artması tekstil sanayi için de iyi olacak” dedi.

İkinci ürün potansiyeli ayçiçeğiyle değerlendirilmeli

Adana’nın merkez Seyhan İlçesi Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen ise Çukurova’ya ayçiçeğinin daha çok yerleşmesi gerektiğini vurguladı. “Çukurova’nın ikinci ürün potansiyelinin yani buğday hasadından sonraki ikinci ekimin ayçiçeği ile değerlendirilmesi gerekiyor” diyen Girmen, ayçiçeğinin mısır ve soyaya göre üretim maliyetinin düşük olduğunu, en başta da ülkenin ham yağdaki açığının dikkate alındığında bu ürüne ihtiyaç bulunduğunu ifade ederek, şunları söyledi: Ayçiçeğinin masrafı diğer ürünlere göre az. Buna karşın diğer ürünlere göre üreticiye getirisi iyi. Ayçiçeği üretimiyle hem çiftçi hem de ülke kazanır.”

Üreticinin ayçiçeğine yönlendirilmesi gerektiğini belirten Girmen, “Hükümetten ayçiçeğini özendirici destekler sunmasını bekliyoruz. Ayçiçeği ülkemizin ihtiyacı olduğu bir ürün. Zaten yeni tarım modeli de bu yönde bir adım atıldığını gösteriyor. Model ülkemizin ham yağ açığını kapatacak gibi gözüküyor” dedi. Girmen, Adana’da 2007′de 280 bin dekar alana ekilen ve 83 bin ton rekolte alınan yağlık ayçiçeğinde geçtiğimiz yıl ekim alanının genişleyerek 370 bin dekar alana, üretimin de 93 bin tona ulaştığını kaydetti.

Adana’nın Ceyhan İlçesi Ziraat Odası Başkanı Yavuz Tezcan da yeni tarım modelini desteklediklerini söyledi. Modelden umutlu olduklarını belirten Tezcan, “Çukurova’da pamuk, ayçiçeği, kanola, soya, ispir gibi yağlı tohumların desteklenmesini olumlu buluyoruz. Ancak, bu ürünler ekilmeden önce prim desteğinin açıklanması şart. Üreticiyi ikna edecek, albenisi olacak prim fiyatının uygulanması lazım.”diye konuştu.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Etiketler:

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Benzer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.