Hacıince, angus etiyle menü oluşturacak
- Perşembe, Kasım 11, 2010, 14:24
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
İlk etapta 1 milyon dolara mal olan 229 adetlik hamile damızlık ithalatının ardından eylül ayında bir milyon dolarlık bir ithalatla ikinci partiyi getireceklerini dile getiren Ahmet Hacıince, beş yıllık yatırım sürecinin ardından Türkiye’deki birçok lokantanın angus menüsünü kullanır hale gelmesini amaçladıklarını kaydetti.
Kırmızı et üretimiyle uluslararası fast-food zincirlerinden Burger-King’in Türkiye’deki üç tedarikçisinden biri olan Hacıince Et, üç kuşak devam eden kasaplık mesleğini dördüncü kuşakla büyüterek bugün entegre et tesisi haline geldi. Bu yıl ithal ettiği angus ırkı sığırlarla Türkiye’ye bir VİP menü sunmayı hedefleyen Hacıince, mayıs ayında ülkeye getirdikleri 229 angusa ek olarak 235 sığır ithalatıyla da yatırımını 2.5 milyon dolara taşıdı.
İthalatın uzun vadeli bir projenin ilk adımı olduğunu belirten Hacıince Şirketler Grubu Genel Müdürü Ahmet Hacıince, “53 yıldan bu yana sektörün içindeyiz. Daha az emekle daha fazla verimlilik çalışması çerçevesinde ithalata karar verdik ve dünyanın en etçil ırkı olan angus ithalatına karar kıldık. İlk etapta 229 adet ithal ettiğimiz hamile damızlıklar 1 milyon dolara mal oldu. Ekim ayında gerçekleştirilen ikinci parti ithalatın ardından, Hacıince VİP angus menü hedefine bir adım daha yaklaştık” dedi.
İthalatı Avustralya’dan yaptıklarını ifade eden Hacıince, “Amerika ve İrlanda’dan da ithalat şansımız vardı ama biz Avustralya’yı tercih ettik. Ürün kalitesi bizim için çok önemli. Damızlıklarımızın sağlığı ve soy ağacı da izlenebilirlik sistemimiz için önem arz ediyor. Avustralya hastalıklardan arındırılmış ve karantinası çok güçlü bir ülke olduğundan ithalat için tercih sebebimiz oldu” şeklinde konuştu.
Angus etinin Amerika’da lüks restoranlara menü olarak girdiğini söyleyen Hacıince, angus etiyle ilgili şu bilgileri verdi: “Angusun, bir menüye isim olacak kadar lezzetli ve özel bir eti var. Amerika’da bir restorana gittiğinizde angus menüsü dikkatinizi çeker. Fiyatı da diğer menülerden yüksektir. Etin mermerleşmesi dediğimiz yağın kas liflerine dağılması, bu ırkın etini lezzetli kılıyor. Ülkemizdeki sığırlarda ne kadar organik ortamda yetiştirirseniz yetiştirin, yağ tabakası etin üstünde kalır. Ama angus eti doymuş yağ oranı yüksek olduğundan ve bu yağı içinde barındırdığından pişme esnasında lifler arasındaki bu yağı çıkar, yağın lezzeti de etin içinde kalır. Bu lezzetli etin ülkemizde de kullanımı yaygınlaşsın istedik.”
“Beş yılda 2 bin 500 baş anaç anguslu bir çiftliğe sahip olacağız”
Beş yıllık yatırım sürecinin ardından Türkiye’deki birçok lokantanın angus menüsünü kullanır hale gelmesini amaçladıklarını kaydeden Hacıince, ithalatı yapmadan önce ‘Hacıince Angus Steak House’, ‘Angus Kasabı’, ‘Restogrilla’, ‘Dim Burger’ ve ‘Dimet’ isimlerine marka tescili aldıklarını açıkladı. “Bu isimlerden biriyle piyasaya gireceğiz” diyen Hacıince, üretim çiftliğinin Konya Beyşehir’de bin dönüm arazi üzerine kurulu olduğunu hatırlattı. Hacıince, “Çiftliğin toplam bünyesindeki 7 bin 500 başlık kapalı bağlı sisteme uygun ahırlarımızda, dışarıdan alınan ve kendi çiftliklerimizde doğumu olan genç besi hayvanları, besi grupları oluşturmak için 30 günlük periyotlarla aşı programları, ayak bakımı ve yem alıştırma aşamaları sonucunda büyük baş beslenmesine hazırlanır. Teknolojiyi yakından takip eden işletmemiz, saatte 12 ton yem üretim kapasiteli yem fabrikamızdan çiftliklerimizin yem ihtiyaçlarını karşılayarak kaliteli ve sağlıklı besi sağlayabilmekte, sahip olduğu yem karma vagonuyla da günlük 100 ton yem karışımı elde etmektedir” diye konuştu.
