Türk buğday üreticisinin Kanadalı üreticiyle rekabeti

bugdayİşletme sayısındaki küçüklük, teknoloji kullanımındaki düşüklük, maliyetlerin yüksekliği ve üretimde çeşit standardının sağlanamaması nedenleriyle, Türk buğday üreticisinin, ”dünyanın en iyi buğday kalite sistemi güvencesine sahip olduğu” belirtilen Kanada ile rekabeti oldukça zor görünüyor.

Dünyanın önemli hububat üretici ve ihracatçı ülkelerinden biri olan Kanada’nın Hububat Kurumu Pazarlama Stratejisi Bölümü Yöneticisi Graham Worden, Toprak Mahsulleri Ofisi’nde, (TMO) Kanada’nın buğday sınıflandırma sistemi hakkında bir seminer verdi.

Seminerin açılışında konuşan TMO Genel Müdür Yardımcısı Ayhan Karayama, buğdayda sınıflandırmanın özellikle pazarlama açısından önemli olduğuna işaret ederek, ”Bu yıl üretimde kalite sorunu nedeniyle sınıflandırma ön plana çıktı. Kanada’nın sınıflandırma sistemi hakkında bilgi almak, sektörün sınıflandırma bilincinin gelişmesine de katkı sağlayacak” dedi.

Hacettepe Üniversitesi Gıda Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Köksel de, buğdayın gen kaynağının Anadolu olmasına karşın, 100-150 yıldır buğday üreten ABD ve Kanada’nın, dünya piyasalarının hakimi olduğuna işaret etti ve bu ülkeler açısından bunun ”bir başarı öyküsü” olduğunu ve bunun altındaki çalışmaların Türkiye tarafından da bilinmesi gerektiğini söyledi.

75 bin çiftçi 50 milyon ton hububat üretiyor
Batı Kanada’da üretilen buğday ve arpanın pazarlanması amacıyla kurulan Kanada Hububat Buğday Kurumu’nun (CWB) Pazarlama Stratejisi Bölümü Yöneticisi Graham Worden, seminerde bilgi verirken, Kanada’nın batı bölgesinde 75 bin çiftçinin 24 milyon hektar alanda 50 milyon ton hububat ürettiğini, Kanada’nın nüfusunun 30 milyon olması nedeniyle üretimin sadece yüzde 15′inin yurt içinde işlendiğini, yüzde 75′inin ihraç edildiğini söyledi.

Kanada’da ihracat amaçlı üretime yoğunlaşıldığını, bu nedenle en iyi kaliteli ürünü elde etmek için çok sıkı kontrol sistemi uygulandığını vurgulayan Worden, şu bilgiyi verdi:

”Kanada’da dünyanın en iyi buğday kalite güvence sistemi uygulanıyor. İhracat amacıyla bu sistemi geliştirdik. Müşterilerimiz, her zaman Kanada’dan aldığı buğday ve arpanın en iyi kalite sınıflandırmasına göre sınıflandırıldığına emindir. En iyi kaliteyi elde etmek için çok sıkı kontrol sistemimiz var.

Çiftçiler her zaman, yüksek verimli, hastalığa dayanıklı çeşitleri üretmek istiyor, ekmek istiyor. Kalite standardını tutmayan hiçbir hububat çeşidinin ekimine, verimi yüksek olsa bile izin vermiyoruz. Halen Kanada’da 25 çeşit buğday üretiliyor. Bunların tamamının kökenleri Orta ve Doğu Avrupa’dan, Rusya’dan, Ukrayna’dan geldi. İnsanlar 100-150 yıl önce beraberinde buğday tohumu getirdi ve üretmeye başladı. Ama artık, her çeşidin üretimine izin vermiyoruz. Şimdi kullandığımız çeşitleri, yüzde 99 kendimiz geliştirdik. Bir çeşidi kayda almadan önce 3 yıl teste tabi tutuyoruz. Değerlendirme komitesinde çok değişik sektörlerden, kurumlardan 150 kişi çalışıyor. Verimi yüksek olsa bile fonksiyonel kalitesi iyi olmayan çeşidi kayda almıyoruz, çiftçinin getirdiği her çeşidi kayıt etmiyoruz. Bu nedenle her yıl en fazla 1-2 çeşit kayda alınıyor. Halen 25 çeşidin üretimi yapılıyor. Ancak 5 çeşit 50 milyon tonluk üretimin yüzde 50-60′ını, 10 çeşit ise yüzde 75′ini oluşturuyor. ”

Kalite standartları belirlenirken müşteri taleplerinin çok dikkate alındığını belirten Worden, üretilen 50 milyon ton hububatın 15 milyon tonunun 1′inci derecede çok yüksek kalitede olduğunu bildirdi.

