Kemal Kükrer, ihracatına daha çok sirke üreterek tat verecek
- Pazartesi, Temmuz 27, 2009, 17:10
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Kükrer Ailesi’nin 1915 yılında, Eskişehir’deki evlerinin bodrumunda, meşe fıçılarda tamamen doğal yöntemlerle fermante ettikleri üzüm sirkesi; bugün Eskişehir-Kütahya yolu üzerindeki 23 bin metrekarelik tesislerde, son teknolojiyle ve asıl formülüne sadık kalınarak üretiliyor. Ürünlerinin yüzde 15′ini ihraç eden firma bu yıl üretim kapasitesini yüzde 20 arttırıp, üretimden ihracata ayırdıkları payı da yükseltmeyi hedefliyor. Avrupa ülkelerinin yanı sıra Irak, Suriye, Kıbrıs ve Arap Ülkeleri’ne ihraç eden Kemal Kükrer, 2008 yılında 1 milyon 500 bin dolarlık ihracat gerçekleştirmişti.
“Kemal Kükrer Üzüm Sirkesi, dünyada ve Türkiye’de ilk kez beş buçuk ay gibi uzun bir fermantasyon süreci sonrası üretiliyor ve başlı başına bir sağlık iksiri özelliği taşıyor” diyen Fabrika Müdürü Şeyhmus Yüksekkaya, sektörlerinde yüzde 27′lik payla pazar lideri olduklarını açıkladı. Yüksekkaya, “Kemal Kükrer, sirke deyince Türkiye’de akla gelen ilk marka. Kemal Kükrer denilince ise akla ilk gelen ürün üzüm sirkesi oluyor. 40 milyon dolarlık sirke pazarının yüzde 27’sini elimizde tutuyoruz ve ciromuzun yüzde 45′ini de üzüm sirkesi oluşturuyor” diye konuştu. Piyasada 4-5 derece oranında asit içeren üzüm sirkesinin halk arasında adeta bir ilaç olarak görüldüğüne değinen Kükrer, “İştah açıcı olarak, salata ve turşulara ilave edilen üzüm sirkesi, Türk sofralarının vazgeçilmez bir ürünü. Üzüm suyunun içerdiği potasyum gibi bazı önemli mineralleri yüksek oranda içermesi sayesinde sağlık için önemli bir gıda maddesi. Üzüm sirkesi, yorgunluk ve uykusuzluğa iyi geldiği gibi boğaz ağrılarında, baş ağrısının giderilmesinde, orta dereceli yanıkların tedavisinde, cildi yumuşatmada, astımlı hastaların nefes almalarını kolaylaştırmada, cilt lekelerine karşı uygulanıyor. Öte yandan üzüm sirkesi mikrop öldürücü özelliği sayesinde bazı salgın hastalıkların yayılmasını önlüyor ve bir tür dezenfektan olarak da kullanılıyor” şeklinde konuştu.
Üretimde en üst düzeyde teknoloji kullanılıyor
Eskişehir-Kütahya yolu üzerindeki 23 bin metrekarelik üretim tesislerinde kullanılan teknolojinin, şu an dünyada sirke üretimi konusunda mevcut olan en üst düzeydeki teknoloji olduğuna işaret eden Şeyhmus Yüksekkaya, “Tesislerimiz, Türkiye’de sirke üretimi konusundaki en büyük yatırımlardan biridir. Üretmiş olduğumuz doğal ürünleri, tüketicilere 81 ildeki bayilerimiz ve zincir mağazalar aracılığıyla ulaştırmakta ve müşteri memnuniyetini ön planda tutan yaklaşımla hareket etmekteyiz” bilgisini verdi.
Üretimlerinin yüzde 15′ini ihracata yönlendirdiklerini ve Avrupa ülkelerinin yanı sıra Irak, Suriye, Kıbrıs ve Arap ülkelerine satış yaptıklarını dile getiren Yüksekkaya, 2008 yılında 1 milyon 500 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini bildirdi. Yılı sonu itibariyle hedeflerini açıklayan Şeyhmus Yüksekkaya, üretim kapasitesini yüzde 20 arttırıp üretimden ihracata ayırdıkları payı da yükseltmeyi planladıklarını kaydetti.
Sirke çeşitlerine hurma ve vişneyi de ekledi
Kemal Kükrer, 2002 yılında ürün çeşitlerine sirke ve limon sosunun yanı sıra yüzde yüz doğal şalgam suyu, soya sosu, nar ekşisi, meyve konsantresi, katkısız acı sos, sarımsak sosu, balsamik sirke, hurma sirkesi, vişne sirkesi ve turşu kuru da ekledi. 2007 yılında ise İzmir Kemalpaşa’da turşu ve konserve fabrikasını kurdu. İzmir fabrikasında Türkiye’nin üzüm sirkesi ile yapılan ilk turşusunu tüketicisi ile buluşturdu.



