Salça firmalarının ithalat isteğine üreticiden tepki
- Perşembe, Ekim 28, 2010, 11:19
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Domateste yaşanan sıkıntılar, salça sektörünü de etkiledi. Salça firmalarının ithalat için çalışma başlattıkları kaydedilirken, bir sıkıntı da pirinçte. Getirilen ithal pirinçlerin kalıte standartlarının altında olduğu söyleniyor.
Domatesteki sıkıntıların gündemden düşmediğini belirten Karacabey Ziraat Odası Başkanı Nuri Karaca, yaşanan rekolte kayıpları nedeniyle bölgedeki bazı salça firmaların ithalat yapmak için devlete başvurduğu yönünde duyumlar aldıklarını, bunun gerçekleşmesi durumunda zaten zor durumda olan sektörün tamamen çökeceğini ve bölge üreticilerinin büyük zarar göreceğini kaydetti.
Bölge çiftçisinin son 10 yıldır 8-10 kuruşa domates sattığını ve yaşadığı büyük zararlar sonucunda önemli kayıplara maruz kaldığını belirten Karaca, bu yıl yaşanan çeşitli sorunlarla arzın azalması nedeniyle fiyatların arttığını ve domatesin hiç gündemden düşmediğini söyledi. Karacabey ilçesinin Mustafakemalpaşa ile birlikte endüstri domatesi olarak da bilinen salçalık domatesin yüzde 40′ını ürettiğine dikkat çeken Karaca, “Bu yıl 70 bin dekarlık alanda yapılan ekime rağmen rekoltede büyük düşüşler olunca salçalık domates 50 kuruşa kadar satıldı. Bu ancak çiftçinin ürün kaybından kaynaklanan kaybını telafi edecek, artı bir girdi sağlamayacak” diye konuştu. Karaca şöyle devam etti: “Türkiye’de 2007′de 1.5 milyon ton salçalık domates üretildi ve bundan 215 bin ton salça elde edildi. 2008′de 2 milyon 700 bin ton domates üretildi ve 380 bin ton salça elde edildi. 2009′da da 1 milyon 900 bin ton domatesi üretimi oldu ve 270 bin ton salça elde edildi. 2010′da yaşanan olumsuz şartlara rağmen 1 milyon 500 bin ton domates üretildi ve 215 bin ton salça elde edildi. Bu yıl elde edilen salça Türkiye tüketimini karşılayacak seviyede. Ancak biz üretici birlikleri olarak bölgede kurulu iki fabrikanın salça ithalatı yapma konusunda devlete müracaat ettiği yönünde duyumlar alıyoruz. Buna şiddetle karşıyız. Eğer bu gerçekleşirse bölgede milyonlarca kişinin ekmek yediği bu sektör tamamen biter.”
Uygun maliyetli salçanın yurtiçine Çin’den sokulabileceğine dikkat çeken Karaca, “Çin’in salçası da düşük kalitelidir. Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye’den daha ekonomik salça üretme ihtimali yok” dedi.
İthalatla varılacak hiç bir nokta yok
Bu sezon üretilen salçanın yüksek maliyetlerinin de ihracat için uygun olmadığını ifade eden Karaca, bu nedenle salçanın tamamına yakının iç pazara sevk edileceğini kaydetti. Karaca, şu anda tüketimi karşılayacak seviyede salça olduğuna dikkat çekerek, son dönemde ette ve sütteki ithalatın getirdiği olumsuzlukların hayvancılık sektörünü zor durumda bıraktığını, aynısının domates ve saçla sektöründe yaşanmaması gerektiğini aktardı. Karaca, “Türk tarımı ve hayvancılığının ithalatla varacağı hiçbir nokta yoktur” diye konuştu.
1 kilo ithal pirince bile ihtiyaç yok
Öte yandan pirinçte bir ithalat karmaşası olduğunu savunan Karacabey Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Arif Hikmet Hoşça, getirilen pirinçlerin Türkiye standartlarının altında olduğunu söyledi. Bu yıl rekoltenin düşük seyrettiğini ancak ekim alanı geniş olduğu için herhangi bir sorun yaşanmayacağını dile getiren Hoşça, “Biz üretimden memnunuz. Ürünün randımanı yüksek ve dane ağırlığı da dünyada bir numara. Dışardan pirinç ithal eden firmalar bu ürünleri fabrikalara veriyor. Zaten döviz kuru çok düşük. Fabrikalar da bu ürünleri bizim güzel ürünlerimizle harmanlayıp tüketiciye ulaştırıyor. Biz ithalatın her türlüsüne karşıyız” diye konuştu. Hoşça, şöyle devam etti: “Çeltik üreticileri son yıllarda büyük yatırımlar yaptı. Şu an sadece Karacabey bölgesinde 28 bin dönümlük ekim alanımız var. Bu ekim alanları Manyas’ta 40-45 bin, Gönen’de 100-110 bin, Trakya’da 400-450 bin dönüme kadar çıkıyor. Karacabey çeltik konusunda bakir topraklara sahip ve güzel bir ekim alanımız var. 1980′lere kadar en büyük çeltik üreticisi Karacabey’di. 70 bin dönüme kadar ekiliyordu. Sonra sebzeye dönüldü, toplulaştırma geldi ve üretim azaldı.”
Karacabey bölgesinde verimliliğin yüksek olduğunu ifade eden Hoçca, ortalama randımanın da piyasanın üstünde seyrettiğini dile getirdi. Hoçca, “Fabrikalar ithal bağlantısı yaptığını söyleyerek mal almıyor. Talep olmayınca biz de ürünlerimizi depoya atıyoruz. Türkiye’nin 600-650 bin tonluk yıllık tüketimi var. Biz yerli üretici olarak şu an bunun 600 bini garantiliyoruz. 1 kiloya bile ihtiyaç yok. Ancak spekülatörler ürünün piyasasını yükseltiyor” diye konuştu.



