Türkiye, süt sanayiinde bölgenin lideri olmalıydı

sumer tömekYurdumuzda yılda 10-11 milyon ton süt üretildiğini kaydeden İzmir Tarım Grubu Dönem Sözcüsü Sumer Tömek Bayındır, kayıt dışı nedeniyle üretim ve tüketimde Afrika ülkeleri düzeyinde göründüğümüzü açıkladı.
İzmir Tarım Grubu Dönem Sözcüsü ve Te-Ta Teknik Tarım Genel Koordinatörü Sumer Tömek Bayındır, Türkiye’de tarım ve hayvancılığa yönelik mevcut uygulamaların, bu sektörlerde ve üreticilerde büyük sıkıntılar yarattığını savundu.
Ülke olarak tarım ve hayvancılığa destek verilmesi gerektiğini ifade eden Bayındır, serbest piyasa ekonomisinin tam olarak uygulanmaması nedeniyle önce süt üreticilerinin, şimdi de besicilerin mağdur olduğunu vurguladı. Bayındır, “Maliyetlerin yüksek olması ve üreticiden süt alım fiyatlarının 1.5 yıldır giderek düşmesi nedeniyle hayvan varlığımızda kayıp yaşadık. Şu sıralar fiyatlar yeniden normale dönüyor” diye konuştu.

MÜDAHALE ŞART
Türkiye’de resmi kayıtlara göre yılda 10-11 milyon ton süt üretildiğini kaydeden Bayındır, kayıtdışının yüksek olması nedeniyle et ve süt üretimi ile tüketiminin Afrika ülkeleri düzeyinde göründüğünü söyledi.
Pazar ekonomisi diyenlerin çiftçinin elini kolunu bağladığını ve fiyatları baskı altına aldığını iddia eden Bayındır, şöyle konuştu: “Bu piyasada gerçek serbest piyasa ortamının sağlanamadığını düşünüyorum. Ekonomik durumda çalkantı olmazsa süt fiyatında uzun süre düşüş yaşanmayacağını tahmin ediyorum. Fakat üreticiler güvensiz. Özellikle dünyada ikinci bir ekonomik kriz olursa, fiyatlar düşebilir. Çünkü gelir seviyesi ile et ve süt fiyatlarının doğrudan ilişkisi var.”
Süt üretiminde istikrar sağlanması için devletin geçmişteki SEK gibi piyasaya müdahale etmesi gerektiğini vurgulayan Bayındır, bir süre önce oluşturulan Süt Konseyi’nin yaptırım gücü olmadığını, bu nedenle piyasayı düzenleme işlevini henüz yerine getiremediğini ifade etti.
Avrupalı süt üreticilerinin düşen fiyatlara karşı tepkilerini ortaya koyduğunu hatırlatan Bayındır, “Gelişen olayların arka planında dünya pazarından daha fazla pay kapma serüvenine atılan AB’nin kotaları artırması yatıyor. Avrupa’da süt kotalarının yavaş yavaş artırılarak kaldırılacak olması stabiliteyi bozdu. Bu gelişme AB arzında sıkıntı yaratacak görünüyor ve bu Türkiye’deki süt ürünleri üreticileri için büyük bir fırsat yaratıyor. Süt sanayimize ve tabii üreticimize gün doğabilir. Ancak hatalı politikalarla bu fırsatı kaçırıyoruz. Bugün kesilen hayvanlardan dolayı kendi süt tüketimimizi bile karşılayamaz hale geldik” diye konuştu.
Bayındır, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz aslında Türkiye’yi besleyemiyoruz. Halk fakirleştiği için yeteri kadar tüketemiyor şu anda. Zaten et ve damızlık hayvan fiyatı ciddi olarak artmaya başladı. Doğru adımlar atsaydık, dünyadaki gelişmeleri fırsata dönüştürebilirdik.”
Son bir yıl içinde koyun ve kuzu fiyatlarında da çok ciddi artışlar yaşandığını dile getiren Bayındır, 1991′de 40 milyona yakın olan koyun sayısının, önümüzdeki dönemde 20 milyonun altına düşmesinin beklendiğini anlattı. Bayındır, şunları kaydetti: “Modern şekilde koyun ve keçi üretimini artıracak yollar bulmalıyız. Oysa bugün inek sütü ile koyun sütü aynı fiyat. Aslında koyun sütü 2.5 kat daha değerli. Alım fiyatı ve maliyetler kontrol edilmezse, koyunculuğumuz tükenme noktasına gelir. Koyunculukta küçük yetiştiriciler örgütlenmeli. Endüstriyel tipte yetiştiricilik özendirilmeli.”

