Liman, Mersin’i ‘bakliyat üssü’ yaptı

Abdullah Özdemir Mersin, bakliyattaki gücünü her geçen gün artırıyor. Türkiye’den yapılan toplam bakliyat ihracatının yüzde 90′ını sırtlayan kente yeni yatırımlar geliyor. Gaziantep’ten Tiryaki, Ankara’dan Yayla firmaları Mersin’e birer fabrika kurmaya hazırlanıyor. Limanı sayesinde pazarlara yakın olma avantajının yanı sıra gelişmiş altyapısı ile de sektör temsilcileri için cazibe merkezi haline gelen Mersin, aynı zamanda hububatın da merkezi haline dönüşmeye başladı. 28 adet kırmızı mercimek fabrikası ile 4 adet bulgur fabrikası bulunan kentte 100′e yakın da nohut ve fasulye ağırlıklı eleme ve depolama firması yer alıyor. Kentte un fabrikası yatırımları da giderek artıyor. Geçen yıl 120 milyon dolarlık kırmızı mercimek, 66 milyon dolarlık da nohut ihracatına imza atan Mersin, sadece bakliyat değil hububat merkezi olmayı da hedefliyor.

Türkiye’de bakliyat ihracatının yaklaşık yüzde 90′ının Mersin’den gerçekleştirildiğini anlatan Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, kentin bakliyat üssüne dönüşmesinde limanın büyük rol oynadığını söyledi. Kırmızı mercimeğin Güneydoğu Anadolu, nohudun ise İç Anadolu’da yetiştirilmesine karşın yurtdışına göndermek için malın, limanı olması nedeniyle Mersin’e getirildiğini ifade eden Özdemir, liman nedeniyle kentte depolama imkânlarının arttığını, ardından da tesis yatırımlarının başladığını dile getirdi. Bugün Mersin’de 28 adet kırmızı mercimek fabrikası ile 4 adet de bulgur fabrikası bulunduğunu anlatan Özdemir, 100′e yakın da nohut ve fasulye ağırlıklı eleme ve depolama firmaları bulunduğunu açıkladı.

Mersin’den geçen yıl 120 milyon dolarlık kırmızı mercimek, 66 milyon dolarlık da nohut ihracatı gerçekleştirildiğini hatırlatan Özdemir, bu yılın ilk 6 ayındaki ihracat rakamlarını ise kırmızı mercimekte 92 milyon dolar nohutta ise 23 milyon dolar olarak açıkladı. Kentten yaklaşık 60 ülkeye ihracat gerçekleştirildiğine değinen Özdemir, “Mersin’deki bakliyat pazarı giderek güçleniyor ancak doyma noktasına da yaklaşıyor” dedi.

Geçmişte Diyarbakır, Şanlıurfa gibi üretim alanlarına yakın olması nedeniyle kırmızı mercimeğin Gaziantep’te kırılıp Mersin’e getirildiğini dile getiren Abdullah Özdemir, “Mersin’de o yıllarda yalnızca kabuklu kırmızı mercimek, nohut fabrikalarda eleniyordu ama zamanla eleme tesislerinin yanı sıra kırmızı mercimek fabrikalarının artmasıyla kırmızı mercimekte de Mersin merkez haline geldi. Son zamanlarda kırmızı mercimeğe bulgur fabrikaları da katılmaya başladı” şeklinde konuştu.

Yalnızca Türkiye’de üretilen değil dışarıdan gelen malların da liman aracılığıyla ülkeye Mersin’den giriş yapabildiğini ve gerek yurtiçi ihtiyacı karşılama gerekse transit ticarette büyük avantaj sağladığını kaydeden Özdemir, “Özetlemek gerekirse Mersin’i bakliyatın merkezi yapan limanıdır” değerlendirmesini yaptı.

Üreticilerin bir araya gelmesiyle bakliyat konusunda Mersin’de bir pazar oluştuğunu belirten Abdullah Özdemir, tarım ürünlerinde pazar oluşmasının büyük önem taşıdığını anlattı. Pazara uzak olan bir fabrikanın ürünü çok daha yüksek fiyatla almak durumunda kalacağına değinen Özdemir, “Örneğin İzmir’de bir fabrika olsa üretici malını götürdüğünde beğenilmezse satacak başka bir müşteri bulmakta zorlanır ama Mersin’de ürünü satma korkusu yaşamaz mutlaka bir alıcısı çıkacaktır” diye konuştu.

