Hatay, zeytinyağında markalaşacak
- Pazartesi, Şubat 15, 2010, 9:30
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Asit oranının düşüklüğü, aroması ve tadıyla Ortadoğu ve Arap ülkeleri yanında Rusya, Romanya, ABD, Almanya, Kanada, Abudabi, Katar, Kuveyt, İran ve Çin gibi ülkelere ihracat gerçekleştiren Hataylı zeytinyağı üreticileri, markalaşarak daha fazla pazarda söz sahibi olmayı hedefliyor. Üretim yapan 100 firmanın sadece 20 marka yaratabildiği kentte hedef, bu sayıyı daha da arttırabilmek.
Markalaşma hedefi doğrultusunda tanıtım çalışmalarına ağırlık verilmesini talep eden kent, ihracatta artış içinse destek bekliyor. Ortadoğu ülkelerine yakınlık avantajını çok iyi değerlendiren Hatay, AB ülkelerine ihracatta yaşadıkları sıkıntıların aşılmasında hükümetten destek isterken; analizlerin yapıldığı laboratuarın Mersin’de bulunması nedeniyle yaşanan 2-3 günlük zaman kaybına da çözüm arıyor. Zeytinyağına yönelik çalışmaların Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), Ticaret Borsası ve üretici birlikteliğinde gerçekleştirildiği Hatay, ilin lokomotifi olabilecek sektörün hak ettiği konuma ulaşması için çalışmalarını sürdürüyor.
Kuseyri: Marka haline gelmeliyiz
Zeytincilik konusunda Hatay’ın geldiği noktanın gurur verici olduğunu belirten TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Antakya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kuseyri, “Ortalama günlük 60 ton üretim kapasitesi ile toplam 100 fabrikada zeytinyağı üretiliyor. 13 milyonun üzerinde zeytin ağacı bulunan Hatay için zeytincilik son derece önemli. Hatay zeytinini dünyaya ve Türkiye’ye tanıtacaksak, bu işten para kazanacaksak, Hatay’ı zenginleştireceksek, zeytinyağımızı marka haline getirmemiz gerekiyor. Üretim kalitemizi artırarak, birlikte iş yapmayı öğrenerek ve markalaşma çalışmalarına yoğunlaşarak zeytin yağı imalatını lokomotif sektörlerimizden biri haline getirebiliriz” dedi. Artık marka çağında yaşanıldığına dikkat çeken Kuseyri, “Çağımız artık marka çağı. Aynı ürünü marka yaparsanız en az beş kat daha fazla kazanırsınız. Çok daha fazla pazara ulaşabilirsiniz. Benim üreticim sıkıntıya giriyor, üretiyor, emek harcıyor, İtalya’ya dökme zeytinyağı satıyor. İtalya’daki firma aynı yağı ambalajlayıp, markasını basıp 10 kat fazla fiyata Japonya’ya gönderiyor. Markalaşarak, bunu aşabiliriz” şeklinde konuştu.
Kuseyri, “Hatay’da 700 yıllık zeytin ağacı var diye övünüyoruz. Peki zeytin deyince Anadolu’daki insanın aklına Ayvalık mı geliyor, Hatay mı? Yani biz bu varlığı bir kalite, bir zenginlik haline dönüştüremezsek bize bir katkısı var mı? Yoktur. O zaman markalaşmak zorundayız. Bu elbette masraflı ve emek isteyen bir iş. Ama bir kazanmak yerine 10 kazanmak istiyorsak bunu yapmak zorundayız” açıklamasında bulundu.
