Saklıkent’in suyunu tüketiciyle buluşturan Ceysu, 2011’de % 30 büyüme hedefinde

ceysuSaklıkent’te bin 700 metre yükseklikteki Tekinpınarı kaynak suyunun yüzde 2’sini kullanarak yurtiçine ve yurtdışına Ceysu markasıyla sattıklarını açıklayan Şükrü Ceylan, gelecek yıl sonuna kadar yüzde 30’luk büyümeye hayata geçirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Saklıkent’in suyunu, Türkiye’nin yanı sıra başta Almanya ve Hollanda olmak üzere yurtdışına taşıyan Ceysu, 2011 yılında mevcut ürün gamına 8 litre ve 10 litre ürünleri eklemeyi planlıyor. Firma, 2011 sonunda yüzde 30’luk büyüme hedefliyor.

Saklıkent’te yaklaşık bin 700 metre yükseklikteki Tekirpınarı kaynağından çıkan suyun, sertlik derecesinin uygun, minerallerinin zengin oluşu ve sodyum oranının çok düşük olması nedeniyle toplam 12 milyon Euro’yu bulan yatırım yapan Ceysu, Doyran Beldesi’nde bir fabrika kurdu. Firma, 2002 yılında başladığı şişelenmiş içme suyu sektöründe yatırımlarını sürdürüyor. Ceysu markasının satış açısından Türkiye’de altıncı sırada yer aldığını dile getiren Ceylan İşletme İnşaat Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Ceylan, üretim kapasitesi olarak ise beşinci sırada yer aldıklarını vurguladı. İstanbul’dan Gaziantep’e, Tokat’tan İzmir’e kadar Türkiye’nin birçok şehrine, zincir marketler aracılığıyla şişelenmiş su sattıklarını açıklayan Ceylan, “Türkiye’nin dört bir yanına Antalya Ceysu adı altında, Saklıkent’in suyunu götürüyoruz” diye konuştu.

Akdeniz Bölgesi’nin şişelenmiş su tüketiminde Marmara, İç Anadolu ve Ege’nin ardından geldiğini belirten Ceylan, Marmara’nın Türkiye’nin su tüketiminin yüzde 45’ini oluştururken, Akdeniz Bölgesi’nin payının yüzde 12 olduğunu kaydetti. Türkiye’de yıllık damacana su tüketiminin 7 milyon litreye ulaştığını söyleyen Ceylan, “Ceysu olarak saniyede 100 litre kapasitesi olan Tekinpınarı kaynağının yüzde 2’sini kullanıyoruz. Toplam günlük kapasitemiz, 1 milyon şişe yarım litrelik su ve 55 bin damacanadan oluşuyor. 10 bin metrekare alan üzerine kurulan ve 7 bin metrekare kapalı alana sahip olan Ceysu fabrikasında çalışan sayısı 65 ile 85 arasında değişiyor. Çalışanların büyük çoğunluğunu Doyran beldesinde yaşayan insanlar oluşturuyor. Ceysu’nun bayileriyle birlikte çalışan sayısı ise 400-500 kişiye kadar çıkıyor” dedi.

“Suriye’ye ihracata başlayacağız”

2004 yılında Irak’a giren ABD ordusunun beş firmaya onay verdiğini hatırlatan Şükrü Ceylan, “Bu firmalardan birisi de bizdik. ABD ordusuna o yıl bin TIR su ihracatı yaptık. İhracatımız ABD kendi işlenmiş suyunu bölgede üretene kadar sürdü” bilgisini verdi.

