Soyyiğit, 2011’e yatırımla girecek
- Çarşamba, Kasım 10, 2010, 8:06
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Firmalarının büyüme ve Pazar hedefleri doğrultusunda 2011 yılına yatırımla gireceğini açıklayan Temel Soyyiğit, günlük 250 ton rafine yağ üretecek sistem için fizibilite çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.
Soyyiğit Gıda Genel Müdürü Temel Soyyiğit, gıda sektörüne mısırözü, ayçiçeği, fındık, kanola, soya ve zeytinyağı üretirek destek veren firmalarının 2011 yılına yatırımla gireceğini açıkladı. Firmalarının önümüzdeki dönemde kapasiteyi artırmaya odaklanacağına işaret eden Soyyiğit, “Günlük 250 ton rafine yağ üretecek son sistem teknoloji için Tekirdağ’daki yağ fabrikamızın fizibilite çalışmalarını tamamladık ve bu yatırıma 2011 yılında start vereceğiz” dedi. Son dönemde Tekirdağ’daki fabrikalarına çok önemli yatırımlar yaptıklarını aktaran Soyyiğit, “Gelişim, yenilik, kalite politikamız iç ve dış pazar hedeflerimiz doğrultusunda son dönemde yatırımlarımızı sürekli artırdık. Fabrikada komple sisteme geçtik, kapasitemizi arttırdık, tesislerimizi son teknolojiye göre modernize ettik. Şuan aylık 5.000 ton yağ üretiyoruz. Aynı zamanda markalarımıza büyük, ciddi yatırımlar yapıyoruz. Aysan markamız Karadeniz ve Marmara Bölgesi’nde çok güçlü bundan sonraki hedefimiz Türkiye genelinde bilinir ve vazgeçilmez bir isim olma yönünde” diye konuştu.
Firmalarının sektöre Aysan, Yiğit ve Kent Boringer markalarıyla hizmet verdiğini anlatan Soyyiğit, 2009 yılında yaklaşık olarak 50 bin ton yağ ürettiklerini kaydetti. Üretim miktarının 2008 yılı ile aynı oranda kalmasına karşın karlılığın 2009 yılında daha düşük olduğunu ileri süren Soyyiğit, “Ciro olarak 2008 yılını yakalayamadık. 2008 yılında bütün dünyada yağ fiyatlarının aniden çok yükselmesi ve sonrasında hızlı bir düşüş yaşaması etkili oldu” ifadesini kullandı. Yine firmalarının 2010 yılının ilk üç çeyreğinde yapmış olduğu satışlara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Soyyiğit, bu dönemde cirolarında artış yaşandığını bnu da piyasalarda görülen iyileşme belirtilerine bağladıklarını vurguladı.
Soyyiğit Gıda’nın kendi markalarıyla sektörde yer almasının yanı sıra özel üretimler yaparak zincir marketlerin oluşturduğu markalara destek verdiğinin de altını çizen Temel Soyyiğit, “Kapasitemizin belli bir bölümünü de dünyanın pek çok ülkesine ihraç ediyoruz. Yine kapasitemizi doldurmak anlamında bilinen büyük yağ firmalarına aynı zamanda endüstriyel dökme yağ tedariği de yapıyoruz. Şu anda sektördeki ilk on firma arasında yer aldığımızı düşünüyorum” şeklinde konuştu. Firmalarının yağ ve toz gıda olarak ihracat yaptığını dile getiren Soyyiğit, ürünlerini Amerika’dan Afrika’ya Ortadoğu’dan Uzakdoğu’ya kadar 90 ülkeye ihraç ettiklerini söyledi. Soyyiğit, yıllık cirolarının yüzde 25’ini yağ sektöründeki ihracattan, yüzde 50’sini de toz gıda ihracatından karşıladıklarını kaydetti.
“Sektör, kendine yetmiyor”
Türkiye yemeklik yağ sektörünün sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Soyyiğit, “Sektör kendine yetmiyor ve Türkiye’deki yağ ihtiyacını karşılamıyor. Biz üretimimizin yaklaşık üç katını tüketen bir ülkeyiz. Ülkemizdeki kişi başına yağ tüketimi AET ülkelerine göre az olmasına rağmen, yinede yağ bitkileri üretimi yetersizliğinden her yıl binlerce ton bitkisel yağ ithalatı yapılıyor. Türkiye, petrolden sonra en fazla ithalatı 2.5 milyar dolar ile yağlı tohum ve türevleri olan ürünleri ithal ederek yapıyor. Bu sorunu aşmak için üreticiyi teşvik etmeliyiz. Ayrıca yeni tarım alanları yaratmalıyız. Tarım havzaları üreterek, burada yağlı tohum üretimine devlet olarak destek vermeliyiz” önerisinde bulundu.
Bununla birlikte dışa bağımlı oldukları yağ sektöründe fiyat politikalarındaki istikrarsızlıkların sektörü olumsuz etkilediğini savunan Soyyiğit, “Bu ürünlerde her yıl yaşanan rekolte, devlet politikaları, fonlar ile döviz kurlarının dalgalanması sektörümüzü önemli ölçüde tehdit ediyor. Bu durum önümüzü uzun süre içinde görmemize izin vermiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Son olarak 2010 yılında sektöre verilen desteklerin geçmiş yıllara göre daha başarılı olduğunu savunan Soyyiğit, hasat öncesi desteklerinne kadar olacağının açıklanmasını olumlu buldu. Soyyiğit, “Böylece üretici de kendini ona göre endeksledi ve bu da üretime olumlu ölçüde yansıdı. Bu sayede 2010 yılı ayçiçeği rekoltesi geçmiş yıllara göre çok daha iyi oldu.
Dünya piyasalarındaki artışların da olması ile birlikte bu yıl üreticinin değerinin üzerinde hasat ve gelir elde ettiği bir gerçek. Üreticinin memnuniyeti üst düzeyde olduğundan buna göre önümüzdeki yıl da ayçiçek ekimine daha fazla önem verileceği kanaatindeyim” dedi.



