İzmir süt üretiminde 1. oldu

sut2Yeşil ve suca zengin yemlerin havasız ortamda süt asidi bakterileri yardımıyla fermantasyona uğratılması, yani ekşitilmesi yoluyla saklanması esasına dayanan yem saklama yöntemi olan ve ‘yem turşusu’ olarak da bilinen silaj, İzmir’de kaba yem ihtiyacına çözüm oldu. İzmir’de, besin maddelerindeki değer kaybını en aza indiren, su içeriği yüksek kaba yem özelliği ile tarımı ileri ülkelerde yoğun olarak kullanılan mısır silajı üretimi 35 bin 11 hektar alanda yapılırken, üretim miktarı ise 1 milyon 597 bin 469 tona ulaştı. Üretimdeki artış beraberinde mısır silaj makine sayısındaki artışı da getirdi. İzmir’de 2004 yılında bin 368 olan silaj makine sayısı da bin 915′e ulaştı. Gerek hayvan ıslahı gerekse de kaba yem açığının mısır silajıyla kapatılması, İzmir’i süt üretiminde şampiyon yaptı. İzmir, silajlık mısır üretimi konusunda diğer illerin önüne geçerek, ilk sırayı aldı. İzmir, bölge illerinin silajlık mısır ihtiyacını karşılarken, üretim fazlasının ihracatta değerlendirilmesi gündeme geldi.

İzmir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adnan Erkin, silajlık mısır için İzmir’in en uygun iklime sahip olduğunu söyledi. İzmir’in bu konuda büyük mesafeler kaydettiğini vurgulayan Erkin, kentin Uşak, Afyon gibi komşu illere de silajlık mısır verdiğini dile getirdi. İzmir Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri de silajlık mısır üretimindeki artışta verilen desteklerin çok etkili olduğuna dikkat çekerek, “Silaj üretiminin artışı mısır üretimin alanlarını da artırdı. 2000 yılında 500 dekar olan silajlık mısır üretimi 2006 yılında 350 bin dekara çıktı. Şimdi de ilimizde 35 bin 11 hektarlara ulaştı. Şu anda üretim sınırlarını zorluyoruz. Büyükbaş hayvancılıkta kaliteli yeme olan talep ve bu talebi karşılayacak ucuz ve kaliteli yem bitkisi olan silajlık mısır üretimi, destekle birlikte hızla arttı. Bölgemizde silajlık mısır çok tuttu. Üretim fazlalığını Afyon, Kütahya, Denizli, Uşak gibi çevre illere gönderiyoruz. Hatta yurtdışından talep var” diye konuştu. Silajlık mısırda pazar oluştuğunu belirten yetkililer, “İzmir’in kaba yem açığı yok. İlimizde suni tohumlama ilgili yapılan çalışmalarda ve ırk ıslahında büyük mesafeler kaydedildi. Bakanlığın e-ıslah projesi çok başarılı oldu. Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin örgütlenme modeli sayesinde ilimiz Türkiye’nin süt ihtiyacının yüzde 10′nunu karşılıyor. Bu pay ile İzmir, süt üretiminde şampiyon oldu. İlimiz Türkiye’nin en fazla süt primini, yem bitkisi primini alıyor” bilgilerini verdiler.

Enginar yapraklarından silaj üretimi

Kaba yem açığını kapatmak için yem bitkilerinin desteklendiğini hatırlatan Urla Ziraat Odası Başkanı Nurettin Kılınç ise “Anadolu süt hayvancılığında kaba yem açığı var. Bunu kapatmanın en ideal yolu silaj. Bu anlamda İzmir çok şanslı. Bergama, Tire, Urla ve Bayındır ilçelerinde yaygın olarak mısır silajı yapılıyor. Bir çeşit turşu olan silajın kalori değeri çok yüksek. Biz şimdi kendi ilçemizde sadece mısırdan değil enginar yapraklarından da silaj yapacağız. Enginarın da kalori değeri çok yüksek. Normalde hayvanlar taze olarak enginar yapraklarını yiyorlar. Ancak taze olarak tüketilmesi sütün tadını acı yapıyor. Oysa enginar yapraklarından silaj yaptığınızda bu acı tat ortadan kalkıyor” açıklamasında bulundu. Kılınç, samanla kıyaslandığında kalori oranı çok yüksek, maliyeti düşük bir yöntem olan silaj üretiminin çok yaygınlaştığını hatta stoklar oluştuğunu ifade etti. Kılınç, talebin artmasıyla silaj makineleri sayısında da ciddi bir artış olduğunu sözlerine ekledi.

Yıllar ekiliş alanı (ha) silaj miktarı (ton) mısır silaj makine sayısı

2002 13.090 582.030 1.181

2003 18.136 890.658 1.292

2004 23.087 1.184.829 1.368

2005 23.912 1.154.675 1.416

2006 33.174 1.612.885 1.474

2008 35.011 1.597.469 1.915

Kocaeli, Türkiye’yi cin mısırında dışa bağımlılıktan kurtaracak

Kocaeli’nde ilk kez devlet, özel sektör, sivil toplum örgütü ve çiftçinin iş birliği ile mısır üretimi yapılıyor. Buğday ekerek dönümde sadece 20 TL kazanç elde eden çiftçi, bu işbirliği sayesinde cin mısırı ekerek, bin TL kazanma fırsatı bulacak. ‘Satış garantili’ gerçekleştirilecek üretimle çiftçiler artık “kaça satarım, nereye satarım” endişesi de yaşamayacak. Marmara Sanayici ve İş adamları Derneği (MARSİAD) önderliğinde, Tarım İl Müdürlüğü kontrolünde gerçekleştirilen projede, Kandıra, Kartepe ve Derince’ye bağlı bazı köylerde Eskar Grup’a bağlı Gökkız Bakliyat’ın satın alma garantisi ile cin mısırı ekimi yapıldı. Ekimlerden sonuç alınması ile birlikte Türkiye, cin mısırında dışa bağımlı olmaktan kurtulacak.

Patlayan mısır olarak bilinen ‘cin mısırı’nın Arjantin’den kilosu 1.5 – 2 TL’den alındığını hatırlatan MARSİAD Genel Başkanı Bahri Odabaş, “İstedik ki bu mısırı bizim çiftçimiz eksin, bizim çiftçimiz kazansın. Bu amaçla 3 yıl önce hayata geçirdiğimiz bu proje, bu yıl ilk meyvesini verecek. Bu yıl Kocaeli’nde 30 ton cin mısırı, önümüzdeki yıl ise 100 ton cin mısırı üretmeyi hedefliyoruz. Çiftçimiz bu sayede diğer ürünlere nazaran dönüm başı yüzlerce kat fazla gelir elde etme imkanı bulacak” dedi.

Tarım İl Müdürü Mehmet İncir ise çiftçinin bu tür fırsatları iyi değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Çiftçi buğday ekerek dönümünde 20 TL kazandığı tarlasında cin mısırı ekerek bin TL kazanabilecek. Üstelik kime satarım, kaça satırım derdi de yok. Çünkü bu projeye öncülük eden firmalar kendilerine mallarını alma garantisi vermiş, hatta sözleşme imzalamış. Bu örnek çalışmaların ve uygulamaların il geneline yayılması için öncülük edip, tüm saha çalışmalarını dikkatle yapıyoruz. Çiftçi bilinçli ve bilgili hareket eder, bizimle birlikte hareket ederse para kazanır” şeklinde konuştu.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Etiketler:

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Benzer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.