Arslan: Yalnız bakliyat değil hububat merkezi de olacak

Akdeniz Bakliyat, Hububat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Başkanı Mahmut Arslan Türkiye’de dağınık olan bakliyat tesislerinin çareyi Mersin’de birleşmekte gördüğünü söyledi. “Mersin’in dünyadaki tüm bakliyat pazarlarına yakın olması nedeniyle coğrafi bir avantaja sahip olmasının yanı sıra liman sayesinde de önemli bir lojistik avantajı elinde tutuyor” diyen Arslan, kentin bu özelliğiyle yurtdışından da ilgi topladığını belirtti. Mersin’in tarihi bir bakliyat kenti olduğunu söyleyen Arslan, şöyle konuştu:

“Yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası piyasalarda da hep Mersin teslimi olarak konuşulur. Bu nedenle şirketleri Gaziantep’te ya da Ankara’da olan firmalar yatırımlarını Mersin’e kaydırıyor. Bölgemizde mevcut durumda da yurtdışı firmaları var ama bunlar depo kiralayarak bölgede varlıklarını sürdürüyor. Ticaretlerini Mersin üzerinden gerçekleştiriyor.”

Kentin merkez haline gelmesinin bakliyatta güç birliği oluşmasını da beraberinde getirdiğini dile getiren Arslan, böylece dünya piyasalarından daha rahat haberdar olunduğunu, rakiplerle yapılan bilgi alışverişi ile pazarlardan uzak kalınmadığını anlattı. Arslan, önümüzdeki günlerde Mersin’de bakliyat sektörünün daha da güçleneceğine işaret ederek, “Yalnızca bakliyat değil bölgemizde hububat da giderek güçleniyor. Türkiye’nin un ihracatında ilk sırada yer alan firmalar fabrikalarını Mersin’e doğru taşıyorlar. Ya yeni fabrika yatırımı yapıyorlar ya da satın alıyorlar” dedi.

Fettahoğlu: Son 30 yıldır üretilen bakliyat Mersin’e kayıyor

Göze Tarım Ürünleri San. ve Tic. AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Fettahoğlu, Türkiye’de son 30 yıldır üretilen bakliyatın Mersin’e kaydığını ve Mersin’in bakliyat üssü olduğunu söyledi. Geçmişte kırmızı mercimek ve bulgur fabrikalarının en çok Gaziantep’te olması, Mersin’de isehiç bulunmaması nedeniyle yatırımların Gaziantep’e kaydığını anlatan Fettahoğlu, “Bugün ise Gaziantepli bakliyat firmaları Mersin’e yatırım yapmak için gelmeye başladı. Mersin’de bakliyat konusunda ciddi bir altyapı gelişiyor. Mercimek ve bulgur fabrikalarının sayısı her geçen gün artıyor. Limanının bulunması, yatırım açısından arsa fiyatlarının uygun olması ve hinterlandı ile birlikte bakliyat konusunda Mersin cazip bir kent oarak görülüyor” şeklinde konuştu.

İstanbul ve Mersin’de bakliyat ve hububat üzerine faaliyet gösterdiklerini kaydeden Bayram Fettahoğlu, grup bünyesinde 5 şirketleri bulunduğunu belirtti. Grubun toplam cirosunun 500 milyon TL olduğunu ve yaklaşık 600 kişiye istihdam sağladıklarını dile getiren Fettahoğlu, geçen yıl kriz döneminde Mersin’deki fabrikalarında bir bakliyat hattını daha devreye soktuklarını açıkladı. Gıda sektörünün kriz dönemlerinde geliştiğine işaret eden Bayram Fettahoğlu, “Bu dönemde yaklaşık 1 milyon dolarlık yatırımla ek bir bakliyat hattını devreye aldık ve aynı zamanda 25 bin metrekarelik bir antrepo yatırımı gerçekleştirerek antrepo alanımızı yaklaşık 50 bin metrekareye ulaştırdık” dedi. Yeni hat yatırımları ile üretim kapasitelerini de yüzde 100 artırdıklarını anlatan Fettahoğlu, günlük yüksek kaliteli mal üretme kapasitelerinin 120 tona ulaştığını ifade etti. Cirolarının yaklaşık yüzde 30′unu ihraç ettiklerini ve 15 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini kaydeden Fettahoğlu, geçen yıl 13-15 milyon dolar arası ihracat gerçekleştirdiklerini, bu yıl ise ihracat rakamlarında yaklaşık yüzde 25′lik artış hedeflediklerini söyledi.

