İran’daki kuraklık un ihracatçısını zirveye çıkaracak
- Çarşamba, Temmuz 15, 2009, 11:00
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Buğday rekoltesindeki 20 milyon tonluk berekete İran’daki kuraklık da eklenince, un ihracatçısının yüzü güldü. Son olarak 2005′te yaklaşık 2 milyon tonluk ihracat ile dünya un ticaretinde lider olan Türkiye, yeniden liderliğe aday oldu. İhracatta şu anda Kazakistan ve Avrupa Birliği’nin (AB) ardından üçüncü sırada yer alan Türkiye’nin haziran ayı ihracat rakamı 700 bin tonu buldu.
2009 sonu için 2 milyon ton ihracat hedefi koyduklarını belirten Orta Anadolu Un Sanayicileri Derneği Başkanı Rıfat Hekimoğlu, “Geçen yıl Türkiye 1 milyon 219 bin ton ihracat gerçekleştirdi. Hedefimiz bu rakamın üzerine çıkmak. Bu yılın sonunda 2 milyon tonu bulabiliriz. 2 milyon ton Türkiye’yi un ihracatında liderlik koltuğuna oturtabilir” dedi.
Dünya un ticaretinin toplam büyüklüğü, ülkelerin giderek un üretimine kayması nedeniyle 10 milyon tona kadar geriledi. Türkiye ortalama 1.5 ile 2 milyon ton arasında değişen ihracat rakamı ile dünya ticaretinde ilk 3 arasında. 2005 yılında lider olan Türkiye bu yıl da liderlik için yarışıyor. Türkiye 2008 sonu itibarıyla başta Afrika ve Arap bölgesi olmak üzere toplam 80 ülkeye ihracat gerçekleştirdi. Diğer büyük ihracatçılar ise Kazakistan ve AB ülkeleri.
Türkiye’nin yıllık un üretimi ise ihracatla birlikte 13 milyon ton civarında. Üretimin 11 milyon tonu iç pazarda tüketiliyor. Geçmişte sektöre verilen teşvikler nedeniyle çok ciddi bir atıl kapasitenin bulunduğu sektörde şu anda 725 fabrika faal olarak çalışıyor. Sektörün toplam buğday işleme kapasitesi ise 17 milyon tona düştü. Birkaç yıl önce sektördeki işletme sayısı bin 200′ü buluyordu. Bu işletmelerin sisteme dahil olduğu dönemlerde sektörün buğday işleme kapasitesi 30 milyon tona ulaşıyordu.
İthalat yüksek kaliteli ürünü kapsamalı
19 milyon tonu bulması beklenen buğday rekoltesi ile sanayicinin fiyatta rakiplerine göre iyi bir avantaj yakaladığını belirten Hekimoğlu, bu avantajın doğru şekilde kullanılabilmesi için ithalatın yüksek kaliteli ürünleri kapsaması gerektiğini belirtti. Hekimoğlu, ayrıca özellikle liman bölgelerine uzak olan sanayicinin navlun konusunda da desteğe ihtiyacı olduğunu belirtti.
Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Genel Sekreteri Edip Aktaş’a göre ise, un ticareti yapan ülkelerin başarıları rakip ülkelerin konumuna göre değişiyor. Dünya un pazarının giderek büyüyen bir pazar olmadığının altını çizen Aktaş, “Tam aksine ülkelerin un üretimi konusundaki eğilimleri nedeniyle giderek küçülen bir pazar. Örneğin, 5 yıl önce 200 bin ton ihracat yaptığımız Gürcistan’a artık çok az ihracat yapıyoruz. Çünkü un üretmeye başladılar. Sektörün geleceği buna doğru gidiyor. Bu nedenle pazarın büyümesinde rakip ülkelerin konumu çok daha önemli” dedi.
Bu sezon İran’da yaşanan kuraklığın da Türkiye’ye avantaj sunduğuna dikkat çeken Aktaş, İran’ın bu yıl 4 milyon ton buğday ithal etmek zorunda kalacağını, bölgenin önemli üreticisi olan bu ülkenin geçmiş yıllarda olduğu gibi Irak pazarına güçlü girmesinin zor göründüğünü vurguladı. “Bu da bizim işimize yarayacak” diyen Aktaş, “Irak pazarı Türkiye için önemli çünkü 440 bin tonla Irak, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı konumunda. İran bu pazarda zayıflarsa, yıl sonunda ihracatımız 600 bin tonu aşabilir” diye konuştu.
Altınapa Değirmencilik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Demirpolat ise, sektörde işlerin yolunda olduğunu belirterek, “Afrika ülkelerindeki gelişme bizi sevindiriyor. Bu pazarda dikkat çekici bir gelişme daha var ki o da Avrupalı üreticilerin giderek bu pazarı bırakmaya başlaması. Boşalan pazarda Türk üreticisi yer buluyor. Bu hızla giderse Türkiye’nin yıl sonunda ihracat lideri olması kaçınılmaz” diye konuştu.
Referans