Çinçin: Gen bahçesi oluşturuyoruz
Türkiye’deki zeytin üretiminin yüzde 11′inin Hatay’dan karşılanmasına ve yüksek kalitede zeytinyağı üretimi yapılmasına karşın ilin markalaşma konusunda sıkıntı yaşadığına dikkat çeken Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Çinçin, “Markalaşmayı sağladığımızda zeytinyağında hak ettiğimiz konumda olacağız. Hatay’da markaya sahip üretici firmalarımızın pazar bulmalarına yardımcı olmak adına, fuar organizasyonları yapıyoruz. Oda olarak bundan sonraki yurtiçi ve yurtdışı fuarlarında gerek stant açarak, gerek katılım organizasyonları yaparak iç ve dış pazarlarda Hatay zeytinyağını tanıtmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Yerel türlerin ayakta kalabilmesi ve kayıt altına alınabilmesi için ‘gen bahçesi’ çalışması yaptıklarını kaydeden Çinçin, “Özellikle çiftçilerimize budama ve hasat yöntemleri konularında seminerler veriyoruz. Hasat yöntemlerinden kaynaklanan sorunların giderilmesi için mekanik hasata geçilmesi konusunda çalışıyoruz. Mekanik hasata geçildiğinde ağaçlara zarar vermeden rekaolte yükseltilmiş olacak. Özellikle önümüzdeki 5-6 yıl içerisinde yeni ağaçların da meyve vermeye başlamasıyla Hatay zeytin rekoltesinde Türkiye birincisi olacaktır. Zeytinyağı üretimi yapan küçük ölçekli işletmelerimizin birleşerek daha rantabıl hale gelmeleri gerektiğine inanıyorum” şeklinde konuştu.
Dönmez: İlde 20 marka var
15 milyon civarında zeytin ağacının bulunduğu kentte, 270 bin dekarlık tarım arazisinin yaklaşık 50 bin dekarında zeytin yetiştiriciliği yapıldığını vurgulayan Hatay Zeytinyağı Üreticileri Derneği Başkanı Yılmaz Dönmez, “Zeytin ekim alanlarının her geçen gün arttığı Hatay’da Halhalı, Savrani, Sarı Haşabi, Sarı Ulak, Karamani, Gemlik gibi çeşitler ağırlıkta. 2009 sezonunda Hatay’da 20 bin ton civarında zeytinyağı üretimi gerçekleştirildi. 20-30 bin ton civarında zeytin salamurası yapıldı.
Üretilen zeytinyağları Suudi Arabistan başta olmak üzere ABD, Rusya, İran, Kanada ve Çin, Kuveyt, Romanya gibi ülkelere gönderiliyor. Farklı aroması ve asit oranının düşüklüğüyle, tadıyla kentimizdeki zeytinyağına Türkiye’nin yanı sıra diğer ülkelerden de büyük talep gelmeye başladı” dedi.
Kentte marka sayısını artırıp, yöresel olarak yetiştirilen zeytin çeşitlerinin tescilini bir an önce yaptırmak gerektiğine dikkat çeken Dönmez, “Hatay’da yaklaşık 20 zeytinyağı markası bulunuyor. Üretimimize göre markalaşma oranımız çok düşük. İlimizde büyük ve küçük ölçekte 100′e yakın üretim tesisi bulunuyor.
Bu tesislerin 6-7 tanesi hem paketleme hem üretim yapan, kendi markası bulunan ihracatçılarımız” bilgisini verdi. İhracatçıların yeterli düzeyde desteklenmediğini ifade eden Dönmez, “Avrupa ülkeleriyle rekabet edebilmemiz için zeytinyağı ihracatçılarına yapılan desteklemelerin arttırılması lazım. İhracatçı firmalara, 0 ile 1 litre arası ton başına 500 dolar, 1-2 litrelik ambalajlarda ton başına 300 dolar, 4 litrelik ambalajlarda ton başına 175 dolar olan ihracat desteğinin, ambalaj olarak 10 litreye kadar çıkmasını istiyoruz.
Ayrıca markasız ürünlere de ton başına 200 dolar ihracat desteği verilmesini talep ediyoruz. AB ülkelerine yapılan ihracatta uygulanan yüksek vergi oranları ve bu ülkelerin Türkiye’ye kota vermemesi nedeniyle dünya tüketiminin yüzde 50’sini gerçekleştiren bu pazara bizler giremiyoruz. Hatay önemli bir zeytinyağı deposu ve sahip olduğumuz aromayı marka yapma peşindeyiz. Markalaşma çalışmalarımızda Antakya TSO ve Antakya Ticaret Borsası ile ortak olarak hareket ediyoruz” diye konuştu.
