Glikoz ithalatı kotası düşürülmeli

aricilikTürkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, sahte bal üretiminin önüne geçmek için glikoz ithalatında kotanın düşürülmesi, kontrollerin sıklaştırılarak, denetimlerin artırılması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin arıcılık yönünden bir hayli iyi durumda olduğunu belirterek, ”Arıcılıkta dünyada Çin’den sonra ikinci, Avrupa’nın en büyük ülkesiyiz” dedi.

Arı çeşitliliğinin yüzde 22’si, ballı bitkilerin yüzde 50′den fazlasının Türkiye’de bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, ”Kültürel arı zenginliğimiz, arıcılık kültürümüz var. Bunu daha iyi organize ederek, daha bilinçli arıcılık yaparak dünya lideri olmaya adayız” diye konuştu.

Avrupa Birliği ülkelerinin yıllık bal açığının 200 bin ton olduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:

”Türkiye’nin maksimum bal üretimi 82 bin ton. Biz bal üretimini üç katına çıkarsak dahi iç tüketimimizi de göz önüne alınca Avrupa’nın bal açığını karşılayamıyoruz. Avrupa’nın bal ihtiyacının belli bir bölümünü karşılayabilmek için arıcılık faaliyetlerini artırarak, bal üretim miktarını yükseltmeliyiz. Avrupa Birliği Türkiye için çok ciddi bir pazardır” diye konuştu.

Balın sahtesinin olmayacağını kaydeden Yılmaz, şunları söyledi:

”Adamlar sahte. Alıyorlar mısır glikozunu doldurup satıyorlar. Tarım Bakanlığı ile birlikte mücadele ediyoruz. Asıl sorun glikoz ithalatının artırılması. Türkiye’nin eskiden glikoz ithalatı şeker ihtiyacının yüzde ikisi kadardı. Bu yüzde 15′e çıkarıldı. Türkiye’de üretilen balın 10 katı kadar glikoz ithal ediliyor. Glikoz ithalatında kotanın düşürülmesi, kontrollerinin sıklaştırılarak denetimlerin artırılması lazım. Bunları yaptığımız zaman mücadelemiz kolaylaşır. Onlar kavanozların üzerine glikoz yazıp satsınlar.”

”Balımız iyi, marka sayımızı artırmalıyız”

Türkiye’de marka oluşturmanın kolay olmadığını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:”Türkiye’de ulusal 200, uluslararası bir kaç bal markamız bulunuyor. Kaçkarlar’da, Türkiye’nin her yerinde üretilen ballar son derece kaliteli. Özellikle Anzer Balı marka değerini çok yukarılara çıkarmış durumda. Marka sayımızı artırarak pazar payımızı artırmalıyız. Yurt dışına bal ihracatını kavanozlu ve markalı olarak yapmak zorundayız. Türkiye’de bir çok market açılıyor. Buralara yurt dışından gelen ballara müsaade etmeden kendi marka değerimizi de kabul ettirmemiz gerekiyor.”
Yılmaz, son dönemlerde yürütülen mera ıslah çalışmalarının da arıcılar açısından gelecek yıllarda olumlu sonuçlar ortaya çıkaracağını sözlerine ekledi.

Kaynak: Gözlem Gazetesi

Yorum yapabilirsiniz.

REKLAM


Diğer Başlıklar


roportaj
e pazarlamaİşte pazarlama böyle yapılır!

CESA Çiğ köfte’nin pazarlama ve reklam stratejisi diğer firmalardan biraz farklı. Her firmanın yaptığı gibi CESA Çiğ Köfte’de Tv, radyo ve gazetelerde kendi tanıtımlarını yapıyor. Buraya kadar herşey normal, çünkü bu mecralar klasik yöntemlerin dışına çıkmıyor. Fakat pazarlama stratejilerini diğer firmalardan ayıran en büyük özellik medya planlaması konusunda interneti çok iyi kullanıyor olması.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.
Copyright © 2010 Türkiye’nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.