Işınsu Kestelli: ‘Üzümlerimize AB kapısı kapanabilir’

isinsu kestelliÜzümdeki zirai ilaç kalıntısının artık ihracatçının meselesi olmaktan çıkıp ‘memleket meselesi’ haline geldiğini belirten İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, AB standartlarına göre üzüm üretilmezse 1 kilogram üzüm bile satma şansımızın kalmayacağını söyledi..
Üzümdeki zirai ilaç kalıntılarına karşı üreticileri bilgilendirmek isteyen İzmir Ticaret Borsası (İZTB) ile Alaşehir Ticaret Borsası, Alaşehir’de bir toplantı düzenledi. İZTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, kuru üzümde ilaç kalıntısı sorununun artık bir ‘memleket meselesi’ haline geldiğini söyledi.

Alaşehir Kaymakamı Musa Uslan ve Alaşehir Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Songür’ün de konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, AB’nin ilaç konusunda daha sıkı standartlar getirdiğini vurgulayan Kestelli, “Türkiye, dünya çekirdeksiz kuru üzüm piyasasının lider ülkesi konumunda. Ülkemizde üretilen 250-300 bin ton çekirdeksiz kuru üzümün yüzde 80′ini yaklaşık 200 bin tonu yurt dışına satılmaktadır. Sadece yüzde 20’si yurt içinde satılıyor. Bir diğer ifadeyle, biz ürettiğimiz bu ürünü yurtdışına satamazsak, bu kadar üretimin yurt içinde tüketilmesi imkansız” dedi.

350 milyon dolar döviz
2009 yılından itibaren AB’nin neredeyse sıfıra yakın kalıntı limitleri talep ettiğini belirten Kestelli, bu ülke topraklarında üretilen ve Türkiye’ye aşağı yukarı 350 milyon dolar döviz kazandıran bu sektörden vazgeçmemek için AB’nin istediği standartlarda üretim yapmak zorunda olduğumuz belirterek, şöyle devam etti: “Standartlara uygun üzüm üretemediğimiz takdirde 1 kilogram üzüm satma şansımız dahi kalmayacak. Zirai ilaç kalıntısı olayı artık ihracatçı meselesi değil, ‘memleket meselesi’ haline geldi. Üretici, tüccar, aracı kurumlar, ihracatçılar ve bu kesimlerin temsilcileri olan kurumlar el birliği ile bölgemizde daha kaliteli, verimli ve kalıntısız üzüm üretmek için gayret etmeliyiz”

Kestelli, “Sadece yurt dışındaki alıcıları düşünerek değil, bu ülkenin evlatlarının da sağlıklı beslenmesi açısından bu konuda hepimiz daha duyarlı olmalıyız. Hepimiz aynı geminin yolcularıyız. Bu gemi AB limanlarına giremezse elimiz boş döneriz. Zirai ilaç kalıntısı ile mücadele projesi hayati önem taşımaktadır” diyerek, sözlerine devam etti.

Kahvelerde üzüm bilgisi
Toplantıda Proje Koordinatörü Neslihan Erkal, üzüm üreticilerine bilgi aktardı. Proje kapsamında nisan ayından bu yana 5 kişilik ekibin üzüm yetiştirilen köy, belde ve ilçelerde kahve toplantıları yaptığını aktaran Erkal, bu toplantıların devam edeceğini söyledi. 2007 yılında 100’den farklı ülkeye kuru üzüm ihracatı gerçekleştirildiğini vurgulayan Erkal “İhracat akışını sürekli ve istikrarlı devam edebilmek için bizden talep edilen standartlara uymalıyız. Geleneksel zirai ilaçları kullanmamalıyız. Çiftçilerimiz, yetkili ziraat mühendisleri tarafından reçeteli yazılan ve belirtilen dozlarda zirai ilaçları kullanmalı.” diye konuştu.

‘Üzümlerimiz geri dönebilir
Kuru üzüm ihracatında bu yıl durumun çok ciddi olduğuna dikkat çeken ve kendisinin de kuru üzüm ihracatçısı olduğunu söyleyen İZTB Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Zincirlioğlu “Zirai ilaç kullanılan ürünleri ihraç etmek artık eskisinden daha zor. Üreticilerimize sesleniyorum ‘Bu yıl üzümleri satılamayabilir’. İhracat pazarımızın % 80’inini AB oluşturuyor. Eylül – ekim aylarında sattıklarımız ürünler aralık- ocak ayında geri dönebilir. Geçen yıl, zirai ilaç kalıntısı nedeniyle onlarca konteynırın döndüğünü biliyoruz. Bunun için, şimdiden tarım sektörü zirai ilaç kalıntısı konusuna gerekli önemi vermelidir.” dedi.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Benzer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.