Akyürek: Rusya, Afrika ve Ortadoğu’dan da yatırımcı gelecek

Mersin’de bakliyat sektörünün her geçen gün biraz daha geliştiğine işaret eden Akyürek Kardeşler San. ve Tic. Limited Şirketi Satış ve Pazarlama Müdürü Gökmen Akyürek, bu gelişimin yurt içi ve yurt dışı yatırımlarla artarak devam edeceğini söyledi. Kentin yurt içinden yeni yatırımlar almaya başladığını kaydeden Akyürek, “Yaptığımız görüşmelerde özellikle Doğu ve Güneydoğu’dan Mersin’e bakliyat için depo ya da fabrika yatırımları yapmayı düşünen firmalarla karşılaşıyoruz. Bunların bir kısmı başladı bir kısmı yer araştırıyor. Önümüzdeki günlerde Mersin’de bakliyat sektörü daha da gelişecek” dedi. Kentte lojistik köy yapılacak olmasıyla ticaretin daha da canlanacağını vurgulayan Gökmen Akyürek, özellikle Rusya, Afrika ve Ortadoğu’daki bakliyatçıların Mersin’e yatırım düşündüğünü bildirdi. Mersin’in uluslararası bakliyat üssü olma yolunda ilerlediğine değinen Gökmen Akyürek, “Biz de yatırımlarımızı bu gelişmeler ışığında gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

Yaklaşık 40 yıldır kuru taneli tarım ürünlerine yönelik makineler imal ettiklerini kaydeden Gökmen Akyrek, firma olarak dünya genelinde artan talepleri karşılayabilmek adına yüksek bir efor sarf ettiklerini ve yatırımlara ağırlık verdiklerini anlattı. Fabrika sahalarının içinde 6 bin 500 metrekarelik bir montaj hattı kuracaklarını dile getiren Akyürek, Avrupa standartlarında gerçekleşecek yatırımlarını yıl sonuna kadar tamamlamayı planladıklarını belirtti. Gelecek yıl da yeni araziler üzerinde yeni fabrika yatırımları hedeflediklerine işaret eden Akyürek, 2012′ye kadar istihdamlarını yüzde 75, kapasitelerini ise yüzde 50 artırma hedefinde olduklarını açıkladı.

Memiş: İç ve dış pazarlara yakınlık yatırımları artırıyor

Tat Bakliyat AŞ Genel Müdür Yardımcısı Tuba Memiş, Mersin’in bakliyat merkezine dönüşmesindeki en önemli etken olarak liman kenti olmasını gösterdi. Gerek hasat alanlarına gerekse iç ve dış pazarlara yakınlığı nedeniyle yatırımların Mersin’de yoğunlaştığını vurgulayan Memiş, bakliyatta özellikle kırmızı mercimek ve nohutta ihracatçı konumda olduklarını dile getirdi. 45 bin metrekarelik alanda üretim tesisleri bulunduğunu ve içinde kırmızı mercimekle bulgur fabrikalarının yanı sıra bakliyat eleme, işleme ve paketleme tesislerinin yer aldığını anlatan Tuba Memiş, günlük 220 ton kırmızı mercimek, toplamda ise günlük 750 ton bakliyat işleme kapasiteleri bulunduğunu açıkladı. Yaklaşık 60 ülkeye ihracatları bulunduğunu dile getiren Memiş, “Son dönemlerde Mersin’de fabrikaların yanı sıra gümrüklü antrepo sayıları da artmaya başladı. Burada transit yükleme de arttığı için Gaziantep’teki firmalar da ilimizde depo açmak durumunda kaldı” dedi

Aral: Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’nun bakliyat üssü olabilir

Aral Endüstri Ürünleri San. ve Tic. AŞ Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi H. İsmet Aral, Mersin’in hâlihazırda Türkiye’nin hububat ve bakliyat ticaretinin üssü olduğunu söyledi. Gerek tarımsal gerekse lojistik konumunun kente bu anlamda büyük avantajlar sağladığını vurgulayan Aral, bu özellikleri nedeniyle oluşan yeni yatırımların öncelikle istihdam oluşturacak olması adına büyük önem taşıdığını ifade etti. Olası yurtiçi ve dışı yatırımlarla kentin mevcut pozisyonunun daha da güçlendireceğini vurgulayan Aral, “Gelebilecek yatırımlarla Mersin uluslararası olmasa da Doğu Akdeniz ve Ortadoğu Bakliyat üssüne dönüşebilir” değerlendirmesini yaptı. Aral, yatırımlarla bölgedeki ürün gamının da genişleyeceğine inandığını sözlerine ekledi.

kobiden

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Etiketler:

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.