Almanya’da Dünya Kupası’nın düzenlendiği 2006 yılında da Almanya’ya 500 konteyner su ihracatı yaptıklarını açıklayan Ceylan, Almanya, İngiltere, Belçika, Hollanda’nın yanı sıra Ortadoğu’ya da ihracat yaptıklarını dile getirdi. Şükrü Ceylan, “Hollanda’ya yıllık yaklaşık 30 konteyner su ihraç ettik. İsrail’e yıllık 70-80 konteyner su satıyoruz. Bu rakamı artırmak istiyoruz. Ayrıca bölgede Suriye’yle görüşmelerimiz de sürüyor. Özellikle gümrük anlaşması yapılması bizim için bir avantaj oldu. Yakın bir dönemde Suriye’ye ihracatımız başlayacak. Şimdiden, Hatay’daki zincir marketler aracılığıyla Suriye’ye su satışı yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Antalya’da ve Isparta’da üç tane ve Burdur’da bir tane olmak üzere, bölgede yedi tane şişelenmiş içme suyu fabrikası olduğunu açıklayan Ceylan, ayrıca ulusal ve uluslararası birçok firmanın da Antalya pazarına girdiğini, bu nedenle bölgede rekabetin çok fazla olduğunu ifade etti. Markalarının Antalya’da en çok satılan su olduğunu vurgulayan Şükrü Ceylan, buna rağmen markalarının henüz hak ettiği yerde olmadığını söyledi. Fiyat avantajlarına rağmen, hâlâ ulusal firmalara yönelim olduğunun altını çizen Ceylan, şunları söyledi: “Antalya’nın kendi suyuna sahip çıkması gerekiyor. Bizim fiyat avantajımız var ama kalitemiz diğer firmalarla aynı hatta çoğunun üzerinde. Koç Grubu’na bağlı Akpa da Türkiye’de ilk kez su bayiliği yapmaya Ceysu ile başladı. Bu markamızın güvenirliğini gösteriyor. Tüketicinin bilinçlendirilmesi herkes için birinci öncelik olmalı diye düşünüyoruz.”

Suyun yumuşak olması gerektiğine dair kamuoyunda bir inanç olduğunu kaydeden Şükrü Ceylan, “Ancak insan sağlığı için orta sertlikteki sular daha yararlı. Avrupalı tüketicinin de tercihi bu yönde. Avrupalı özellikle bizim suyumuz gibi orta sertlikteki suları tercih ediyor” dedi. Su kaynağının bin 700 metre yükseklikte olmasının da bir avantaj olduğunu aktaran Ceylan, kaynağın hem yüksekte olması hem de çevresinde yerleşim birimi olmaması nedeniyle kirlenme riskinin de olmadığını vurguladı.

“Antalya’daki turistik tesislerin yüzde 50’sine su tedarik ediyoruz”

1991 yılında Antalya merkezde yer alan Prize Otel’le turizm alanına da girdiklerini hatırlatan Şükrü Ceylan, yatırımlarına Göynük’teki Greenwood Otel ve 2005 yılında ise Kundu bölgesinde Sherwood Otel’le devam ettiklerini söyledi. Ceysu olarak Antalya’daki turistik tesislerin yaklaşık yüzde 50’sine su tedarik ettiklerini kaydeden Ceylan, pazar paylarının bu kadar yüksek oluşunda turizm kökenli oluşlarının getirdiği avantajlar bulunduğunun altını çizdi. Şükrü Ceylan, turistik tesislerin kendilerini tercih etmesindeki sebepleri şöyle sıraladı: “Turizm kökenli oluşumuz kadar, diğer firmalara nazaran yüzde 60’lara varan düşük fiyatlı oluşumuz da etkili. Fiyat farkımızın nedeni, nakliye ücreti ödemememiz. Antalya’da üretim yapıyor olmamızın avantajını fiyatlarımıza da yansıtıyoruz. Ayrıca Antalya merkezli olduğumuz için tedarik sorunu yaşamıyor oluşumuz ve hızlı karar vermemiz de turistik tesislerin bizi tercih etmesinde etkili.”

“ABD ORDUSU BİN TIR SU SATTIK”

2004 yılında Irak’a giren ABD ordusunun beş firmaya onay verdiğini hatırlatan Şükrü Ceylan, “Bu firmalardan birisi de bizdik. ABD ordusuna o yıl bin TIR su ihracatı yaptık. İhracatımız ABD kendi işlenmiş suyunu bölgede üretene kadar sürdü” bilgisini verdi.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.