Sunar Grup, 70 ülkeye 40 milyon dolarlık ihracat hedefine kilitlendi
- Cuma, Mayıs 20, 2011, 13:29
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Ulusal pazarda mısır yağı denilince akla gelen ilk marka olma hedefiyle faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Sunar Grup Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Çomu, grubun her geçen gün gelişen yurtiçi dağıtım ağı ve portföyüne eklediği ihracat pazarları ile başarı grafiğini yükselttiğini söyledi.
Yurtiçi pazara yayılmış 62 distribütörle tüketicilerine hizmet sunduklarını söyleyen Çomu, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da dağıtım ağını daha da genişleterek tüketicilere yakınlık konusuna ağırlık vereceklerini dile getirdi. Yurtiçi pazarda olduğu gibi yurtdışında da, Avrupa’dan Ortadoğu’ya toplam üç kıtada 56 ülkede önemli oranda pay sahibi olduklarını aktaran Çomu, 2011 ihracat hedeflerinin “70 ülkeye 40 milyon dolar” olduğunu kaydetti.
Çomu, “Yurtiçinde olduğu gibi ihracatımızın lokomotifi Sunar mısır yağı. 2009 yılında Türkiye mısır yağı ihracatının yüzde 13’ünü ve Türkiye toplam yağ ihracatının da yüzde 5’ini gerçekleştirmiştik. Mısır yağı ihracatında 2010 yılında önemli bir noktaya eriştik ve 2009 yılına kıyasla yüzde 112’lik bir büyüme sağladık. Sunar Yağ, ülkemizin geçen yıl gerçekleştirdiği mısır yağı ihracatının yüzde 24’ünü tek başına yaparak ihracatta da yükselen yıldız haline geldi” dedi.
Temelleri 1970’lerin başında çırçır ve çeltik fabrikası ile atılan Sunar Grup’un yıllar içinde gösterdiği gelişim çizgisini anlatan Hüseyin Çomu; tarıma dayalı sanayi yatırımları, Çukurova’da ayçiçek, mısır ve soya ekimini yaygınlaştırmaya yönelik çalışmaları ile 40 yıldır Türkiye ve Çukurova çiftçisinin yanında olmayı başardıklarını ifade etti. Çomu, “Grubumuz bünyesinde 1976 yılında Osmaniye’de un fabrikası olarak kurulan Sunar Özlem, 1997 yılında bünyesine yem üretim tesislerini ekledi. İzleyen yıllarda sırasıyla Adana’da kurulan Sunar Mısır, NÇS, Elita Gıda ve Sunar Pazarlama firmaları grup bünyesine katıldı.
Bu işletmelerde un ve yem, mısır nişastası ve nişasta bazlı ürünler, bitkisel sıvı yağlar ile endüstriyel gıda ürünleri, bitkisel margarinler, taze meyve üretim ve satışı, üretilen tüm ürünlerin yurtdışı satış ve pazarlama faaliyetleri gerçekleştiriliyor. Yıllık 400 bin ton yağlı tohum ve hububat işleme kapasitesine sahibiz. Diğer yandan geçen yıl, gerek gıda firmalarına gerekse de diğer sıvı yağ üreticilerine dökme yağ tedariki anlamında ciddi bir büyüme kaydettik” diye konuştu.
Sunar Grup’un, Çukurova’da tarıma dayalı sanayileşme konusunda öncü bir rol üstlendiğini ifade eden Çomu, grubun 1980′li yıllarda yatırım yaptığı mısırın, bugün Adana’nın en önemli tarımsal faaliyeti haline geldiğine işaret etti.
“Türkiye’de üretilen toplam mısırın yüzde 45′ni, Sunar Grup’un da katkılarıyla tek başına karşılayan Çukurova bölgesi, ülkenin mısırdaki dışa bağımlılığını da önemli ölçüde azaltmış durumda” diyen Çomu, Çukurova’nın bugün mısır ambarı haline geldiğine işaret etti.
Çomu, “Grubumuz ülkemizin bitkisel yağ, un ve yem alanındaki açığını kapatmak için mısırın yanı sıra kaliteli buğday, ayçiçeği, soya, kanola ekim sahalarını yaygınlaştırmak amacıyla da önemli çalışmalar yapıyor. Öte yandan tarımsal üretimin ve çiftçinin teşvik edilmesi için devletin ilgili birimleri nezdinde de girişimlerde bulunuyoruz” dedi.
