Karton ambalaj tüketimi artıyor

tetrapakDünyada ve Türkiye’de Güvenli gıda tüketimi bilinci geliştikçe tüketiciler ambalajlı ürünleri daha fazla tercih eder hale geldi. Teknolojik gelişmelerle birlikte gıdaların sağlıklı ve daha uzun süre korunmasını sağlayan ambalajlara ilgi de giderek artıyor.

Tetra Pak Türkiye ve Kafkaslar Pazarlama Direktörü Gaye Atakan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk aşamalarda Tetra Pak ambalajlarında sadece süt ve meyve suyunun sunulabiliyorken bugün dünyada süt ürünleri, meyve suyu, nektar ve gazsız içecekler, peynir ve dondurma gibi çeşitli gıdaların Tetra Pak aseptik karton ambalajlara girebildiğini, hatta şarap, zeytinyağı, hazır yemek ve domates ürünleri gibi bazı ”şaşırtıcı” gıdalarda da Tetra Pak ambalajlarının kullanılabildiğini anlattı.

Atakan, Türkiye’de süt, meyve suyu ve puding, salça ve domates püresi gibi ürünlerin yer aldığı gıdadan oluşan 3 kategoride karton ambalajlama çözümleri sunduklarını ifade ederek, karton ambalaj kullanımının özellikle aile tüketimine yönelik litrelik paketlerde daha yüksek oranda büyümeye devam ettiğini, Tetra Pak karton ambalajlarının dünyada giderek yaygınlaşan ve çeşitlenen kullanım alanlarını önümüzdeki dönemde Türkiye’de göreceklerine inandıklarını söyledi.

Türkiye sıvı gıda ambalaj sektörünün son yıllarda yakaladığı hızlı büyüme ivmesini 2010′da da sürdürdüğünü bildiren Atakan, ”Pazar çift haneli büyüme rakamları ile yılı kapamaya hazırlanırken biz de Tetra Pak olarak bu olumlu tablo paralelinde başarılı bir yıl geçiriyoruz. Meyve suyu, nektar ve içecek pazarı geçen yıl 2008 ile aynı seviyelerde kalırken, bu yıl tahmini yüzde 5 büyümesini öngörüyoruz. Süt kategorisinde de tüketimin açık sütten ambalajlı ürünlere kaymaya devam etmesi ile birlikte yüzde 7′lik bir büyüme sağladık” diye konuştu.

Türkiye’de işlenmiş ambalajlı süt pazarının son 5 yılda yaklaşık yüzde 12 büyüme gösterdiğini, 2009′da ise bir önceki yıla oranla yüzde 9 büyüme gösteren pazarın toplam büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar 63 milyon litre olarak gerçekleştiğini, bu toplam içerisinde 1 milyar 19 milyon litre ile UHT sütün büyümenin başlıca destekleyicisi olduğunu, işlenmiş ve ambalajlı süt tüketiminin 2012 yılında yaklaşık yüzde 8 artışla 1 milyar litreyi aşarak 1 milyar 5 milyon litre seviyesine ulaşmasının ve halen yüzde 56 olan ambalajlı süt tüketim oranının da yüzde 65′ler düzeyine gelmesinin beklendiğini kaydeden Atakan, ”Pazardaki bu büyüme beklentisi önümüzdeki yıllarda bizim de büyümeye devam edeceğimizi gösteriyor” dedi.

-”SEKTÖRDE BÜYÜME POTANSİYELİ VAR”-

Gaye Atakan, Türkiye’deki gıda karton ambalaj sektörüne bakıldığında, Türkiye’nin genç nüfusuna karşın Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında ambalajlı sıvı gıda tüketim oranlarının halen düşük seviyelerde olduğunu gördüklerini, bunun da sektöre önemli bir büyüme potansiyeli kazandırdığını, bu potansiyelin yenilikçi bir yaklaşımla gerçekleştirilecek yatırımlarla değerlendirilebileceğine inandıklarını ifade etti.

Atakan, 2009 yılında İzmir fabrikalarında sadece baskı kalitelerini yükseltmek için 10 milyon avroluk bir yatırım gerçekleştirdiklerini, önümüzdeki dönemde de yatırımlarını sürdürmeyi hedeflediklerini bildirdi.

Türkiye’de toplum sağlığı açısından ambalajlı gıda ürünlerinin tüketimini teşvik edici çalışmaların sürdürülmesinin önem taşıdığını kaydeden Atakan, ”Açık süt tüketimi 2000 yılında yüzde 70 iken 2010 yılında yüzde 45′in altına geriledi. Ancak sağlığı tehdit eden açık süt tüketiminin halen yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Satışı kanunen yasak olmasına karşın açık süt tüketiminin önlenememesinde alışkanlıklar ve yanlış inanışlar etkin rol oynuyor” dedi.

Ortalama 15 bin ürünün yer aldığı bir süpermarkette tüketicinin dakikada yaklaşık 300 farklı ürünün önünden geçtiğini belirten Atakan, ”Rekabetin dakikada 300 ürün arasından sıyrılmak demek olduğu bir ortamda üreticinin o raflardaki tek şansı ‘ben buradayım’ diyebilen ambalajlardır. Araştırmalar, bir tüketicinin bir reyona girdiği an ile satın almak üzere ürünü sepete attığı an arasında geçen sürenin yaklaşık 14 saniye olduğunu gösteriyor. Rakipleriniz arasından sıyrılabilmek ve fark edilmek için rafta sadece 14 saniyeniz var. Ambalajınız fark edilir, işlevsel, ürün hakkında ipucu verir olmaz ise, ister iç pazar ister ihracat için üretmiş olun, o ürün için harcadığınız tüm emekleriniz boşa gidecektir” diye konuştu.

-İÇECEK KARTONU GERİ DÖNÜŞÜM ORANI YÜZDE 49,9-

Tetra Pak Türkiye ve Kafkaslar Pazarlama Direktörü Atakan, Türkiye’de içecek kartonu geri dönüşüm oranının 2009 sonu itibariyle yüzde 49,9 olduğunu, bu oranın Almanya’da yüzde 61 civarında bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

”Geri dönüşüm konusunda kat edilecek daha çok mesafe var ancak ülkemizde bu alanda kayıt dışı sorunu yaşanıyor. Türkiye’nin kağıt, başta PET olmak üzere plastik, cam ve içecek kartonu gibi ambalaj atıklarının geri dönüşümünde Batı ile rahatlıkla karşılaştırılabilecek geri dönüşüm kapasitesi var. Ancak bu kapasitenin önemli bir kısmı özellikle kağıt ve plastik kalemlerinde kayıt dışı olduğu için belgelenemiyor ve yok sayılıyor. Bunu aşmanın yolu da Türkiye’de kayıt dışılık oranını azaltmaktan geçiyor. Diğer taraftan ambalaj atıklarının geri dönüştürülebilmesi için ayrıştırılarak toplanması gerekiyor. Özellikle evsel atıkların ayrıştırılmasıyla bu alandaki gerçek potansiyeli görebileceğiz. Türkiye’de ambalaj atıklarının kayıtlı olarak kaynağında ayrı toplanması 2005 yılında yayınlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ile başladı. Halihazırda ÇEVKO’nun yaptığı çalışmalarla kaynağında ayrı toplama çalışmaları kapsamında 7 milyon kişi bulunmakta. Bu sayı arttıkça gerek geri dönüşüm oranları gerekse kalitesi yükselecektir.”

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.