YATIRIMA DESTEK
Küçükbaş ve büyükbaş fiyatında da artış olduğunun altını çizen Bayındır, Kurban Bayramı öncesinde fiyatların daha da yükselebileceği uyarısında bulundu. Kaçakçılık tehlikesine dikkat çeken Bayındır, hayvancılığa yönelik yatırımların kriz nedeniyle durduğunu vurguladı. Bayındır, daha önce yatırım yapanların genişleme yatırımlarına devam ettiğini ancak yeni yatırımların hızının kesildiğini söyledi. Bayındır, kriz nedeniyle çiftliğini satılığa çıkaran girişimciler bulunduğunu da hatırlattı. Yatırımlarda devlet desteğinin önemine değinen Bayındır, “Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı kapsamında illere tarımsal faaliyetleri ile orantılı destek sağlanmıyor. Ayrıca diğer destekler de zamanında verilmiyor” diye konuştu

Hedefimiz yurtdışında başarı
Te-Ta Teknik Tarım’ın, babası Doç. Dr. Ömer Tömek tarafından 20 yıl önce kurulduğunu dile getiren Sumer Tömek Bayındır, şu bilgileri verdi: “Bütün Türkiye’ye hitap ediyoruz. Ayrıca yurtdışı projelerine de hazırlanıyoruz. Özellikle Balkanlar ve Türk Cumhuriyetleri’nden talepler alıyoruz. Hayalimiz ve vizyonumuzda yurtdışına açılıp uluslararası firma olma hedefi var. Hayvancılık konusunda know-how’u ve uygulama tekniğini bizim kadar kapsamlı veren başka firma yok. Teknolojiye çok önem veriyoruz. Sürü yönetim ve sağımhanede en ileri sistemi sunuyoruz. Çiftçiye kolay ve verimli yolu gösteriyoruz. Yemden mimariye, hayvan davranışlarından hayvan refahına kadar birçok alt disiplini barındıran bir hizmet

Ekolojik tarımı tanıyalım
Merkezi İzmir’de bulunan Ekolojik Tarım Organizasyonu (ETO) Başkanı Atila Ertem, Tarım Maydanı’na organik tarım alanında son gelişmeler ile ilgili bilgi verdi. Buna göre;
- 22 ülkeden 197 kişinin katıldığı 10-11 Eylül 2009 tarihlerinde Tiflis/Gürcistan’da yapılan Doğu Avrupa-Batı Asya bölgesel işbirliği Organik Konferansına, Avalon fonu desteği ile “Organik Kuru Meyvede Pazarın Beklentileri” konulu bir bildiri ve bir oturum başkanlığı şeklinde katılım sağlandı. Global düşünüp, yerel hareket etme bağlamında çok yararlı temaslar elde edildi.
- 17-20 Kasım’da Urfa’da ETO’nun organizasyon desteği sağladığı “1.GAP Organik Tarım Kongresi” yapılacak. Güneydoğu’da ve özellikle Atatürk barajı ile sulamaya açılan tarım alanlarının yanlış kullanımının önlenmesine yönelik olarak yörede organik tarımın yaygınlaştırılması çok önemli.
- ETO, Türkiye genelinde organik sektörün yaygınlaştırılması çalışmaları içerisinde Adana’dan sonra 29 Eylül’de Ankara’da şube açılışını gerçekleştirecek.

KISA KISA…
- Salihli ilçesinde SAGREX (Salihli Tarım ve Hayvancılık Günleri) 01-04 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek.
- Tariş Üzüm Birliği Başkanı Ali Rıza Türker, üretici ile İyi Tarım Uygulamaları (İTU) çerçevesinde etkin bir çalışma dönemine gireceklerini bildirdi. Başkan Türker, “İyi Tarım Uygulaması, çevre, insan ve hayvan sağlığına zarar vermeyen bir tarımsal üretimin yapılması, doğal kaynakların korunması, tarımda izlenebilirlik ve sürdürebilirlik ile gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik uygulamalardır” diye konuştu.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Diğer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.