Koska, ihracatla ciroyu artırdı
- Perşembe, Aralık 23, 2010, 8:07
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Koska Yönetim Kurulu Üyesi Emin Dindar, 2009 yılında etkisini artıran kriz yüzünden iç piyasada meydana gelen durgunluğu ihracat yaparak aştıklarını belirterek, bu sayede 2010 yılında büyüme gerçekleştirdiklerini söyledi. Firmalarının 2009’da 2008 yılı rakamlarının 2-3 puan üstüne çıktığına dikkat çeken Dindar, “Asıl büyümeyi 2010 yılında gerçekleştirdik. Özellikle kriz nedeniyle yaşanan durgunluk dönemini yeni satış yerleri açarak ve ihracatı artırarak aşmayı başardık. Yurtdışı ile yaptığımız anlaşmalarla ve yeni mağazalarımızla büyüdük. Özellikle ihracatta kaydettiğimiz başarılar sayesinde üretim ve pazarlama ciromuz 100 milyon TL’yi buldu” dedi.
Firmalarının yurtdışı çalışmaları hakkında bilgi veren Dindar, yakın zamanda İngiltere’de 650 mağazası olan Thortons zincir markete lokum vermeye başladık. Buraya ilerleyen dönemde farklı ürünlerimizi de göndereceğiz. Yine lokum üretimi için Marks&Spencer ile görüşmelerimiz sürüyor” açıklamasında bulundu. Koska’nın bugün itibariyle günlük 50 ton helva, 10 ton lokum, 20 ton reçel, 20 ton tahin ve 12 ton pekmez üretme kapasitesine sahip olduğuna dikkat çeken Dindar, “Üretim firmamız Türkiye’nin en büyük II. 500 sanayi şirketleri sıralamasında ön sıralarda yer alıyor. Sektöre helva-reçel-pekmez olarak baktığımızda İstanbul genelinde yüzde 70, Türkiye geneline bakıldığında ise yüzde 40 civarında bir pazar payına sahibiz” diye konuştu.
“Koska’yı genel bir gıda markası yapmak istiyoruz”
Koska’nın bulunduğu sektörün lider markası olduğunu savunan Dindar, her yıl yüzde 20 büyüme ilkesiyle faaliyetlerinin sürdüğünü söyledi. Bu kapsamda 2011 yılı hedeflerini de belirlediklerinin altını çizen Dindar, “Büyüme çalışmalarımıza ilave yeni branşlardaki bazı yatırımlarımızla, helva üretmekle ünlenen markamız Koska’yı genel bir gıda markası yapma konusunda çalışma içindeyiz. Yaptığımız Ar-Ge çalışmalarıyla diyabetik ve organik ürün çeşitliliğimizi geliştirmeyi ve artırmayı hedefliyoruz. Pazarda yer almak, pazarlama çalışmalarımızın gerekli ön şartını oluştursa da, bölgesel ve şehir bazlı pazarlama stratejileri ile de çalışmalar yapıyoruz” şeklinde konuştu.
Firmalarının yurtiçi ve yurtdışında bayilik sistemiyle büyüdüğünü vurgulayan Dindar, yurtiçinde 125, yurtdışında ise 48 bayilerinin bulunduğunu kaydetti. Bununla birlikte üretimlerinin yüzde 20’sini ihracata kanalize ettiklerini anlatan Dindar, “Yeni pazarlar keşfederek gelecekte bu oranı artırmak istiyoruz. Bundan önce yurtdışında etnik pazardaydık. Şimdi birçok ülkede süpermarket zincirlerine girdik. Bu alanda ciddi çalışmalar yaptık ve İngiltere, Kanada, Almanya, ABD, Fransa gibi ülkelerde büyük zincirlerde ürünlerimizle yer almayı başardık” bilgisini verdi.
Organik ürünlere krokan ve helva ekleneçek
Koska’nın yeni dönem çalışmaları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Dindar, öncelikle organik ürünlere ağırlık vereceklerini anlattı. Bu noktada Ar-Ge faaliyetlerine büyük önem verdiklerinin altını çizen Dindar, önümüzdeki dönemde organik krokan ve helvayı pazara sunacaklarına açıkladı. Dindar, “Organik ürünlerde organik ham madde kadar, üretim safhası da önemli. Bu konuda kuşkusuz bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Örneğin organik şeker Türkiye’de yok ve ithalatı da yasak. Onun yerine organik elma şurubu kullanıyoruz. Tamamen sağlıklı, tamamen şekersiz lezzetli reçel ortaya çıkıyor. Maliyetler daha fazla olduğu için ürünlerde haliyle biraz pahalı oluyor. Buna karşın organik üretimin önü açık. İnsanlar artık ürünlerin doğal olmasına özen gösteriyor. Önümüzdeki dönem organik ürün gamımızı çeşitlendireceğiz” ifadesini kullandı.
“Üretime tahin helvasıyla başladık”
Firmalarının helva ve reçel sektöründeki gelişimiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Dindar, sektöre tahin helvası üreterek girdiklerini kaydetti. Daha sonra çok sayıda tatlı çeşidini tüketiciyle buluşturduklarını anlatan Dindar, “Türk damak zevkinin geleneksel lezzetlerini çağdaş bir anlayışla günümüze taşıyoruz” dedi. Koska olarak tahin helvası, tahin ve pekmez, reçel, çiçek ve çam balı, fındık kreması, lokum, badem ve fıstık ezmesi, pişmaniye, cezerye, kağıt helva, krokan, koz helva, yaz helvası, çay, diyabetik ürünlerle farklı alternatifler sunduklarını sözlerine ekleyen Dindar, şunları kaydetti: “Dünyada ilk defa diyabetik helva, lokum ve badem ezmesi üretimimiz ile şeker hastalarına da ulaşmayı başardık. Ayrıca doğal tatlandırıcılarla yapılıp piyasaya sürülen light ürünlerimiz de güvenle tüketilebiliyor. Başta reçel, helva, lokum, badem ezmesi, baklava ve pasta olmak üzere birçok ürünün diyetini de üretiyoruz. Doğal tatlandırıcılarımızı mısır, pancar ve şeker kamışından elde ediyoruz. Yazın ürettiğimiz, cevizlinin yanında meyveli ve karamelli, gofret kaplamalı çeşitleri de olan yazlık helvamız da var. Bununla birlikte yeni bir ürün olarak humusu piyasaya sürdük. Tahin ve nohudu aynı paket içinde birbirinden ayrı bölmelerde sunarak katkı maddesi ilave edilmesi gerekliliğini de ortadan kaldırmış olduk. geldiğimiz noktayı göz önüne aldığımızda sektöre yenilik getirmeye devam edeceğimizi söyleyebilirim.”
“Sektör, hammadde sıkıntısı yaşıyor”
Helva ve reçel sektörünün hammadde temininde sıkıntı yaşadığına dikkat çeken Emin Dindar, “Biz ürünlerimizde kullandığımız hammaddeyi kendimiz üretiyoruz. Bu şekilde, piyasada saf olarak bulunması hayli güç olan ve helvanın hammaddesini oluşturan tahini bünyemizde üretebiliyoruz. Buna ilave sektörde çok sayıda denetimsiz üretici bulunuyor. Daha iyi denetim ve cezaların uygulanması ile sektör rahat bir nefes alacaktır. Bu noktada standartların artırılması, korunması ve küçük işletmelerin bilinçlendirilmesi gerekiyor” dedi.



