Fiyat artışı durdurulamadı, hükümet kırmızı ette ‘ithalat’ silahını çekti
- Salı, Nisan 27, 2010, 12:55
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın hızla yükselen et fiyatlarını ucuzlatmak için talimat vermesinin ardından günlerdir merak edilen çözüme ilişkin ilk açıklama geldi. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Et ve Balık Kurumu’na canlı hayvan ve et ithalatı yapma yetkisi verildiğini açıkladı
İSTANBUL – Bir yıldır neredeyse fiyatı yüzde 100 artan kırmızı et fiyatlarına ‘ithalat’ freni geliyor. Besiciliğin yaşaması için Türkiye’de yasak olan kırmızı et ithalatı, hükümetin, ‘spekülatif’ dediği fiyat yükselişine yenik düştü. Kırmızı ette ithalat yasağı dün itibarıyla kalktı. İthalat izni üreticileri, ‘Türkiye’de hayvancılık biter’ tepkisiyle kızdırırken, kasaplar ve vatandaş memnun görünüyor. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Et ve Balık Kurumuna canlı hayvan ve et ithalatı yapma yetkisi verildiğini açıkladı.
Çağlayan, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, et fiyatlarında son günlerde meydana gelen spekülatif fiyat artışlarının dengelenmesi amacıyla, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlarla sürdürülen çalışmalar sonucunda, Et ve Balık Kurumu’na canlı hayvan ve et ithalatı yapabilmesi için gerekli belgelerin bugün (dün) itibarıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından verildiğini açıkladı.
Bakan süre vermişti
Ette ithalatın serbest bırakılmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Nisan için toplanan Meclis Genel Kurulu’nda, “Bir iki gün içinde bu konuyu çözün” talimatının etkili olduğu anlaşılıyor. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, geçen hafta perşembe günü yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı öncesinden bu yana et fiyatlarındaki durumu takip ettiklerini ve o günden beri besi sayımı yaptıklarını anlattı.
Üreticiye zarar verme amacı taşımadıklarını, et fiyatlarının yükselmesinin üreticilere değil spekülatörlere yaradığını ifade eden Eker, “İhtiyaç neyse biz onu gideririz. Geçmişte pirinçte yaptığımız gibi. Bayram sonrasında 1 milyon 700 bin civarında olan hayvan sayısı, geçen hafta yapılan sayımda 2 milyon 200 bin olarak belirlendi” demişti. Eker, yeterli sayıda hayvan bulunmasına rağmen spekülatörlerin fiyatlarla oynadığını belirterek, fiyatların normal düzeyine inmesi için sektör temsilcilerine bir haftalık süre tanıdıklarını söylemişti.
Gerekçe arz eksikliği
Et fiyatlarınadki artışa en büyük gereçe olarak canlı hayvan sayısının talebi karşılayamaması gösteriliyor. Bu nedenle yaklaşık bir yıldır et fiyatlarında artış yaşanıyor. Oysa kırmızı etin kilosu yedi yıl boyunca 10 ile 12 lira arasında satılıyordu. Şu anda karkas eti ortalama fiyatı 15-16 lira. Bunun yüzde 22 oranında kemiği çıkıyor.
Bu hesapla karkas kemiksiz dana etinin maliyeti 20 lira civarında. Yani 16 liraya satılan karkas, marketlerde 30-35 liraya kadar satılıyor. Kuzu ve koyun etinde ise fitak biraz daha yükseliyor. Karkas koyun eti 18 lira. Kemiksiz koyun ya da kuzu etinin kilosu 40 liraya kadar yükseliyor.
Almanya’da 3 avro
Diğer yandan et fiyatlarında Türkiye, dünyada da en yüksek olan ülkelerin başını çekiyor. Bugün Almanya’da etin kilosu 3 avro, Brezilya ve Arjantin gibi ülkelerde 2 veya 3 dolar. Edirne’ye 20 kilometre mesafedeki Bulgaristan’ın Sivilengrad kentinde, dana (Kıyma, bonfile, parça ve diğerleri) 9-12 liradan, koyun eti 6.5, kuzu eti (kemiksiz) 10, kemikli 8 liradan satılıyor.
Aynı yerde piliç 5, tavuk butu 3.5 ve tavuk filetosunun fiyatı 8 lira olarak dikkat çekiyor. Edirne’ye 18 kilometre mesafedeki Yunanistan’ın Orestiada kentinde ise dana eti 14-15 lira, kıyma 14, kuzu 18 liradan satılıyor.
Fiyat neden yükseliyor?
* Et fiyatlarının dengesi geçen yıl Türkiye’den Ortadoğu’ya koyun ihracatının yüzde 300’ü aşmasıyla bozuldu.
* Yılın ilk 8 ayında artan ihracat fiyatları yükseltirken, bunun üzerine gelen Kurban Bayramı tırmanışı hızlandırdı.
* Koyun eti fiyatlarındaki artış, bu ürünün muadili olan dana etine de yansıdı.
* Fiyatlardaki yükselişi gören besiciler, “Düşük fiyattan satmayalım, daha da yükselmesini bekleyelim” düşüncesiyle satışlarını kıstılar.
* Bu durum, fiyatların yükselmesini daha da hızlandırdı.
* Et üreticileri, “Son bir yıl içinde arpanın fiyatı 30 YKr`den 55 YKr`ye çıktı. Geçen yıl hasat döneminde 9 YKr olan samanın fiyatı 30 YKr`ye yükseldi.
Bir çuval besi yeminin fiyatı ise 20 YTL`den 32-33 YTL`ye yükseldi. Bu da besicilik maliyetlerin çok artırdı” diyor.
