Kemal Kükrer: Hedef 20 milyon dolar ciro

kükre gıdaGülel Ailesi’nin 1999 yılında 2 milyon 450 bin dolara satın aldığı ve şu anda 81 ilde 30 bin noktada hizmet verir hale gelen Kemal Kükrer, bu yılın sonunu 20 milyon doların üzerinde bir ciroyla kapatmayı hedefliyor. Kükre Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Gülel, geçen yıl 14 milyon doların üzerinde bir ciro elde ettiklerini hatırlatarak, krize rağmen pazarda büyümeye devam ettiklerini söyledi. “Bunu satış stratejimize borçluyuz. Saha çalışmasına önem veriyoruz” diyen Gülel, Kemal Kükrer ürünlerinin bugün 81 ilde 30 bin noktaya ulaştığının altını çizdi. Exsir’in ise 7 bin noktaya ulaştığını dile getiren Gülel, “Krizle birlikte bazı sektörlerde daralma olduğu ortada. Gıda sektörü en az darbe alan sektör olmasına karşın ortada büyük sıkıntılar olduğu yadsınamaz, sirke ve sos gibi niş bir pazar söz konusu olunca işiniz daha zorlaşıyor. O nedenle sahada çok aktif bir çalışma gerçekleştirmek durumundasınız” dedi.

Krizin Türkiye’nin kapısını çaldığında meyve sebze arındırma solüsyonu olan Exsir ile ilgili de Gülel, “6 milyon dolarlık bir yatırım yapmıştık. Kriz geldi diye bu ürünü üretmekten ve piyasaya sunmaktan vazgeçemezdik. Nisan ayında yüzde 100 bitkisel bazlı Exsir’i tüketicilere sunduk” dedi. Bu ürünün piyasaya sunulmasıyla birlikte satış ekiplerini de genişlettiklerini dile getiren Gülel, Exsir markasıyla 16 milyon liralık yeni bir pazarın oluşmasını sağladıklarını belirtti. Kriz döneminde istihdamda azalmaya gitmediklerini de vurgulayan Gülel, “Tam tersine aramıza yeni arkadaşlar katıldı” dedi.

116 barkodlu ürünleri var

116 barkodlu ürünleri bulunduğuna işaret eden Gülel, cirolarının yüzde 45′ini ise sirke segmentinin oluşturduğunu ifade etti. En çok sattıkları ürünün de üzüm sirkesi olduğunu dile getiren Gülel, “Sirkeye yeni tatlar kazandırarak sirkeyi geniş kesimlere sevdirmek amacındayız. Üzüm sirkesinin yanı sıra ballı elma, nar, hurma, üzüm, elma, limon, vişne ve balsamik sirke üretiyoruz” dedi. AR-GE’nin reklam ve pazarlama bütçelerinin yüzde 20’sini oluşturduğunu kaydeden Gülel, kendilerinin sürekli yenilik peşinde olan bir marka olduklarını belirtti. Gülel, Exsir ile sanitizer segmentini oluşturduklarını şimdi de bu segmente yeni ürünler katmak için AR-GE çalışmalarına hız verdiklerini kaydederek, “Dünyanın en etkili besinlerinden olan bal ile elmayı yüzde 100 doğal yöntemlerle 5.5 ay gibi bir sürede fermante ederek, yepyeni bir ürün olan bel-elme sirkesini ürettik. Önümüzdeki dönem arındırma grubunda sürpriz ürünlerimiz olacak” diye konuştu.

Gurme ürünlere yöneliyor

Kemal Kükrer’in sirke sektörünün 94 yıllık köklü bir firması olduğunu vurgulayan Sabri Gülel, bir asrı geride bırakmalarına az bir zaman kala geleceğe yatırım yaptıklarını kaydetti. “Sirkede en iyiyi yapmakla yetinmiyor, yeni ürünler geliştiriyoruz. Gurme ürünlere yöneliyoruz” dedi. Tasarım ödülü kazanmış şişelerinin yanı sıra fiyatları aşağıya çekebilmek, Anadolu’da satışlarını artırabilmek için pet şişelere dol yaptıklarını dile getiren Gülel, “Anadolu pazarında tutan bir markayız. Sektörde bizim gibi sirkeye gönül vermiş yenilikçi markalar var. İthal ürünlerle ürün kalitesi ve sunum açısından rekabet edecek durumdayız artık” dedi.

