Salça ihracat hedefi yüzde 40 geriledi
- Çarşamba, Ağustos 5, 2009, 15:31
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Geçen yıl yeni yatırımlar ve kapasite artırımları ile gündeme gelen salça sektörü, bu yıl stok fazlası sorunuyla karşı karşıya kaldı. 70-80 bin ton civarındaki stok fazlası nedeniyle fiyatlar 3.15 TL’den 2.40′a geriledi.
Geçen yıl yeni yatırımlar ve kapasite artırımlarıyla gündeme gelen ve 340 bin tonla önceki yılların 100 bin ton üstünde bir üretim rakamına ulaşan salça sektörü, bu yıl stok fazlası nedeniyle sıkıntı yaşıyor.
Krizin de etkisiyle hem iç pazarın hem de ihracatın daralması yüzünden piyasada 70-80 bin tonluk stok fazlası oluşurken, firmalar ellerinden ürün çıkarmak için fiyatları 3.15 TL’den 2.40′a kadar düşürmek zorunda kaldı.
Salçada iç pazar tüketimi 140 bin ton, yıllık ihracat miktarı ise yaklaşık 100-120 bin ton civarında. Her yıl 1.6 milyon ton civarında domatesten ortalama 250 bin ton salça üretilirken, 2008′de 340 bin tonu bulan üretim miktarı sektörde dengeleri sarsmış durumda.
İhracat hedefi yüzde 40 geriledi
Salça İhracatçıları ve İmalatçıları Derneği (SİİD) Başkanı Murat Savaşkan, sorunun kaynağında 2007′de domates fiyatlarının yüksek olması nedeniyle çiftçinin 2008′de fazla üretim yapmasının yattığını söylüyor. Plansız üretim nedeniyle domates fiyatının düştüğünü, bunun üzerine fabrikaların da daha fazla üretim için domatese saldırdığını dile getiren Savaşkan, kapasite artırımları ve yeni yatırımlara yönelen sektörde üretimin patladığını dile getiriyor.
2009 yılında ise kriz nedeniyle salçanın en önemli alıcılarından catering sektörünün yüzde 30 küçüldüğünü ve finans piyasalarının kredi musluklarını kapatmasıyla stok fazlasının piyasayı sıkıştırdığını belirten Savaşkan, firmaların ellerindeki malı satarak ayakta kalmaya çalıştığını, bu nedenle de ürün fiyatlarının gerilediğini vurguluyor. Geçen sene 3.15 civarında olan 1 kilo salçanın 2.40-2.50′ye gerilediğine dikkat çeken Savaşkan, iç pazar stoklarının ihracatla eritilmeye çalışıldığını, bunun da ihracat fiyatlarını düşürdüğünü dile getiriyor.
“İç piyasada satılamayan stok mallar Irak, Cezayir, Sudan gibi ülkelere daha düşük fiyata veriliyor. Zaten kriz yüzünden pazar daralmış durumda, bir de ürün fiyatları yüzde 25-30 gerileyince firmalar zararına mal satmak zorunda kalıyor” diyen Savaşkan, fiyatların gerilemesi nedeniyle yurtdışı alıcılarının da “düşüş” beklentisine girdiğini ve bu nedenle kontratları ertelediğini ifade ediyor.
Firmaların bir çoğunun bu seneki üretim planının yüzde 40-50 gerisinde olduğunu vurgulayan Savaşkan, sektörde taşların yerine oturması için tüm firmaların üretim programlarını revize etmesi gerektiğini vurguladı. Daha fazla üretim yapıldığı takdirde daha fazla stok devri söz konusu olacağını aktaran Savaşkan, “Geçen sene elimizde kalan stokla bu seneki üretimi dengeleyerek 2010 yılına daha ciddi bir hazırlık yapılması gerekiyor” diyor.
Yeni üreticiler tehdit
Bu arada dünyada üretim açısından altıncı sırada olan Türkiye’nin ağırlıklı olarak Japonya, Güney Kore, Endonezya ve Malezya gibi ülkelere ihracat yaptığını belirten Savaşkan, ihracatta yeni üretime başlayan Çin, İran gibi rakiplerin Türkiye’nin önünü kestiğini ifade ediyor. Sektörün geleceği için yeni pazarlar bulmak gerektiğini dile getiren Savaşkan, “Mesela vergiler yüzünden Avrupa Birliği (AB) ülkelerine hiç ürün gönderemiyoruz. Halbuki AB çiftçiye verdiği desteği azaltıyor. Burada yeni bir pazar oluşacak. Hükümetler nezdinde verginin kaldırılması için görüşmeler yapılabilir” diye konuşuyor.
Öte yandan, dolar kurundaki düşüşten dolayı kâr edemediklerini aktaran Savaşkan, tüm ihracatçı sektörlerin aynı sorunla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Çiftçi sözleşmeli üretime yönelmeli
Çiftçinin mutlaka sözleşmeli üretime yönelmesi gerektiğini vurgulayan Murat Savaşkan, “Serbest ekim kumar oynamak oluyor. 2006′da 120 bin lira olan fiyat 2007′de 200 bin liraya çıktı. Bunu gören çiftçi serbest ekime yöneldi ve çok ekti. Bu sefer 2008′de fiyat 130 bin liraya düştü. Fiyat gerileyince 2009′da serbest ekim daha az. Çiftçi sözleşmeli üretim yapmayınca fiyatlar gerileyebiliyor. Bu gerileme sanayicinin de hoşuna gitmiyor. Üretici çok düşük fiyata satınca bizim işimiz zorlaşıyor. Bu nedenle çiftçiye sözleşme yapmasını tavsiye ediyoruz” dedi. Savaşkan, zaman zaman firmaların da 120 bin liralık domatesi 170 bin liraya alarak çiftçinin beklentisini yükselttiğini belirtti.
SİİD denetim görevi de yapıyor
SİİD olarak denetim görevi yaptıklarını söyleyen Savaşkan, “Bazı firmalar ambalajlarına köy salçası, ev salçası gibi ibareler koyuyor. Halbuki içindeki ürün salçaysa rakibinize üstünlük yaratacak hiçbir sıfat koyamazsınız, çünkü salça salçadır. SİİD olarak bizim bu konuda çalışmalarımız sürüyor. Ürünleri alıp tarafsız bir laboratuvara gönderiyoruz. Önce etiketini değiştirmesi için uyarı yapıyoruz. Eğer dikkate almazsa gerekli makamlara bildiriyoruz” dedi.
RAKAMLARLA SALÇA SEKTÖRÜ
* Dünya genelinde 36 milyon ton domates üretiliyor ve 6 milyon ton salça yapılıyor.
* Türkiye’de her yıl 1.6 milyon ton civarında domates, ortalama 250 bin ton salça üretiliyor.
* Türkiye’deki üretimin 100-110 bin tonu ihraç ediliyor, 140 bin tonu ise iç piyasada satılıyor.

