Meyve ihracatı artacak

meyve ihracatıAkdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Akdeniz Üniversitesi, Hollanda Tarım Bakanlığı ve Hollanda’da atmosferik kontrol ve düşük oksijen teknolojisi konularında uzmanlaşmış Van Amerongen firmasının desteğiyle, ”Türkiye’de üretilen değişik meyve türlerinin kontrollü atmosferde muhafazası” projesi başlattıklarını bildirdi.

Erkan, 2 yıl için planlanan proje çerçevesinde, Türkiye’de üretilen değişik meyve türlerinin kontrollü ve modifiye atmosfer kontrollü ortamlarda saklanması üzerine araştırmalar yürüteceklerini ifade etti. Projeyle, ihracat açısından meyvedeki kalite kayıplarının en aza indirilmesini hedeflediklerini anlatan Prof. Dr. Erkan, kullanılan teknolojiyle ülkenin ihracat rakamlarının artmasını sağlamayı istediklerini söyledi.

Firma desteğiyle Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi bahçesine getirilen kontrollü atmosfer teknolojisi araştırma konteynerinde de araştırmalara başladıklarını belirten Mustafa Erkan, mobil bir araştırma laboratuvarı olarak kullanılan konteynerde, ürünlerin en uygun saklama koşullarını belirlemek üzere çalışmalar yaptıklarını anlattı.

Çalışmalar sonucunda en uygun konsantrasyonu belirleyeceklerini ve bu teknolojiyi kullanmak isteyen üretici ve firmalara bunu bildireceklerini ifade eden Erkan, ”Çalışmalara nisan ayında başladık. Muz ve avokado üzerinde çalışmalarımız oldu. Şu anda erik, nektarin ve kirazla devam ediyoruz. Daha sonra da ayva ve narla projeyi sürdüreceğiz” dedi.

-”AMAÇ İHRACATI ARTIRMAK”-

Türkiye’nin yaş meyve sebze üretimi bakımından önemine de işaret eden Mustafa Erkan, şöyle devam etti:

”Son rakamlara göre yılda 45 milyon tona yakın yaş meyve ve sebze üretiyoruz. Ancak bu üretim, hasattan tüketici kullanıncaya kadar değişik aşamalarda çürümeye veya kalite kaybına uğruyor. Bunun sonucunda son rakamlara göre ürün bazında değişmekle birlikte kayıplar yüzde 25-50′ye kadar ulaşabiliyor. Türkiye 45 milyon ton yaş meyve sebze üretiyor ama bunu tüketiciye ulaştıramıyoruz ya da ihraç edemiyoruz. Projenin temel amacı bu. Kalite ve ürün kayıplarını en aza indirmek ve sonuçta ihraç edilebilen ürün miktarını artırmak.

Ürettiğimiz 40 milyon tonun üzerindeki meyve ve sebzenin ancak yüzde 5′ini ihraç ediyoruz. Bu da 2 milyon tonun üzerinde bir ihracat rakamımız var demektir. Bunun da toplam girdisi 2 milyar dolar civarında. Sadece Hollanda’nın süs bitkileri ihracatı 7 milyar dolara yakın. ABD’de Kaliforniya’nın iç badem ihracatı 2,5 milyon dolar. Bizim temel sorunumuz nedir? Biz Avrupa pazarlarının istediği kalitede ürünü oraya ulaştıramıyoruz. Taşıma, pazarlama kanallarında büyük sorunlar var. Temel konu bu kayıpları azaltmak.”

Prof. Dr. Mustafa Erkan, Türkiye’nin ihracat rakamlarını artırması için Avrupa Birliği’nin pazarda olmadığı dönemlerde piyasaya girmenin önemli olduğunu vurguladı. Türkiye ihracatının yüzde 30′dan fazlasının Rusya’ya yapıldığına dikkati çeken Erkan, Türkiye’nin üretim sezonunu, özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerin üretim sezonunun dışına kaydırması gerektiğini kaydetti. Erkan, şöyle konuştu:

”Bazen bir haftalık, 10 günlük veya bir aylık muhafaza, pazarlamayı uzatacağı için ihracat şansımızı artıracaktır. Türkiye’nin, yaş sebze meyve sektöründe 10 milyar doları hedeflemesi lazım. Bu kapasitesi var. Saklama koşullarını düzenlemek bunun bir parçası. Olayı sadece saklama olarak görmemek, pazar regülasyonu açısından da görmek lazım. Pazarda ürünün fazla olduğu dönemlerde fiyatlar düşecektir. Bir günlük saklama bile fiyatları yüzde 20-30 etkileyebilir. O nedenle buradaki temel hedef, bu ürünleri kısa ya da uzun süreli olarak saklayabilmek. Örneğin şimdi kiraz dönemi. Süresi çok kısa. Bir ay içinde Türkiye’deki üretim ve ihracat bitecek. Bunu 10 gün uzatabilirseniz, kiraz fiyatlarının ikiye katlandığını görürsünüz.”

Prof. Dr. Erkan, proje çerçevesinde belirli günlerde tarla günleri düzenleyeceklerini ve eğitim çalışmaları yapacaklarını ifade etti.

-BİTKİYİ UYKU KONUMUNA GEÇİRİYOR-

Hollanda’daki Van Amerongen firmasının Türkiye’deki iş ortağı Agriata Firması Yönetim Kurulu Başkanı Emre Atalay da kontrollü atmosfer teknolojisini kullanan saklama koşullarını Türkiye’ye yaymak istediklerini bildirdi.

Halen kullanılan soğuk hava depolarının ürünleri saklamak için üreticiye yeterli süre ve yeterli kalite olanağı tanımadığını belirten Atalay, ”Meyveler hasattan sonra da solunum yapmaya devam ederler. Soğuk hava deposunda ürünün yaşlanmasını geciktirebilirsiniz ama solunum yapmaya devam edecektir. Atmosfer kontrol dediğimiz sistem, mevcut oksijen seviyesini ürüne göre ayarlayarak, içerideki havayı ürüne bağlı değiştirerek saklama koşulları yaratır, daha uzun, kaliteli, hasata yakın kalitede meyve saklanmasını sağlar” dedi.

Bu sistemin yaptığı işlemi, ”Bitkiyi uyku konumuna geçirmek” olarak tanımlayan Atalay, bu süreçte ürünlerin DNA’sıyla da kesinlikle oynamadıklarını kaydetti.

AA

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.