“GDO, verimliliği artırmıyor, ilaç kullanımını azaltmıyor”

ferdan ciftciZiraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan, Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) ticaretini düzenleyen değil, GDO’ların üretimini ve ticaretini yasaklayan şekilde bir biyogüvenlik yasası çıkartılmasını beklediklerini söyledi.

TMMOB’ye bağlı ziraat ve gıda Mühendisleri odaları İzmir şubeleri ile çeşitli sivil toplum örgütleri, yaptıkları ortak basın açıklamasıyla, 1 Haziran’da Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldığı duyurulan ”Ulusal Biyogüvenlik Kanun Tasarısı”na, GDO üretimine olanak sağlayacağı iddiasıyla tepki gösterdi.

Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Çiftçi, oda binasında diğer örgütlerin temsilcilerinin de katıldığı toplantıda, 1 Haziran’da yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek tarafından yapılan bilgilendirmede ”Türkiye’de GDO’ların ekimine izin verileceğinin” öğrenildiğini söyledi.

Aynı hükümet açıklamasında, tasarıya göre, ”GDO’ların bebek mamaları, küçük çocuk besinleri ve biyoçeşitlilik merkezlerinde kullanılmasına izin verilmeyeceğinin” duyurulduğunu anlatan Çiftçi, ”Bebeklere ve çocuklara zarar vereceğini üstü kapalı kabul ettiğiniz GDO’lu ürünlerin büyüklere zarar vermeyeceğini nereden biliyorsunuz?” diye konuştu.

”Verimliliği artırmıyor, ilaç kullanımını azaltmıyor”
Çiftçi, dünyada büyük yabancı tohum firmaları tarafından patent altına alınan GDO’lu tohumlarının, ”daha yüksek verime sahip olduğu ve üretimde daha az tarım ilacına ihtiyaç duyulduğu” şeklinde lobisinin yapıldığını ancak, bunun uygulama örnekleriyle ve bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığını savundu.

Hindistan’da pamuk üretimine ilişkin yapılan bir araştırmada, normal pamuk eken çiftçilerin, GDO’lu pamuk türü olan Bt pamuk ekenlere göre yüzde 60 daha fazla gelir elde ettiğinin ortaya çıktığını belirten Çiftçi, aynı şekilde ilaç kullanımının da GDO ekimi yapılan yerlerde azalmak bir yana büyük bir hızla arttığını ileri sürdü.

Çiftçi, tarımda GDO’lu ürünlerin üretimine geçilmesinin en önemli zararının ise toprağın yapısının hızla bozulması ve tarımsal genetik zenginliğin geri dönüşsüz şekilde yok olması olduğunu savunarak, şunları kaydetti:

”GDO’lu tohumlardan yarar sağlayacak olanlar, büyük tohum ve ilaç şirketleridir. Çiftçiler bu tohumları bir daha kullanamayacaklarından ve bir süre sonra yayıldığı bölgede başka bir çeşidi yetiştirmeleri, bulaşmalarla zorlaştığı için, şirketin köleleri haline geleceklerdir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan beklentimiz, GDO ticaretini düzenleyen değil, GDO’ların üretimi ve ticaretini yasaklayan biyogüvenlik yasası çıkartılmasıdır.”

”GDO’lu ürünler raflarda” iddiası
Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ferdan Çiftçi, bir soru üzerine, Türkiye’de GDO’lu ürün üretimi, ithalatı ve satışı yasak olmasına karşın, GDO içeren ürünlerin market raflarında olduğunu iddia etti.

Dünyada GDO’lu ürün üretiminde ABD ve Arjantin’in başı çektiğini ve bu ülkelerden sadece ”GDO yoktur” beyanına dayalı yapılan mısır ve soya bitkisi ithalatı yoluyla GDO’lu ürünlerin tüketime sunulduğunu ileri süren Çiftçi, ”Özellikle mısırdan elde edilen glikoz şurubu ve nişastanın gıda üretiminde kullanılmasıyla GDO tüketiciye ulaşmış oluyor” dedi.

gözlem

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Etiketler:

““GDO, verimliliği artırmıyor, ilaç kullanımını azaltmıyor”” başlığına yorum yapıldı.

  • TÜRKKAN yazdı. 2 Kasım, 2009, 1:01

    HER ŞEY ORTADA NESLİMİZİ ÇÜRÜTEREK HASTALIKLI TOPLUMLAR YARATMAYA ÇALIŞIYOLAR. LÜTFEN BU KONUDA DAHA DETAYLI BİLG, VERİNİZ. GÜNÜMÜZDE MARKETLERİN RAFLARINSDAKİ
    ÜRÜNLERİN İSİMLERİNİ SIRALAYALIM İŞ İŞTEN GEÇMEDEN..TEŞEKKÜRLER İYİ ÇALIŞMALAR………

Yorum yapabilirsiniz.

REKLAM


Diğer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.
Copyright © 2010 Türkiye’nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.