Kasaplar canlı istiyor
Bursa Kasaplar Odası Başkanı ve Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkan Yardımcısı Muhsin Yıldız, Kasaplar olarak ithalata olumlu baktıklarını ancak bunun canlı hayvan ithalatı şeklinde olması gerektiğini söyledi.
Yıldız, “Et ithalatına karşıyız. Et ithalatı, kamu kurum ve kuruluşların ihtiyacını karşılayacak şekilde Et ve Balık Kurumu tarafından belirli miktarda yapılabilir ancak genel anlamda canlı hayvan ithalatı şeklinde olmalı” dedi.
Avrupa ülkelerinden canlı hayvan ithalatı yapılırsa et fiyatlarının düşeceğini belirten Yıldız, “Canlı hayvan ithalatının önü açılırsa, kasaplar, ithalatçılar ucuz hayvanı bulup ülkeye getirir. Ucuz hayvanların ülkeye gelmesi ile birlikte 24 liraya kadar ulaşan bir kilogram kıymanın fiyatı 15 liraya kadar geriler. Bu durumda hem tüketici et yiyebilir hem de kasaplar iş yapar. Et fiyatının yükselmesi nedeniyle son haftalarda kasaplarda işler durma noktasına geldi. Birçok kasap dükkânı kepenk indirdi kapattı gitti” dedi. (Radikal)
‘Havyvancılığı bitirirsiniz’
Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Çelik, “Et ithalatına izin verirsek hayvancılığımızı bitiririz”dedi. Türkiye’ye geçmiş yıllarda ithal edilen etlerin kalitesine ilişkin de günlerce tartışma yaşandığına dikkati çeken Çelik, şöyle konuştu: “Et ithalatına izin verirsek ne olduğu belirsiz etlerin ülkemize girmesine onay vermiş oluruz. Bu bir yana et ithalatına izin verirsek hayvancılığımızı bitiririz. Damızlık et ve süt hayvanı ithalatına bir diyeceğimiz yok. Çünkü damızlık et ve süt hayvanı ithalatı bizim hayvan varlığımızın artmasını sağlar.
Biz hayvan varlığımızı azaltacak kararlar alırsak et ihtiyacımızı karşılamada iyice dışarı bağımlı hale geliriz.” Çelik, Türkiye’de hayvansal ürünlerin çok büyük bölümünün küçük ölçekli aile işletmelerinde gerçekleştiğini, bu işletmelerin diğer ülkelerdeki modern ve büyük ölçekli işletmelerle rekabet etmelerinin olanaksız olduğuna dikkati çekti.
‘Bir kez daha düşünün’
Ömer Çelik, et ithalatı konusunun bir kez daha masaya yatırılarak enine ve boyuna bir kez daha tartışılmasında yarar olduğuna inandıklarını kaydederek, “İthalat adı altında belki ucuz ama kalitesi tartışılır etlerin ülkemize sokulması halinde, bizim üreticilerimizin üretimi sürdürmek bir yana üretim yapmayı düşünmeye bile cesaretleri kalmaz” diye konuştu.
Avrupa’dan et ithalatı tartışılacak
Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker’in Avrupa Birliği ülkelerinden hayvan ithalatına yönelik politikalarını belirlemek için mayıs ayında Paris’te düzenlenen Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nün toplantısına katılacak. Söz konusu toplantıda Türkiye’nin Avrupa’dan et ithalatının da masaya yatırılması bekleniyor. Yetkililer Avrupa Birliğinde süt sığırı deli dana hastalığına yönelik toplantının her yıl mayıs ayında gündeme geldiğini ancak bu yıl et fiyatlarının yükselmesi nedeni ile Türkiye’nin tavrının farklı olabileceğini söyledi.
Örgütün kararları neler?
Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nün (OIE) aldığı kararlar arasında, insan ve hayvan sağlığı açısından en önemli olanı, Deli İnek Hastalığı (BSE) riskini taşıyan ülkelerin grup değiştirilmesiyle ilgili.OIE, BSE açısından ülkeleri üç ana grupta topluyor. Birinci grup; Belirsiz bilinmeyen risk, ikinci grup; Denetlenebilir risk ve üçüncü grup ise İhmal edilebilir risk. Her ülke risk gruplarını dikkate alarak dışalımını düzenliyor ve belirsiz risk grubuna giren ülkelerden hayvan alımı yapmıyordu.
Veterinerler endişeli
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Mehmet Alkan, “Popülist bir yaklaşımla en üst düzeyde et ithalatının tekrar gündeme getirilmesi ve bu konuda ilgili bakana talimat verilmesi, tüm üreticiler ile birlikte biz Türk Veteriner Hekimleri Birliği’ni de endişeye sevk etmiş ve hayal kırıklığına uğratmıştır” dedi. Et ithalatının hayvancılığın gelişmesine telafisi mümkün olmayan zararlar vereceğini iddia eden Alkan, şöyle dedi: “İthal et, halk sağlığımız ve hayvan sağlığımız açısından önemli riskler ortaya koyacak. Hiçbir ülke kaliteli etini ihraç etmek istemez, kesim öncesi ve kesim sonrası veteriner hekim muayeneleri ile ilgili bilgi sahibi olmadığımız etlerin kalitesi ve sağlığı konusunda emin olmamız mümkün değildir.” Alkan, hayvancılığın siyasi mülahazalardan uzak bir devlet politikası şeklinde ele alınmasını gerektiğini belirterek, hükümetten et ithalatına başlamadan son vermesini, 2011 yılının ‘hayvancılık yılı’ olarak ilan etmesini istedi.radikal