Beş yılın sonunda 2 bin 500 baş anaç angusla bir angus çiftliğine sahip olacaklarını vurgulayan Hacıince, “Bu hayvanın rantabl olması için en büyük sorun mera sorunuydu. 1 hayvan için minimum 15 bin metrekare mera lazım ki hayvan ihtiyaç duyduğu besinin tamamını doğadan alabilsin. Bu duruma çözüm olsun diye yine beş yıllık projemiz kapsamında 20 bin dönümlük mera kiraladık. Et yapma kapasitesi bu kadar yüksek bir ırkı fabrika yemiyle besleyemezsiniz. Mera yasasının gözde geçirilip düzenlenmesi gerekiyor” yorumunu yaptı.
“Alanya’da yılda 20 bin ton karkas et işliyoruz”
Yeni yatırımların Konya’ya yapılmasına rağmen Alanya’daki entegre tesisi kapatmayacaklarını ifade eden Ahmet Hacıince, bünyelerinde çalışan 160 personel ile Alanya bölgesinin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer aldıklarını kaydetti. 1992 yılında işletmeye açılan Al-Et tesisinin en yeni teknolojiye sahip makinelerle donatıldığını, altyapı, ekipman ve teknolojide 21. yüzyılı yakalamayı başardığını dile getiren Hacıince, “AB standartlarına uygun olarak kurulan tesisimiz 30 bin metrekare alana kurulu bulunuyor. Günde 200 büyükbaş, 400 küçükbaş hayvan kesim alanı ile yılda 20 bin ton karkas et işliyoruz. Konya’daki yatırım tamamlanınca da bu tesisimiz çalışmaya devam edecek” dedi.
Hacıince, Konya’ya kurmayı planladıkları mezbaha hakkında da şunları söyledi: “12 milyon Euro’luk yatırımla 2012’de faaliyete geçirmeyi planladığımız Konya merkezde kurulacak mezbahada günlük 500 adet büyük baş, bin adet de küçükbaş kesim kapasitesine sahip olacağız. Kuruluşumuzdan bu yana hiçbir yatırımımız için devlet desteği almadığımız gibi, banka kredilerinden de faydalanmadık. 12 milyon Euro’luk yatırım için de öz kaynaklarımızı kullanacağız.”
“Antalya’nın farklı yatırımlara ihtiyacı var”
Turizm yatırımlarının vergi kaybından dolayı Antalya ve ilçelerine kazanç sağlamadığını söyleyen Ahmet Hacıince, Antalya’daki otel yatırımları ile alışveriş merkezlerinin İstanbul ve Ankara merkezli olduğunu belirtti. Vergilerin Antalya’da ödenmemesi nedeniyle şehrin kazanamadığını aktaran Hacıince, “Bizim alternatifler üretmemiz gerek. Şu dönemde ‘10 bin yatak kapasitesine sahip bir otel mi, 5 bin baş hayvan mı’ diye soracak olsanız elbette ‘5 bin baş hayvan’ derim. Antalya’nın farklı yatırımlara, vergi gelirini ilde bırakacak kurumlara ihtiyacı var” yorumunu yaptı.
Kasap dükkanından şirketler grubuna…
Dördüncü kuşak yönetici olarak işlerin başında bulunan Ahmet Hacıince, firmanın faaliyetlerine 1957′de Alanya ‘da küçük bir kasap dükkanında başladığını hatırlattı. Yıllardır uygulamakta oldukları sağlıklı büyüme ve kurumsallaşma politikası sayesinde faaliyetlerini, bünyelerindeki dört anonim şirket barındıran Hacıince Şirketler Grubu olarak sürdürdüklerine değinen Hacıince, “53 sene önce küçük bir kasap dükkanımız vardı. Bugün 118 çeşit ürünü, 3 bin ton kapasiteli soğuk hava depolarımızda dinlendirdikten sonra, müşterilerimize ulaştırmak için kullandığımız 23 araçtan oluşan bir filomuz var. Biz işin çıraklığından geldik. Şimdi beşinci kuşağı işlerimizi devretmek üzere yetiştiriyoruz” dedi.



