Süt Üreticileri Birliği Başkanı Ulvi Murat Tunca:

murat tuncaManisa Süt Üreticileri Birliği Başkanı Veteriner Hekim Ulvi Murat Tunca ithal edilen kurbanlıkların ve süt tozunun üreticileri nasıl etkilediği hakkında açıklama yaptı.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre süt ve krema için 2 bin 500 tonluk tarife kontenjanı açıldığını hatırlatan Başkan Tunca, “Yıl sonuna kadar gelecek olan süt tozunun ithali demek bizim Avrupa üreticisine hizmet ediyor olmamız demektir. Tarım ve hayvancılıkta gelişmekte olduğumuzu savunurken süt tozu, et ve canlı hayvan ithal etmek üreticinin belini bükmektedir. Kendi ülkemizde süt tozu üretmek için gerekli ve yeterli alt yapımız bulunmaktadır. İthal etmek yerine kendi sanayicimizi ve özellikle de kendi üreticimizi desteklemeliyiz. İthaller ile Avrupa çiftçisini destekliyor ve onlara hizmet ediyoruz. ” dedi.

Et fiyatlarındaki artışa dikkat çeken Tunca, “Bu artışın sebebi ister spekülasyondan olsun ister hayvan azlığından olsun her ne sebepten olursa olsun bunun cezasını yine üreticiler çekmektedir. Sütünü değerinde satamayan üretici dişi hayvanını et para ediyor diye kesime gönderirse ülkede fiyat istikrarı sağlamak her zaman zor olacaktır. Şartların bugün ithali gerektirdiği savunuluyor ve ülkemiz gümrük vergilerinde iyileştirmeye gidiliyor. Ancak hükümet kendi üreticisinden ve tüketicisinden KDV oranını yüksek alıyor. Biz diyoruz ki fiyat istikrarı sağlanana kadar KDV yüzde 1 yapılsın. Böylece ülkede et fiyatları otomatikman düşsün ve toplumun et tüketme oranı artsın. Son 20 yıla baktığımızda Koyun ve keçi varlığı neredeyse yüzde 80 oranında düşmüştür. Büyükbaş hayvancılık ise daha vahim durumdadır. 90′lı yıllarda 12 milyon olduğu tahmin edilen büyükbaş hayvan sayısı bu gün 8 milyonun da altına düşmüştür. Sebebi ise dişi hayvanlarımızın kesilmesi ve damızlık hayvanlarımızın yetersizliği ve uygulanan politikaların yanlışlığı yüzündendir.” diye konuştu.

Kurbanlık hayvan sıkıntısının hayvan ithali ile çözülmemesi gerektiğini savunan Manisa Süt Üreticileri Birliği Başkanı Ulvi Murat Tunca, hayvan popülasyonunun uygulanacak doğru politikalar ile artırabileceğini ifade etti. Aksi taktirde geçici bir çözüm olacağını öne süren Tunca, “Bu durumda her yıl ithal kurban kesersek ülke hayvancılığı kurban edilmiş olur. Hiç bir ülkede erkek hayvanların kesilmesi hayvan popülasyonunda ciddi azalmalara sebep olmaz.” dedi.

Süt üreticileri olarak hayvan ithallerine kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Başkan Tunca, hayvan ithali ile ilgili bazı öneri ve uyarılarda bulundu. Tunca şöyle devam etti: “Madem ülkemize hayvan ithal ediliyor o zaman doğru hayvanları ithal etmeliyiz. İleri gebe olan hayvanları ithal etmemeliyiz. Damızlık düve ithal etmeliyiz ki hayvan ülke şartlarına göre doğum yapabilsin. Bunun içinde ithal edilen hayvanlar 4 ila 8 aylık olan damızlık hayvanlardan oluşmalı. Böylece ülkeye getirilen damızlık hayvanlarda kaliteli süt ırklarını oluşturarak ülkedeki hayvan kalitesini artırabiliriz.”

Kurbanlık kesimleriyle ilgili bazı oran ve rakamlar veren Başkan Tunca, “Biz her yıl Kurban Bayramında ortalama 600 bin büyükbaş, 2 milyon da küçükbaş hayvan kesiyoruz. Yani ortalama 3 milyon hayvanımızı kesiliyor. Bu hayvanların yüzde 90′ı erkek hayvandır. Geriye kalan kısım ise yani yüzde 10’luk bölümü ise dişi hayvanlardan oluşuyor. Zaten bu kısım için de vatandaş, sütten çıkmış veya besiye ayrılmış dişi hayvanları kurbana hazırlıyor. Bir ülkenin hayvan sayısının azalma sebebi dişi hayvanların kesime gitmesi ile olur. Damızlık hayvanlar kurbanda kesime giderse hayvan sayımız daha da düşer ancak bu erkek hayvanlar kesildiği zaman olmaz.” dedi.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.