Pınar Süt’ten 29 ülkeye 29 milyon dolarlık ihracat

pınar sütTürkiye’nin yanı sıra Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde de süt-süt ürünleri sektörünün önemli markalarından biri olan Pınar, geçen yıl 29 ülkeye toplam 29 milyon dolarlık ihracat yaptı. Pınar, bu yıl ihracatını yüzde 25 artırmayı hedefliyor.

Türkiye süt ve süt ürünleri ihracatının yüzde 21’ini tek başına Pınar’ın gerçekleştirdiğini ifade eden Pınar Süt Genel Müdürü Ergun Akyol, “İhracat yaptığımız ülkelerin başında Suudi Arabistan, Kuveyt, KKTC, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, ve Bahreyn geliyor. Körfez ülkelerine ihraç edilen Pınar Labaneh bu ülkelerde yüzde 45 pazar payıyla ambalajlı Labne pazarında lider marka. Ayrıca bu ülkelere uzun ömürlü süt, beyaz peynir, Pınar Beyaz, krema, meyve suyu, yoğurt ve ayran ihraç ediyoruz. Pınar, özellikle Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde tanınan ve aranan bir marka. İhracatta yaşadığımız, kronik bir sıkıntı bulunmamakla beraber, sadece süt ve süt ürünleri sektöründe değil, tüm gıda ve içecek sektöründe rekabetçi olabilmenin koşulu belli. Dünya fiyatlarında, kaliteli, endüstriyel hammaddeye kesintisiz ulaşım. Uygun enerji fiyatları ve aranan kalitede işgücüne sahip olunması” diye konuştu.

AB standartlarında üretim

Süt ve süt ürünlerini en modern teknolojiyle üreterek tüketiciye sunduklarını ifade eden Akyol, “Sektörün lideriyiz. Çiğ sütü Avrupa Birliği (AB) standartlarında üretim yapan, Türkiye’nin en büyük çiftliklerinden tedarik ediyoruz. Farklı yaş dönemlerindeki tüketicilerine özel geliştirilmiş çeşitler sunuyoruz, Türkiye’yi 1975’te ilk defa aseptik kutu ambalajda, uzun ömürlü süt ile tanıştıran markayız. Üretimi İzmir ve Eskişehir fabrikalarımızda gerçekleştiriyoruz. 21 bini aşan üreticimizle süt üretimine katkıda bulunuyoruz. Kaliteli süt hammaddesine ulaşmak için AB standartlarında üretim yapıyoruz” dedi.

Pınar Süt’ün kalite anlayışını benimsemiş 200’ü aşkın çiftlikle sözleşmeli çalıştıklarını belirten Akyol, şunları söyledi: “Bu çiftliklerde çiğ süt, sağımdan itibaren sürü takip sistemleri ile kayıtaltına alınıyor, tüm üretim aşamaları ve hayvan sağlığı aralıksız olarak izleniyor. 300’ün üzerinde toplama ve soğutma merkezinde sütlerin sabah ve akşam günde iki kez toplanmasını sağlayarak en kaliteli ve en taze sütü fabrikalarımıza ulaştırıyoruz. Ayrıca toplanan sütleri, fabrikalara ulaştırılmadan önce en gelişmiş teknoloji ile donatılmış olan bölge laboratuvarında üretici bazında kontrol ediyoruz.”

“Markalı ürüne talep artıyor”

Sektörü pek çok yenilikle tanıştırdıklarına dikkat çeken Akyol, “Türkiye’yi uzun ömürlü süt ile tanıştırdık. İlk eritme peynir ve kakaolu süt üretimini yaptık. Sürülebilir pastörize taze süt olan Labne’yi ilk biz ürettik. Gıda sektöründe ISO 9002 Belgesi’ni alan ilk firma olduk, ilk organik sütü piyasaya biz sunduk.Yeniliklerimiz hâlâ sürüyor. Sağlık bilincinin ve güvenli ürün kullanımındaki talebin artması, tüketicilerin yeniliklerden hemen haberdar olması, çocukların süt tüketiminin artması gibi gelişmeler markalı ürünlere talebi artırıyor” diye konuştu.

Akyol, tüm bunlara paralel olarak Türkiye’de ambalajlı süt pazarının geçen yıl ciro bazında yüzde 8 büyüdüğünü ifade etti. Akyol, tüketim alışkanlıklarındaki değişikliklere bağlı olarak tüketicilerin gıdalardan beklentilerinin de değiştiğine işaret ederek, “Tüketiciler kaliteli ve sağlıklı gıda yanında takviye edici sağlık bileşenlerini içeren gıdaları talep ediyor. 2010’da dünyada öne çıkan trendler light gıdalar, enerji sağlayan ürünler ve sindirim çözümleri sunan ürünler oldu” dedi.

Süt kategorisinde fiyat ve iletişim rekabeti olduğunu ifade eden Akyol, “Artan rekabete rağmen bu kategoride liderliğimizi koruyoruz. Değişen tüketici trendlerini yakından takip ederek, portföyümüze 2010’da da yeni ürünler ekledik. Ayrıca iletişim ve fiyat rekabetinde de rekabetçi gücümüzü korumak adına çeşitli aksiyonlarda bulunduk. Faaliyet gösterdiğimiz tüm ürün kategorilerinde pazar payında ilk üç marka içerisinde olmayı hedefliyoruz. AC Nielsen’in yaptığı ‘ilk hatırlanan markalar’ araştırmasında süt kategorisinde yüzde 30.5 ile ilk sırada yer aldık. 2010 yılı pazar araştırma raporlarına göre uzun ömürlü süt pazarında yüzde 21, light süt pazarında da yüzde 51’lik ciro payıyla liderliğimizi koruyoruz. Çocuk sütünde ise 2010’da da 2009’a göre 9 puan artarak yüzde 43 ile lider konumdayız. Geçen yıl taze peynir kategorisinde Pınar Beyaz yüzde 78, ‘’Pınar Labne’’ yüzde 53, Pınar Krem Peynir yüzde 17’lik ciro payıyla lider marka konumunu sürdürdü. Sürülebilir peynir kategorisinde toplamda yüzde 39’luk ciro payımızla lideriz” diye konuştu.

2010’un Pınar Süt için yatırım yılı olduğunu vurgulayan Akyol, “Eskişehir OSB’deki fabrikamızda gerçekleştirdiğimiz yeni yatırımda en modern makinelerden oluşan çevreci teknoloji kullanıldı. Verimi yüksek üretim hatlarıyla enerji tüketimini yüzde 30 düşürdük. Çiğ süt işleme kapasitesini de yüzde 30 artırarak yıllık yaklaşık 300 milyon süt ve süt ürünleri işleme kapasitesine ulaşmış oldu. Özellikle çocukların daha fazla süt ve sütlü gıdalar tüketmesi için bu yıl da projeler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.