Türkiye’deki üretim şartlarından ne kadar farklı…
Seminerde, Graham Worden’in açıkladığı rakamlar nedeniyle zaman zaman Türkiye ile Kanada arasındaki hububat üretim şartlarının ne kadar farklı olduğu ortaya kondu.

Worden, Kanada’nın batı bölgesinde daha önce 150 bin olan çiftçi sayısının işletmelerin büyümesi sayesinde 75 bine düştüğünü, ortalama işletme büyüklüğünün de 650 hektara ulaştığını bildirdi. Söz konusu 75 bin çiftçi 24 milyon hektar alanda 50 milyon ton hububat üretiyor. İşletmeler büyük olduğu için, çiftçi sahip olduğu ekipmanı 7 gün 24 saat fonksiyonel olarak kullanıyor, ürettiği ürünü bir yıl boyunca kendi depolarında saklıyor. Kanada Hububat Kurumu, ürünü sattığı zaman, çiftçiden ürünü göndermesini istiyor. Çiftçiden gelen ürün, 6,4 milyon ton kapasiteli 350 tesiste harmanlanıyor. 2,7 milyon ton kapasiteli 15 limandan bu ürünler ihraç ediliyor.

Kanada’da iklimin genel olarak soğuk olması nedeniyle daha az tarımsal ilaç kullanılıyor, böylece ilaç kalıntısı sorunu daha az yaşanıyor.

Toplantıda dile getirilen verilere göre, Türkiye’de tarımsal işletmelerde ortalama büyüklük yaklaşık 6 hektar. 2,5 milyon çiftçi 33,4 milyon ton hububat üretiyor. İşletme büyüklüğü çok küçük olması nedeniyle teknoloji kullanımı düşük. Bu, verimi olumsuz etkiliyor, alet-ekipman atıl kalıyor. Türkiye’de 60-65 buğday çeşidi, Kanada’da ise 25 çeşit ekiliyor. Bu da sınıflandırmayı, standart kalitenin tutturulmasını önlüyor, depolamada sorun yaşanıyor. Aynı kalite standardında ürünü istenilen miktarda bulmak mümkün olmuyor.

Özellikle ihracatta, aynı kalite standardında ürünün ihracı için, çeşit sayısının azlığı önemli.

Woren, Kanada’da üretilen buğdayın kalitesi hakkında bilgi verirken, ”Türkiye’ye de ihracat yapmak isteriz ama Türkiye, kendi kendine yeterli bir ülke” dedi.

”Gelecekte çiftçiler, yönetim odasından tarlalarını ekip, sulayacak”
CWB Pazarlama Stratejisi Bölümü Yöneticisi Graham Worden, Kanada’daki işletmelerin büyüklüğüne ve teknoloji kullanımına da dikkati çekerek, ”Gelecekte çiftçilerimiz, evlerindeki yönetim odasından oturup, bilgisayarla tarlalarındaki aletleri çalıştırıp, ekim yapacak, tarlaları sulayacak. Bunun için daha büyük işletmeler lazım” dedi.

Worden, seminerde, Batı Kanada’da çiftçiler için geliştirilen Hava Haritası Veri Tabanı hakkında da bilgi verdi. Buna göre, çiftçilerin tarlalarına kurulan sistem sayesinde, o bölgedeki hava durumu anlık olarak çiftçilerin cep telefonlarına, bilgisayarlarına internet üzerinden aktarılıyor. Çiftçi, hava durumunu anlık olarak takip edebiliyor. Sistem ile çiftçiye, hava durumuna göre ilaçlama ve hasat için uyarı yapılabiliyor, don, yağış gibi acil durumlar bildiriliyor.

Verilen bilgiye göre, Kanada’da WeatherBug şirketi tarafından geliştirilen ”Tarlada Hava Durumu Ağı” kapsamında şimdiye kadar tarımsal alanlarda 700 istasyon kuruldu. İstasyon sayısı 3 yılda 900′e 5 yılda 2 bine ulaşacak. Bu istasyonların, rüzgar, nem, toprak ve hava sıcaklığı, yağış gibi topladığı veriler 5 saniyede çiftçiye ulaşıyor. Sistem çiftçilere, 1750 dolara kuruluyor ve 5 yıl süreyle hizmet veriyor. Bu süre sonunda çiftçilerin aylık 135 dolar hizmet bedeli ödemesi gerekecek.

Worden, seminerde, Türkiye’ye de tarım alanında küresel hava durumu ağı oluşturulması için teklifte bulundu.

gözlem

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Etiketler:

Yorum yapabilirsiniz.

REKLAM


Benzer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.
Copyright © 2010 Türkiye’nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.