Spekülatörler şimdi de gözünü tarlaya dikti
- Çarşamba, Ağustos 11, 2010, 13:02
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Buğday fiyatlarında yüzde 40′ı geçen yükselişler yaşanırken kahve yaklaşık yüzde 35, mısır yüzde 22, şeker yüzde 36, soya ise yüzde 11′lik yükselişle dikkat çekti.
Spekülatörler gözünü tarlaya dikti
Dünyanın en büyük tahıl üreticilerinden biri olan Rusya’nın 15 Ağustos-31 Aralık tarihleri arasında buğday ithalatını yasaklamasının ardından buğday fiyatlarında yaşanan yükseliş, gözleri tarım ürünlerine çevirdi. 2010 yılı dünya buğday üretiminde önemli bir azalma olmamasına rağmen fiyatlardaki hızlı yükselişin altında arz-talep dengesinden ziyade spekülatif işlemelerin olduğu belirtiliyor.
BUĞDAY POZİSYONLARI LONG OLDU
İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, tarım emtialarında yaşanan yükselişlerin altında iki nedenin bulunduğunu belirterek, birinci nedenin spekülatif işlemler ikincisinin ise tarım ürünlerindeki fiyatların düşük düzeyi olduğunu söyledi. Spekülatif fonların çekirge sürüsü gibi olduğunu belirten Manukyan, “Bu fonlar bir yerde oluşan fırsat bitince başka bir yere yöneliyorlar. Buğday fiyatlarında yaşanan yükselişi ilk başlatanlar spekülatif fonlar. Rusya’nın ithalatı kesmesi buğday açısından çok da büyük bir olay değil. Çünkü ABD’nin elinde çok ciddi bir mal var. Buğday da pozisyon alanlar shorttu. Şu anda ise long pozisyonuna geçildi. Buğday, mısır fiyatları ucuzlamıştı. Nispeten ucuz olması ve arz-talebin daha net olması bu ürünlere olan ilgiyi arttırdı” dedi.
DÜŞÜK FAİZ ERTESİ AKIN BAŞLADI
Rusya’da yaşanan yangınlar ve kuraklık nedeniyle olağanüstü hal olduğunu belirten Konya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Uğur Kaleli, “Toplam buğday üretimi 60 milyon ton iken bu yıl 50 milyon ton olacağını söylediler. Ardından ihracatı keserek bütün anlaşmalarını fesh ettiklerini açıkladılar. Ama asıl nedeni bu değil. Kriz sonrasında faiz oranları tarihi düşük seviyelere geriledi. Yatırımcılar faizlerden getiri elde edemiyor. Durum böyle olunca Rusya’da yaşanan sorunları arkalarına alarak tarım ürünlerine yönelmeye başladılar.
ARZDA HİÇ BİR SIKINTI YOK…
Yani yaşanan yükselişler 2007-2008 yılındaki gibi arz-talep sıkıntısından kaynaklanmıyor. Arz konusunda herhangi bir sıkıntı yok” dedi.
Chicago, Londra ve Avrupa borsalarında fiyatların yükseldiğini ifade eden Kaleli, reel alemde ise bu fiyatlardan stok yapmaya yanaşanın olmadığını çiftçinin ise buğdayını doğal olarak yüksek fiyattan satmaya çalıştığını söyledi.
Yükselişler devam edecek
Anadolu Yatırım Teknik Analisti Halil Rençber, buğday fiyatlarının yüzde 40 arttığını belirterek, “Soya fiyatlarında yükseliş bir buçuk haftada yüzde 11 olurken mısır fiyatlarındaki yükseliş ise beş haftada yüzde 22 oldu. Kahve ise tarihi zirveleri denemek istiyor. Bir buçuk aydaki yükseliş yüzde 35 olmuş durumda. Şeker fiyatları ise şubat ayındaki rekor seviyelerden sonra oluşan yüzde 57 düşüş ve ardından son iki buçuk aydaki yükselişi yüzde 36 seviyesine kadar ulaşmış durumda. Tablo böyle olunca olumlu likiditenin katkısının önümüzdeki süreçte tarım üreticileri için daha olumlu yansımasını göreceğimizi söyleyebiliriz” dedi.
TMO: Bunların önüne geçebiliriz
Toprak Mahsülleri Ofisi’nden (TMO) ismini vermek istemeyen bir yetkili dünya tarım ürünlerindeki fiyat artışlarının spekülatif hareketler doğrultusunda gerçekleştiğini söyledi. Dünyadaki spekülatif hareketlerin yurtiçinde etkili olmadığını belirten yetkili, “Türkiye’de şu anda tarım ürünlerinde herhangi bir sıkıntı yok.
Fiyatlardaki artışlar dünya piyasalarıyla karşılaştırıldığında çok düşük düzeylerde. TMO olarak alım dönemindeyiz ve elimizde spekülasyonların önüne geçebilecek kadar stok mevcut. Olası bir fiyat dalgalanmasında, elimzdeki stokları piyasaya sürme konusunda tereeddüt etmeyeceğiz” dedi.
Altına yatırım CESARET iŞİ
Global krizle devreye giren likiditenin finansal piyasalarda olumlu etkilerinin görülmeye devam ettiğini belirten Anadolu Yatırım Teknik Analisti Halil Rençber, likiditenin doymuş piyasalardan çıkarak daha diplerde gezinen diğer yatırım enstürmanlarına yönelmeye devam edeceğini söyledi. Merkez bankalarından gelen açıklamalar doğrultusunda para bolluğunun süreceğini vurgulayan Rençber, bu durumun son yılların popüler yatırım aracı olan altın fiyatlarında artık kendisini hissettiremediğini ifade etti. Altına yatırım yapmanın büyük bir cesaret gerektirdiğinin altını çizen Rençber, “Altın fiyatları doyuma ulaştı. Piyasadaki likiditenin etkileri, gelişmeleri son yıllarda oldukça düşük kalan tarım emtialarında bir hareketliliğin başlayabileceğini göstermiş oldu” dedi.
yenişafak



