Kanatlı sektörü üretimi kısacak

beyaz etBu yıl Ocak-Ekim döneminde 125 milyon 78 bin 346 dolarlık tavuk eti, sakatatı, ayağı ve hindi eti ihraç eden Türk kanatlı sektörü, Kurban Bayramı ve sonrasında üretimi kısacak.

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği (BESD-BİR) Başkanı Zuhal Daştan, geçen yıl 1 milyon 170 bin ton olan piliç üretiminin bu yıl artış göstererek 1 milyon 220 bin ton olarak gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.

Daştan, geçen yıl 35 bin ton olan hindi üretiminin de aynı seviyede kalmasının tahmin edildiğini belirtti. Geçen yıl gerçekleştirdiği 81 tonluk ihracatını bu yıl da devam ettirmeyi hedefleyen kanatlı sektörünün, Irak’ın beklentilerin üzerinde ithalat yapmasıyla hedefini aştığını kaydedildi.

Daştan, kanatlı sektör ihracatının 2009 yılı sonu itibariyle 100 bin tonu bulmasının beklendiğini ifade etti. Türk kanatlı sektörünün Rusya’ya da ihracat hazırlığında olduğunu anlatan Daştan, “Rusya’dan gelen uzman heyetler firmaları inceleyerek denetledi. Muhtemelen 2010 yılında bu ülkeye ihracata başlanabilecektir.” dedi. 2008 yılında kişi başına 17 kilogram olan kanatlı eti (piliç, tavuk, hindi) tüketiminin bu yıl da aynı seviyede olmasını beklediklerini dile getiren Daştan, her Kurban Bayramı olduğu gibi bu bayram da 3 -4 hafta içinde kanatlı et üretiminin düşebileceğini söyledi.

SEKTÖR, YEM HAMMADDESİNDE DIŞA BAĞIMLI

Sektörün yaşadığı sorunlara da değinen Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği (BESD-BİR) Başkanı Zuhal Daştan, dışa bağımlı oldukları damızlık ve yem hammaddelerinin (soya fasulyesi, vitamin ve mineraller) sektörün zayıf noktasını oluşturduğunu anlattı.

Damızlıkların yurt içinde üretilmesinin çok zor ve uzun vadeye bağlı olduğu için dışa bağımlılığın daha uzun yıllar devam etmesinin söz konusu olduğunu anlatan Daştan, şunları söyledi: “Ama, soya fasulyesinin ülkemizde üretilmesi mümkündür ve çok önemlidir.

Mısırda olduğu gibi soya fasulyesinde de iyi bir fiyat ve destekleme alım politikası uygulanması halinde üretimini artırmak olanaklı olacak. Yüksek üretim maliyetlerimizi aşağıya çekmemiz ihracatın geliştirilmesi için şarttır. Bu nedenle; soya fasulyesi-soya küspesine ithalatta uygulanan gümrük vergileri, fasulyede yüzde 8, küspede yüzde13 oranındadır.

Maliyeti artıran bir unsur olarak gümrük vergisinin kaldırılması veya sadece yem üretimi yapanların gümrük vergisinden muaf tutulmasının sağlanması etkili bir çözüm olacaktır. Mısırda; dünya fiyatları ile iç piyasa pazar fiyatları arasındaki fark maliyetlerimizi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Destekleme politikalarının dış pazarla iç pazar arasındaki fiyat farkını ortadan kaldıracak şekilde belirlenmesi halinde yabancı ülkelerle rekabet edebilmemiz daha kolaylaşacak.”

Enerji maliyetlerinin her sene arttığına dikkati çeken Daştan, sektöre imtiyazlı tarife uygulanması gerektiğini kaydetti. KDV’si yüzde 8 olan; canlı tavuk, hindi, civciv, yumurta ve kanatlı etleri, karma yem ve yem hammaddelerinde oranın yüzde 1′e düşürülmesinin, maliyetler üzerinde olumlu etkisinin olacağını savunan Daştan, “İhracat destekleri yetersiz. Piliç etine ihracat iadesinden ele geçen net miktarın 26 USD/Ton olması ihracatın önündeki en büyük engellerden biridir.

ABD piliç eti ihracatına 600 USD/Ton, AB ise 400 Euro/Ton destek uygulamaktadır. Bu yüksek destekler himayesindeki ülkelerle Türkiye kanatlı sektörünün rekabet etmesi ve ihracatını geliştirmesi mümkün değildir.

Kanatlı eti ihracat desteğini yeterli ve güvenilir hale getirilmesi için 5 yıl içinde her yıl azaltılarak verilmesi ve 5 yılın sonunda desteğin sıfırlanmasını temin eden yeni bir sistemin uygulanması gerektiğini düşünüyoruz.” diye konuştu.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Diğer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.