Şölen’in bu yılki ciro hedefi, 400 milyon TL

solenGaziantep’teki iki fabrikalarının ardından, geçen yıl 100 milyon dolarlık yatırımla İstanbul’da üçüncü fabrikalarını açarak unlu mamuller pazarına da girdiklerini söyleyen Elif Çoban, geçen yıl 300 milyon TL olan cirolarını bu yıl 400 milyon TL çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.

Krize rağmen yatırım yapmaya devam eden Şölen Çikolata, geçen yıl 100 milyon Euro’yu bulan yatırımıyla İstanbul Silivri’de üçüncü fabrikasını kurarak çikolatadan sonra unlu mamuller pazarına da girdi. Gaziantep’teki iki fabrikadan sonra İstanbul Silivri’de kurulan üçüncü fabrikalarıyla unlu mamuller pazarına hızlı bir giriş yaptıklarını söyleyen Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Elif Çoban, “Bireysel, çocuk ve ikramlık kategorisinde toplam 200’ün üzerinde ürün çeşidimiz var. 2009 yılında yaptığımız yeni yatırımlarla unlu mamullerde de üç ana kategoride (kek, bisküvi, kraker) üretim yapmaya başladık. Bu tesislerimizde toplam bin 500 kişiye iş imkanı sağlıyoruz” dedi. Toplam üretim kapasitelerinin günlük 600 ton olduğunu açıklayan Çoban, geçen yıl 300 milyon TL olan cirolarını bu yıl 400 milyon TL çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.

Şölen çikolata üretimine 1989 yılında başladığını ve o tarihten bu yana kalitesi ve lezzetiyle ön plana çıktığını anlatan Çoban, firmanın yurtiçi ve uluslararası pazarda konumunu gün geçtikçe artırdığına dikkat çekti. İkramlık ürünleriyle özel günlerde tercih edilen Şölen’in, hem genç hem de yetişkin kitlelerin beğenisini kazanan bireysel ürünleriyle de pazarda güçlü bir konuma ulaştığını belirten Çoban, firmalarının İstanbul’daki yeni fabrikasıyla üretim, istihdam ve pazar payını artırdığını dile getirdi. Çoban, Şölen’in120’yi aşkın ülkeye ihraç ettiklerini, Türkiye’de ise 50 binden fazla satış noktasında olduklarını dile getirdi. “Yenilikçi ve farklılaşmış bakış açımızla sektöre farklı ürünler sunmayı amaçlıyoruz” diyen Çoban, bu sebeple Ar-Ge yatırımlarına büyük verdiklerini söyledi. Türkiye’de Ar-Ge’ye ayrılan rakamın ortama olarak cironun yüzde 0,5’i kadar olduğunu açıklayan Çoban, firmalarının geçen sene Ar-Ge’ye, cirolarıyla paralel olarak yüzde 1.5 pay ayırdıklarına dikkat çekti.

Firmalarının gelecek dönemlerde yatırım yaparak büyümeye devam edeceğini aktaran Çoban, “Bu dönemde, kısa ve orta finansal risk getiren yatırımlar yapmamak, yükselen pazarlarda pozisyonumuzu daha da büyütmek, küçülen pazarlarda fırsatları yenilikçi ürünlerle korumak ve gelişmiş pazarlarda pazar payımızı artırarak ilerlemek önemli” dedi.

Yeni fabrikasıyla 300 kişiye istihdam sağladı

Özellikle yenilikçi ürün gamlarını artırmak adına teknoloji yatırımlarına hızla devam edeceklerini ileten Çoban, bundan sonra da yenilikçi ve farklılaşmış ürün anlayışlarıyla yollarına devam edeceklerini söyledi. Firmalarının kriz döneminde bütçeleri kısıtlamak ya da yatırımlarını durdurmak gibi bir yapı değişikliğine gitmediğine vurgu yapan Çoban, “Global ekonomik krizin duyumlarını almaya başladığımız günden itibaren hazırlıklarımızı yaptık ve planlarımızı gözden geçirdik. 100 milyon Euro’yu bulan bir yatırımla İstanbul Silivri’de üçüncü fabrikamızı kurduk ve unlu mamuller pazarındaki iddiamızı da ortaya koyduk. Bu yatırımla beraber ürün çeşitlerimizi ve üretim kapasitemizi artırdık ve üçüncü fabrikamız için 300 kişilik bir istihdam gerçekleştirdik” diye konuştu. Çoban, geçen yıl yaptıkları yatırımlarla krizi fırsata dönüştürdüklerini ve bu dönemde hem ülke ekonomisine hem de sektöre önemli katkılar sağladıklarını dile getirdi. Türkiye’de çikolata sektörünün gelişiminin belirli bir ivmeyle sürmesine rağmen hala çikolata tüketiminin Avrupa’ya göre düşük seviyelerde olduğunu söyleyen Çoban, Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen yıllık çikolata tüketiminin 8 -9 kilogramı bulurken Türkiye’de kişi başına çikolata tüketiminin henüz 2 kilogram civarında olduğunu belirtti. Bu durumun Türkiye’de çikolata sektörünün büyümeye çok müsait olduğunu gösterdiğini kaydeden Çoban, şöyle konuştu: “Çikolata yeme alışkanlığı arttıkça ve yaşam standartları yükseldikçe sektörün daha da büyüyeceğini düşünüyorum. Türkiye’de 2009 yılı itibariyle çikolata sektörünün hacmi yaklaşık 103 bin tona ulaştı. Her yıl sektörümüzün yeni ürünlerle geliştiğini ve bu paralelde de çikolata tüketiminin arttığını gözlemliyoruz. Artık çikolatanın lüks kategorisinde görülmemeye başlandığı bir dönem yaşıyoruz. Tüketiciler çikolatayı herhangi bir market veya bakkalda oldukça uygun fiyatla bulabiliyorlar.”

Sayıları gün geçtikçe artan merdiven altı işletmelerin sektörü olumsuz etkilediğini söyleyen Çoban, tüketicinin kaliteli ve gerçek çikolatayı tanımasının sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kaliteli çikolatanın, son derece zor ve uzun işlemden geçen, gerçek kaliteli hammaddeler ve özel işlem seçimi gerektiren çok özel bir gıda olduğunu söyleyen Çoban, sözlerine şöyle devam etti: ” Kaliteli çikolata öncelikle yüzde 100 kakao yağından yapılmalı ve bu yağda özel tip kakao çekirdeklerinden üretilmiş olmalı. Gerçek çikolatanın en belirgin özelliği dilimizin üstünde bulunan zerreciklerin asla algılayamayacağı kadar az pürüzlü ve yumuşak olması gerekiyor. Çikolata ağzınızda erirken yapışkan, yağlı bir tat bırakmamalı ve bu aşamada içindeki aromaları da açığa vurmalı. Çikolatanın ağızda erimesi ve pürüzsüz şekilde dağılması önemli. Ayrıca perakendeciye de çok iş düşüyor. Kalitesinden ve nereden üretildiğinden emin olunan markaların satılması çok önemli.” kobiden.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Etiketler:

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Benzer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.