Sirkeyi en çok Ortadoğu’ya satıyor

Şirketin ihracatına da değinen Sabri Gülel, ihracata 2006 yılında başladıklarını hatırlatarak, “Bir yılda 2 milyon dolarlık bir ihracat gerçekleştirdik. 2009 yılında bu rakamın 3 milyon dolar olacağını tahmin ediyoruz. Amacımız ihracat rakamlarımızı yükseltmek” dedi. İhracat yaptıkları ülkeleri Irak, Almanya, ABD, Belçika, Kazakistan, İngiltere ve Yunanistan olarak sıralayan Gülel, sirkeyi daha çok Ortadoğu ülkelerine ihraç ediyoruz. Ancak sos grubumuz ve nar ekşisi, erik ekşisi, elma ekşisi gibi ürünlerimiz Avrupa’da büyük ilgi görüyor. Yeni ürünümüz Exsir’e yurtdışından büyük talep var. Yakında Almanya ve Çekoslovakya’ya sevkiyat yapacağız” dedi.

1915′te doğdu 1999′da el değiştirdi

Kemal Kükrer’in kuruluş öyküsü hakkında bilgi veren Sabri Gülel, Kemal Kükrer markasının ilk üretime nasıl başladığını ve kendi ailelerine nasıl geçtiğini şu cümleler ile anlattı: “Kemal Kükrer Eskişehirli bir sirke üreticisi. Markaya adını veren Kemal Bey 1915 yılında Eskişehir Odunpazarı’ndaki evinin bodrumunda meşe fıçılarda tamamen doğal yöntemlere beş buçuk ay gibi uzun bir sürede üzüm sirkesini fermante etmiş. Geleneksel yöntemle üretilen bu sirke o tarihlerde Anadolu’da büyük bir ilgi görmüş, bugün de görmeye devam ediyor. Ülkemizde birçok aile şirketinin başına gelen Kemal Kükrer markasının da başına geliyor. Kemal Bey’in ölümünün ardından şirkette çatlak sesler çıkmaya başlıyor. Şirket, ülkedeki sanayileşmedeki gelişmelere ayak uyduramıyor. Üretim tesisi yenilenemiyor, yeni teknolojilerden yararlanılamıyor, ancak üretilen sirke öylesine lezzetli ki Anadolu’da tüketici bu ürünü baş tacı ediyor. 1999 Aralık ayına gelindiğinde Kükrer ailesi markanın isim hakkını ve üretim tesisini satmaya karar veriyor. Mensubu olduğum Gülel Ailesi, Antalya’da gıda dağıtım işiyle uğraşmakta. Kemal Kükrer markası satışa çıkarılınca biz de bu köklü markaya sahip olmak istedik. Kemal Kükrer ürünleri Antalya bölgesinde çok iyi satılıyordu, markanın imajı güçlüydü. 1999 başında Kemal Kükrer markası bizimdi.”

10 yılda 16 milyon dolar yatırım yaptı

Eskişehir çıkışı Kütahya yolu üzerindeki bin .450 metrekare kapalı alana sahip Kemal Kükrer tesisini devraldıklarında hemen bir fizibilite çalışması yaptıklarını söyleyen Gülel, marka ve tesisi 2 milyon 450 bin dolara satın aldıklarını belirterek, bugüne kadar 16 milyon dolara ulaşan yatırım yaptıklarını vurguladı. Gülel, şöyle devam etti: “Tesisi ilk başta ufak tefek yatırımlarla yeniledik. Depo yaptırdık, dolum makinesi aldık. Daha sonra sürekli yatırım yapmaya başladık. Eskişehir’deki fabrikamızın kapalı alanı zaman içinde genişledi, bugün 22 bin metrekarelik bir alanda dünyanın en doğal sirkesini üretiyoruz. Böylece, Türkiye’de ’sanayi alanında kullanılan sirke’ üretiminde en büyük yatırımlardan birini gerçekleştirdik. Bu yeni teknoloji, şu an dünyada sirke konusunda mevcut olan en üst düzeydeki teknolojiyi kapsıyor. 2007′de İzmir’de kurduğumuz, 4.500 metrekare kapalı alana sahip turşu ve konserve fabrikamızda turşu üretimine başladık. Böylece, Türkiye’nin üzüm sirkesi ile yapılan ilk turşusunu tüketicisiyle buluşturduk.”

En büyük sıkıntı merdiven altı üretim

Sektörde yaşanan en büyük sıkıntının merdiven altı üretimin önüne geçilememesi olduğunu söyleyen Sabri Gülel, “İptidai ortamlarda üretilen sirkelerin satış fiyatıyla bizim fiyatlarımızın rekabet etmesi mümkün değil. Öte yandan bu ürünler gıda güvenliği açısından de riskler içeriyor. Bu nedenle sektörde sıkı ve periyodik denetimlerin olması zorunlu” diye konuştu.

kobiden

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Diğer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.