İkbal, kapasiteyi üçe katlıyor
- Çarşamba, Nisan 27, 2011, 11:08
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
İkbal’in kurucusu Salim Pancar (Salim Usta), yemek sanatını 1900′lü yılların başında Yıldız Sarayı’nda aşçı yardımcılığı yaptığı sıralarda öğrenmiş.
1922′de kardeşleriyle beraber memleketi Afyon’da ‘Zümrüt’ adıyla küçük bir lokanta açmış. Bugün kendi sektöründe önemli bir marka haline gelen İkbal’in temelinde bu lokanta var. Bu lokantanın büyümesinin, büyük bir şirketin temelini oluşturmasının nedeni Salim Usta’nın işini çok iyi yapması. Dışarda yemenin ayıp karşılandığı bir zamanda Salim Usta’nın yemekleri şöhret olmuş. Şirketin internet sitesinde de bulunan bu hikayeyi Genel Müdürü (CEO) Sedat Patlar da anlattı: 1934′te Atatürk, Afyon’u ziyaret edecektir. İl yöneticilerini alır bir telaş! Ağırlama nasıl yapılacak, nerede, nasıl ve ne yemek sunulacak? Konu tartışılır ve sonunda Belkaracaören Köyü’ndeki bağ evinde ağırlanmasına, yemeklerin de Salim Usta tarafından hazırlanmasına karar verilir. Salim Usta, gösterişli leziz bir menü çıkarır ortaya ve sunar. Atatürk, Salim Usta’yı çağırır, hikâyesini öğrenir ve lokantasının adını sorar. “Sen böyle gidersen bahtın çok açık olur. Lokantanın adını da bahtı açık anlamına gelen İKBAL olarak değiştir” der. Atatürk daha Afyon’dan ayrılmadan Zümrüt Lokantası’nın tabelası İKBAL olarak değiştirilir. Bu İkbal, işte o İkbal.
Salim Usta, 1989′da Afyon – İzmir Karayolu’nda Dinlenme Tesisleri açar. 1990′lı yılların başlarında lokum ve et üretim tesisleri kurar. Sucukta, pastırmada marka olur. 2000′li yıllar büyük kentlere taşınır, restoranlar açılır, ortaya “Türkiye’nin en büyük yerli restoran zinciri” çıkar. Sedat Patlar’la bu görüşmeyi yaptığımız günlerde, Türkiye’nin en yüksek binası Safir’de bir İkbal restoranı daha kapılarını açıyordu. Şu an itibariyle 28 İkbal lokantası var. İkbal’i Türkiye’nin (fast food hariç) yemek kategorisinde en büyük restoran zinciri yapan da bu rakam. Sedat Patlar, “Önümüzdeki bir yıl içerisinde 50′ye ulaşacağız” dedi.
İkbal’in başında Yönetim Kurulu Başkanı olarak Salim Usta’nın oğlu Salim Pancar var. Diğer yönetim kurulu üyeleri, ortakları; İbrahim Evren (Salim Bey’in kayınbiraderi), Figen Pancar (Salim Bey’in eşi) ve Salim Bey’in iki oğlu. Diğer oğlu Çetin Pancar, Uzunçarşı’daki o ilk lokantayı hala açık tutuyor, çalıştırıyor. Üçüncü kuşak yetişmiş, şirketin yönetimine katılmış durumda. Ancak icra profesyonellerde. Sedat Patlar, o profesyonel grubun başındaki isim. İkbal’in bir termal oteli, Afyon’da bir AVM’si (Afium Outlet) var. Ancak turizmde büyüme, yeni oteller açma niyeti yok. Şirketin büyümeyle ilgili bütün hesapları İkbal markası üzerine. Sedat Patlar, “Son bir ayda 4 restoran açtık, bu yıl 12 yeni restoran açmış olacağız” dedi.
Yemekleri Afyon’da pişiriyor
İkbal sucuk ve pastırma gibi geleneksel ürünlerin yanında sosis, salam ve diğer işlenmiş et ürünleri de üretiyor. Lokum ve şekerleme birimini güçlendirerek ürettiği geleneksel lezzetleri Türkiye’nin her noktasına ulaştırıyor. 5 bölge müdürlüğü, lojistik alt yapısı ve 50′nin üzerinde bayisi var. Sedat Patlar, “Tüm yemekleri Afyon’da merkezde üretiyoruz. Örneğin bizim sosu da dahil merkezden gönderdiğimiz bir dana tandır lokantada 7 dakikada pişiriliyor. Lokantaların yüzde 75′i full konsept çalışıyor. Kendi tadımızı korumamız gerekiyor. Sucukta tamamen dana eti kullanıyoruz. Afyon yöresi hayvanını tercih ediyoruz. Sucuğumuzun reçetesi ilk günden beri aynıdır. Bunu korumak için yemekte de merkezden dağıtım sistemi uyguluyoruz” dedi.
Büyük yatırım yapacak
Sedat Patlar’ın anlattığına göre şirketin Afyon’daki üretim tesisleri 15 bin metrekare alanda, 8 bin 500 metrekare kapalı alanlı bir tesis. Ancak artık yetersiz ve yeni bir yatırım yapılacak. Patlar, “2012′de kapasite artırıyoruz. 20 bin metrekare kapalı alanlı bir yer olacak” dedi. Buna göre mevcut üretim alanının yaklaşık 2.5 katı büyüklüğünde yeni bir üretim tesisi kurulacak. Şirketin bu hazırlığının nedeni işlenmiş kırmız etle ilgili planları. Patlar, “Sektörde ilk 4 içindeyiz. Sucukta bir numarayız. Üretimimizin yüzde 75′i sucuk. 2015′te kırmızı işlenmiş ette pazar lideri olacağız. Paketli ete gireceğiz, donuk grubu gelecek. Bu konuda başka projelerimiz de var. Henüz açıklamadık. 30 milyon euro’luk yatırım olacak” diye konuştu.
İkbal’in üretim merkezi Afyon ama yönetim merkezi İstanbul’da. Burada bir çatı şirket oluşturuluyor ve grup bunun altında toplanarak holdinge dönüşecek. Bu yapılanmanın bir hedefi de halka arz. Patlar, “Gayrimenkulde varlıkları bir GYO’da toplayacağız. Bu sektörde başka projeler de olabilir ama biz gıdacıyız, bu işe yoğunlaşacağız” dedi. İkbal’in gıda tesislerinde 230 kişi çalışıyor. 2010 yılını yüzde 17 büyümeyle kapatmış, cirosu 140 milyon liraya ulaşmış. Bu yıl için büyüme hedefi yüzde 30.
‘Lokantalarımız karlı’
Bir İkbal lokantası açmak isteyene bütün destekleri verdiklerini belirten Patlar, bu konuda şunları söyledi: “Başlangıçta bir isim hakkı bedeli alıyoruz. Şartımız şu, yatırımcı işin başında olacak. Minimum 60 metrekare, 7.5 metre cepheli bir alan yetiyor. Yeri biz seçiyoruz. Projelendirmeyi, uygulamayı biz yapıyoruz. Anahtar teslimi bitiriyoruz. Yemekler bizden gidiyor. Çok karlı bir iş. Lokasyon doğru olsun, yeter. l.