“2010’u yüzde 36’lık büyümeyle tamamladık”
Bölge çiftçisinden alınan yağlı tohumları işlemek amacıyla 2006 yılında kurulan Sunar Yağ’ın, mısır, ayçiçeği, kanola, soya, fındık ve zeytinyağı üretimini aylık ortalama 3 bin 500 tonun üzerine çıkararak geçen yıl sonu itibariyle yaklaşık 140 milyon TL ciro elde ettiğine değinen Çomu, 2009 yılı verilerine kıyasla bu rakamın, yüzde 36’lık büyüme anlamına geldiğini ifade etti. Bundan sonraki dönemde de gerek ulusal ve bölgesel mecralarda gerekse de satış noktalarında pazarlama iletişimi içeren çalışmalarla tüketiciye dokunmayı hedeflediklerini söyleyen Çomu, yeni dönem projelerine ilişkin şu detayları aktardı:
“Son dönemde yükseldiğini gözlemlediğimiz sektörlerden biri ev dışı gıda tüketimi oldu. Bitkisel sıvı yağ üreticisi bir grup olarak, endüstriyel margarin üretimi de yapıyoruz. Evde yemek yapma alışkanlığının giderek azalmasıyla birlikte, hazır gıdaların tüketimi ve dışarıdan yemek tedariğinin oldukça yaygın olduğu günümüzde endüstriyel margarin tüketimi de son yıllarda önemli miktarlarda arttı.
Büyüyen bu pazarı göz önünde bulundurarak yapılan Ar-Ge çalışmaları sonucunda sektörün ihtiyacına cevap verebilecek margarin üretimine geçildi. Endüstriyel margarin pazarının hacmi yaklaşık 1.5 milyar dolar civarında. Yıllık 600 bin tondan fazla üretimin yapıldığı, yaklaşık 100 bin ton da ihracatın gerçekleştirildiği margarin pazarında, yeni yatırımlarımızı devreye alarak bu sektörde de önemli bir oyuncu olmayı hedefliyoruz.”
“Ödüllerle başarımızı pekiştiriyoruz”
Çomu, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın yanı sıra 100’ü aşkın sivil toplum kuruluşu tarafından desteklenen 2. Uluslararası Güvenilir Gıda Zirvesi’nde Sunar Grup’un bitkisel sıvı yağ kategorisinde “En Güvenilir Marka” ödülüne layık görüldüğünü bildirdi.
Çomu, her yıl sektöründe en iyi olanlar arasından seçilen kişi, kurum, kuruluş ve markalara verilen 2. Uluslararası Güvenilir Gıda Zirvesi’nde ödül almamanın kendileri için gurur verici olduğunu ifade etti. Ürünün kalitesine büyük önem verdiklerini söyleyen Çomu, ambalaj konusunda da farklılaşmaya giderek Türkiye’de ilk defa, yağların lezzetine, ergonomiyi de katmak için yepyeni bir yağ şişesi tasarladıklarını söyledi. Yapılan tasarımla TSE “Altın Ambalaj” ödülüne layık görüldüklerini söyleyen Çomu, “Ambalaj, özellikle oval yapısı, ön yüzde çift etiket kullanımı ve ışığı kıran çizgileri ile rakiplerinden farklılaşıyor” dedi.
Çomu, insan kaynakları sektöründe faaliyet gösteren Kariyer.net tarafından da, her yıl düzenlenen “İnsana Saygı” Ödülü’nü aldıklarını aktardı. Çomu, Sunar Grup’un Türkiye çapında 30 bin şirket arasında en beğenilen firmalar arasında yer alarak ödüllendirildiğini sözlerine ekledi.
“Merdivenaltı üretim haksız rekabete yol açıyor”
Bitkisel yağ pazarının geçen yıl yakaladığı ivme ve 2011 yılı tahmini büyüme öngörüsüne ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Çomu, Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BYSD) verilerine göre bu pazarda yemeklik sıvı yağın geçen yıl 50 bin ton dolayında büyüyerek 952 bin tona çıktığını dile getirdi. “Her ne kadar bu durum önceki yıla göre ciddi bir büyümeyi ifade etse de, 2006 yılındaki 967 bin tonluk tüketimin halen altında” diyen Çomu, sektörün cirosal anlamda büyüme nedeninin talep artışından ziyade artan hammadde maliyetlerinin fiyatlara yansımasından kaynaklandığını belirtti.
Sektörde yağlı tohum üretiminin yetersizliğinin yanı sıra, fiyatı düşük yağların, merdiven altı olarak tabir edilen firmalarca yurtiçi pazarda yoğunlukla tüketilen ayçiçeği ve mısır yağlarına karıştırıldığına değinen Çomu, bu durumun sektörde haksız rekabete yol açtığını ifade etti. Bu konuda denetim ve cezaların artırılmasını talep ettiklerini söyleyen Çomu, ekledi:
“Bununla birlikte en büyük problemlerimizden birisi de dışa bağımlı oluşumuz. Ülkemiz maalesef sektörün toplam hammadde ihtiyacının sadece 3’te birini üretebiliyor. Türkiye toplam yağlı tohum ithalatı 1 milyon ton civarında. 2009 yılı toplam yağlı tohum ve yağlara ödenen ithalat bedeli 2 milyar doların üzerinde. Bu nedenle yağlı tohum ve yağ ithalatı Türkiye’de petrolden sonra ikinci ithalat kalemi olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye toplam yağlı tohum ihtiyacı 2 milyon ton civarında. İç piyasada yağlı tohum üretimini artırmaya yönelik teşvikler verilmeli.”



