Saka, 2011’de ihracat yaptığı ülke sayısını artıracak
- Pazartesi, Mart 28, 2011, 10:45
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Su pazarında gerçekleşen büyüme doğrultusunda Saka olarak, geçen yıl hedefledikleri tonajların üstüne çıktıklarını söyleyen Suat Atalay, beş kıtada 25 ülkeye ihracat yaptıklarını ve 2011 yılında 35 ülkeye ihracat gerçekleştirmeyi planladıklarını ifade etti.
Tüketim oranlarına bakıldığında, hızla artan bir potansiyele sahip olan ambalajlı su sektörünün, 2010 yılında en hareketli dönemlerinden birini geçirdiğini belirten Saka Genel Müdürü Suat Atalay, su pazarında gerçekleşen büyüme doğrultusunda Saka olarak, geçen yıl hedefledikleri tonajların üstüne çıkmayı başardıklarını dile getirdi. Tüketici geri dönüşleri ve pazar takipleri paralelinde sektörde emin adımlarla ilerlediklerini vurgulayan Atalay, “Böylece 2010 yılında başta Almanya, İngiltere, Avustralya, Amerika ve Japonya başta olmak üzere beş kıtada 25 ülkeye ürün ihraç ettik. Bu rakamın 2011 yılı itibariyle 30 ila 35 ülke arasında bir artış göstermesini hedefliyoruz. İngiltere’nin en büyük Cash&Carry zinciri Bestway’de Evian, Volvic ve Highland Spring’ten sonra en çok satılan ürün bizim” dedi.
Türkiye’nin AB standartlarına uygun ilk doğal mineralli suyunun Saka olduğunu söyleyen Atalay, A grubu markalar arasında yüksek pH ve kalsiyum seviyesi ile Saka’nın, sodyum diyetine uygun doğal mineralli su olduğunu ifade etti. Sağlıklı bir vücut için ihtiyaç duyulan mineral düzeyi dengeli ürünleriyle dünyadaki tüm su markaları arasında pH seviyesi ile 44’üncü sırada yer aldıklarına dikkat çeken Atalay, 2004 yılında Hendek Fabrikası’nda faaliyete giren fabrikalarının sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da sayılı su fabrikalarından bir olma özelliğinin taşıdığını kaydetti.
“Keramali Dağı’ndaki kaynağından, ileri teknoloji kullanılarak el değmeden, en yüksek hijyen standartları ile üretim gerçekleştiren Saka, AB uyum yasaları çerçevesinde Sağlık Bakanlığı nezdinde çıkarılan ‘Doğal Mineralli Su’ yönetmeliğine bağlı olarak 2007 yılında ilk doğal mineralli su ruhsatını aldı” diyen Atalay, “Saka, Sağlık Kaynağı, içerdiği doğal ve dengeli mineral yapısı ile yurtdışında tercih edilen bir marka konumunda. Fabrikamız üretim kapasitesi açısından Avrupa’ da ilk beş içinde yer alıyor. Türkiye’nin AB standartlarına uygun ilk doğal mineralli suyu Saka, özü değiştirilmemiş, mineral yapısı mevsimsel değişikliğe uğramamış ve kaynağında temiz olan su özelliğini içinde barındırıyor” şeklinde konuştu.
Piyasada 0,33 litre, 0,5 litre ve 1,5 litrelik pet şişelerin yanı sıra 5 litre ve 10 litrelik ambalaj seçenekleri ile ürünlerini sunduklarını belirten Atalay, son olarak geçtiğimiz aylarda özellikle çocuklarda su içme alışkanlığını kazandırmak amacıyla Sünger Bob karakterli 0,33’lük spor kapaklı ürünlerinin de raflarda yerini aldığını söyledi. Atalay, “Suyun yanı sıra henüz Türkiye’de satışa sunulmayan sadece yurtdışına ihraç ettiğimiz 0,5 litre ve 1,5 litrelik limon ve şeftali aromalı ice tea çeşitlerimiz bulunuyor. Bu ürünümüz özellikle Avrupa ve Ortadoğu’da büyük ilgi görüyor. Ayrıca cam şişelerde tüketici ile Soza marka meyveli maden sularımızı buluşturuyoruz” diye konuştu.
“Su sorununa yönelik projeler gelişmeli”
Başta küresel ısınma olmak üzere birçok etkenden dolayı su kaynaklarının tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Suat Atalay, bu tehlikeye karşı çalışmalar başlatılması ve var olan çalışmalarında desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. İlerleyen süreçte susuz kalmanın insanlığın neslini sonlandıracak faktörlerin başında geldiğini belirten Atalay, 22 Mart Dünya Su Günü’nde tüm dünya için suyun gücünü belirten çalışmaların yapılmasının ve yürütülmekte olan çalışmaların hızlandırılmasının çok önemli olduğunu aktardı. Atalay, sözlerine şöyle devam etti:
“Ülkemizde ve dünya genelinde su kaynaklarının tespiti, geliştirilmesi, işletilmesi, bakımı için idari birimler konu hakkında değişik çözüm önerileri belirlemeliler. Bu sorunu çözmeye yönelik projeler geliştirmesinin çok önemli olduğu kanaatindeyiz. Uyumlu bir çalışma ile su kaynaklarının ve suyun insan hayatı açısından önemi belirlenebilir ve bu alanda çalışmalar hızlandırılabilir.”
“Alt yapı çalışmaları nüfus artışıyla paralel olmalı”
Yapılan araştırmalara göre Türkiye’nin, su kaynakları bakımından yeterli ve sürekli olma potansiyeline sahip bir ülke olduğunu vurgulayan Suat Atalay, Türkiye’nin kullanılabilir su potansiyelinin yaklaşık olarak 104,5 milyar metreküp/yıl olduğunu dile getirdi. Atalay, “Bu kadar yüksek oranda bir su potansiyeline sahip olan Türkiye’de zaman zaman yaşanan su sıkıntılarının başlıca sebepleri arasında; plansız ve yoğun yerleşmeler, kaçak yapılanmalar, büyük şehirlerdeki hızlı nüfus artışlarına paralel altyapı su temini çalışmalarının geride kalması gibi sebepler geliyor.
Var olan potansiyeli en verimli şekilde kullanabilmek için alt yapı çalışmalarını hızlı nüfus artışı bulunan yerlere paralel oluşturmak ve güçlendirmek gerek. Türkiye nüfusunun hızla artması ve küresel ısınmanın etkileri sonucunda Türkiye yakın gelecekte su kaynaklarında düşüş ve bazı kaynaklarını kaybetme sonucuyla karşı karşıya kalabilir. Biz Saka olarak bu alanda yapılan yatırımları başarılı buluyor ve bu yatırımlara destek veriyoruz” dedi.



