Hammadde açığına çare aranıyor
- Perşembe, Aralık 23, 2010, 13:12
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Sektörün 2010 yılı iklim koşullarından olumsuz etkilendiği fikrinde birleşen firma sahipleri, meyve rekoltesinde meydana gelen düşüşün hammadde açığını beraberinde getirdiğini savunuyor. Firma sahipleri, Türkiye’nin tarımsal üretimini artıracak uygulamalar üzerinde duruyor.
Türkiye helva-reçel sektörü, 2010 yılında meydana gelen aşırı sıcaklar ve değişen iklim koşulları nedeniyle hammadde bulmakta sıkıntı yaşıyor. Özellikle reçel yapımında kullanılan vişne, çilek ve kayısı gibi meyvelerin rekoltesinde yaşanan düşüş hammadde açığını da beraberinde getirdi. Bu noktada soğuk hava depolarında hammadde muhafaza eden firmalar, bir yandan da Türkiye’nin tarımsal üretimini artıracak uygulamaları tartışıyor. Sektör temsilcileri meyve yetiştirerek, hammadde temini güvence altına alınması, çiftçi ve sektöre destek verilmesi fikrinde birleşiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2009 yılını baz alarak hazırladığı bitkisel üretim istatistikleri de sektörün endişelerini doğrular nitelikte. Söz konusu istatistik tabloda reçel yapımında kullanılan kayısı ve ahududu üretiminde düşüş yaşanırken, vişne, çelik ve ayvada bir önceki yıla nazaran üretim biraz arttı. Sektör temsilcilerine göre 2009 yılında düşme eğilimi gösteren ve bir anlamda alarm veren tarımsal üretim ise 2010 yılı iklim koşullarıyla birlikte düşüşe geçti. Sektörde kullanılan meyvenin 2010 yılı itibariyle gayri resmi rakamlara göre yüzde 15-20 oranında rekoltesinin düştüğünü aktaran firma sahipleri, değişen iklim koşullarında Türkiye’nin tarımsal üretimini artıracak eylemlerin hayata geçirilmesini bekliyor.
Yeni nesil helva tüketimini düşürdü
Türkiye helva-reçel sektöründe 2010 yılı itibariyle 100 bin ton helva, 150 bin tonda reçel üretildi. Bugüne kadar geleneksel lezzetleri koruyarak, küçük çaplı üreticiler şeklinde faaliyetlerini sürdüren sektörde, son yıllarda uluslararası marka olma çabası da hakim. Bu noktada iç pazarı koruyarak, yurtdışına açılmak isteyen sektör için en büyük tehlike ise yeni nesil. Son yıllarda özellikle kahvaltı sofralarında helvaya daha az rastlandığına dikkat çeken sektör temsilcileri, yeni nesile helvayı sevdirecek uygulamalar ağırlık vermiş durumda. Bu noktada reçel sektöründe olduğu gibi diyabetik ve organik olma koşullarını yerine getiren helva üreticileri, aynı zamanda ambalajlama da küçülme yoluna giderek yeni nesilin ilgisini çekmek istiyor.
Helvaya göre biraz daha şanslı olan reçel sektörü ise son yıllarda ihracat atağıyla pazarını genişletmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda Ortadoğu pazarına yönelen firmalar, yoğun olarak ihracat yaptıkları Avrupa pazarına da ürünlerini marmelat şeklinde ulaştırıyor. Buradaki üretici kapasitesinin helvaya göre daha büyük ve kapsamlı olduğuna dikkat çeken firma sahipleri, bu alandaki markaların büyüme eğiliminde olduğunun altını çiziyor. Yine reçel üreticilerinin son yıllarda değişen teknolojiye uyum sağlayarak, Ar-Ge yoğun çalıştığını dile getiren firma sahipleri, bu sayede reçel sektörünün 2010 yılında yaklaşık yüzde 15 oranında büyüdüğünü kaydediyor. Helva-reçel sektörünün genel anlamda ihracat çalışmalarını ele alan sektör temsilcilerine göre ise tahin helvası sadece Kuzey Afrika ve Balkan ülkelerinde tanınıyor. Reçel pazarı ise oldukça geniş bir coğrafyaya hitap edebiliyor. Kuzey Afrika, Ortadoğu, Türk cumhuriyetleri ve Avrupa sektörün temas halinde olduğu pazarlar arasında yer alıyor.
Yeni arayışlar üretimin merkezini oluşturuyor
Sektörün son dönemde üzerinde durduğu önemli bir konuda iç pazarda tüketimin korunması yönünde. Şu an için sektörün yıllık üretiminin sadece yüzde 12-16’sını ihraç ettiği bilgisini veren firma sahipleri bu noktada iç pazarın son derece önemli olduğuna dikkat çekiyor. Bu doğrultuda sektörün ambalajda küçülmesinin yanı sıra farklı tatlar üzerinde durduğunu aktaran firma sahipleri, reçelde alışılagelen ezberi bozmak istediklerinin altını çiziyor. Son dönemde firmaların tüketicinin sağlıklı yaşama yönelmesinden hareketle diyabetik ve organik ürünlerin imalatına yönelmesi bu anlayışın bir ürünü. Bununla birlikte karpuzun, domatesin veya patlıcanın reçelini imal etme, organik reçellerin tamamını karıştırarak oluşturulan yeni bir tadı tüketicinin beğenisine sunma eğilimi sektörde son dönemde öne çıkıyor. Sektörün üzerinde önemle durduğu konulardan biri de yaz döneminde tüketimi düşen helva ve reçelin tüketilmesini artırma yönünde. Bu alanda çalışma içinde olan firma sahipleri, ürünlerinin tanıtımına ağırlık verme ve zincir marketlerde tüketiciyi bilgilendirme çalışmalarıyla tüketimi koruma eğiliminde.
Merdivenaltı üretime çare aranıyor
Sektörün sorunlarını da değerlendiren firma sahiplerine göre başlıca sıkıntılardan biri de merdivenaltı üretim. Standart dışı, gıda kodeksine uymayan üretimlerin yapılmasının sektörde haksız rekabete neden olduğunu savunan firma sahipleri bu konuda denetimlerin artırılmasını bekliyor. Merdivenalatı üretim yapan firmalar yüzünden son birkaç yılın rekabet etmekle geçtiğini aktaran sektör temsilcileri, bu durumun marka olmak isteyen üreticiye zarar verdiğine işaret ediyor. bununla birlikte Ar-Ge yoğun çalışan sektör için devlet desteğinin son derece önemli olduğuna atıfta bulunan firma sahipleri, devlet desteklerinin artırılmasını bekliyor. Bu amaçla sektöre Ar-Ge teşviği verilebileceğinin altını çizen firmalar, bu sayede pazarda çığır açacak ürünlerin imal edilmesi noktasında önemli bir adım atılacağına değiniyorlar. Son olarak döviz kurundaki istikrarsızlığın helva üreticisini vurduğunu anlatan firma sahipleri, tahin yapımında kullanılan ve helvanın ana maddesi olan susam fiyatlarındaki artışın sektöre olumsuz yansıdığı fikrinde birleşiyor.