Üreticiler atağa geçmek için destek bekliyor
İç piyasada zeytinyağı tüketimi artırılmalı
Ayhan Kahraman / Kahraman Yağ Genel Müdürü
Zeytinyağı üretimi, ambalajlaması ve ihracatını gerçekleştiriyoruz. Ürünlerimizi başta Amerika olmak üzere Ortadoğu ülkeleri, S. Arabistan, Kuveyt, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Kanada, Avustralya’ya ihraç ediyoruz. İhracatçı olarak en büyük sıkıntımız döviz kurları. Fiyatlarımız yüksek kaldığı için dünya ile rekabet şansımız azalıyor. Zeytin üreticilerinin en büyük sıkıntısı desteklemeler. Avrupa ülkelerinde olduğu gibi destekleme ve prim oranları yükseltilmeli. 2012 yılında 600 bin ton zeytinyağı üretiminin iç piyasada tüketimi için gerekli çalışmalar yapılmalı. Suriye’de 8 litre, Yunanistan’da 12 litre olan kişi başı zeytin yağı tüketimi Türkiye’de 1,5 litre seviyelerinde. İç piyasada zeytin yağı tüketimini artırmak için tanıtıma ağırlık vermek gerek. Kar amacı gütmeyen kurum ve kuruluşlarca eğitimler verilmeli. Yağhaneler denetlenmeli. Modern hasat yöntemleri kullanılmalı. Kalifiye elemanlar yetiştirilmeli.
Japonya’ya ihracat yapma hedefindeyiz
Mehmet Ali Yüksel / Şifa Zeytinyağları Ortağı
Üretimimizin yüzde 50’sini ihraç ediyoruz. Başta ABD ve Romanya olmak üzere Almanya, Rusya, Kanada, Mersin Serbest Bölge, Suudi Arabistan, Abudabi ve Kuveyt gibi ülkelere ihracat gerçekleştiriyoruz. Japonya ihracat yapmayı hedeflediğimiz ülkeler arasında bulunuyor. Zeytinyağı imalatımızın yanında karma prina yağı üretimi de yapıyoruz. Karma prina yağı ihracatında önemli bir yol aldık. Bu alanda Türkiye’nin ilk 5 firması arasında yer alıyoruz. Karma prina yağının yurtiçi tüketime sunulması için çaba sarf ediyoruz. Karma prina yağı, ayçiçeği yağının önüne geçebilecek bir ürün ve desteklenmesi gerekiyor. Salamura zeytin ve prina yağı konusunda devam eden araştırmalarımız söz konusu. Zeytinyağı ile ilgili her alanla ilgileniyoruz. İsviçre’ye defne sabunu ihracatına başladık. Hatay’da zeytinyağını millileştirmek için çaba gerekiyor. Bu anlamda ticaret odası borsa ve firmalar olarak birlikte hareket ediyoruz.
Üretimin tamamını ihraç ediyoruz
Mehmet Cuma Coşkun / Coşkun Yağ ve Gıda Sahibi
1990 yılından bu yana Antakya’da zeytinyağı imalatı, paketlemesi ve ihracatı gerçekleştiriyoruz. 60 yıllık baba mesleğini sürdürüyoruz. İmal ettiğimiz zeytinyağının tamamını Coşkun ve Silvan markalarıyla yurtdışına ihraç ediyoruz. Arabistan, Dubai, Ortadoğu ülkeleri, ABD ve Kanada’ya ihracat yapıyoruz. Farklı pazar arayışlarımız sürdürüyoruz. İç piyasada söz sahibi olan büyük firmalarla rekabet şansımız olmadığı için dış pazarlara yöneliyoruz. Hataylı zeytinyağı üreticileri olarak en büyük sıkıntımız ihracat analizlerinin yapıldığı laboratuarın Mersinde bulunması. Bu durum 2-3 günlük zaman kaybına neden oluyor. Antakya Ticaret Borsası laboratuarına yetki verilerek yaşadığımız zaman kaybı önlenebilir.
Döviz kuru pazar kaybına neden oldu
Cemal Bulanık / Halis Yağ ve Gıda Genel Müdürü
Yıllık bin 500 ton civarında zeytin yağı imalatı gerçekleştiriyoruz. Fason imalatlar yapıyoruz. Dubai, Arabistan ve Kuveyt gibi ülkelere ihracat gerçekleştiriyoruz. Döviz kuru dolayısıyla yaşadığımız sıkıntılar sahip olduğumuz pazarları Suriye’ye kaptırmamıza neden oluyor. Hatay’daki zeytinyağı imalatçılarının en büyük sorunu, ihracat analizlerinin yapıldığı laboratuarların Mersin’de bulunması. bu durum bizlerin2-3 günlük zaman kaybı yaşamasına neden oluyor. 20 yıldır bu sorunları aşmaya çalışıyoruz. kobiden



