Fındık fiyatları aşağı çekilecek

semsi bayraktarTZOB’tan hükümete “fındık stratejisi” eleştirisi

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Şemsi Bayraktar, geçtiğimiz hafta açıklanan yeni fındık stratejisini eleştirerek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) piyasadan çekildiğini açıklamasının yanlış olduğunu kaydetti. Fındık üretim alanlarının 2012 yılına kadar 406 bin hektar alana çekilmesinin ekonomik ve sosyal kayıplara neden olacağı uyarısında bulunan Bayraktar, hasada çok kısa bir süre kala yapılan sistem değişikliğinin fındık fiyatlarını aşağıya çekeceğini söyledi.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Fındık Sektör Raporu’nu açıklayarak yeni fındık stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzaktan algılama sistemi ile belirlenen Türkiye fındık dikim alanlarının 691 bin hektarken, Tarım Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada bu alanın 642 bin hektar olarak ifade edildiğini belirten Bayraktar, 49 bin hektarlık alanın yok sayıldığını kaydetti. Bayraktar, “406 bin hektarlık ruhsatlı araziye alan bazlı gelir desteği, 176 bin hektarlık araziye telafi edici ödeme desteği verileceği ifade edilirken, 60 bin hektarlık dikili fındık alanının ne olacağına dair bir açıklık getirilmemiştir. Kısaca toplamda 109 bin hektar dikili fındık alanı ilgili Kararname ile yok sayılmıştır” dedi.

“ALTERNATİF ÜRÜN ÜRETİMİNİN YAPILMASI İMKANSIZ”
Kararnamede Türkiye geneli 750 metre rakım üzerinde bulunan 82 bin hektar dikili fındık alanı söküm yapılması şartı ile telafi edici ödeme kapsamına alınmasına rağmen, bahsi geçen arazilerde iklim ve arazi yapısı nedeniyle alternatif ürün üretiminin yapılmasının imkansız olduğuna dikkat çeken Bayraktar, şöyle devam etti:
“Serbest piyasa şartları oluşturulmadan, üretici alıcı karşısında güçlendirilmeden ve özellikle lisanslı depoculuk sistemi devreye girmeden, fındığın serbest piyasa şartlarına bırakılması endişe vericidir. Üreticinin, maliyetin altında serbest piyasa şartlarında oluşacak bir fiyat karşısında korunması için müdahale alımları yapabilecek bir mekanizmanın hayata geçirilmesi zaruridir. Fındık piyasasında tam rekabet koşulları yoktur. Az sayıda alıcı çok sayıda satıcı (üretici) olduğu bu günkü durumda TMO’nun piyasadan çekildiğini açıklaması yanlıştır.”

“DEVLET ÇİFTÇİDEN YANAYIM DİYEMEDİ”
Üç yıl önce Fiskobirlik’in uygun görülmemesi nedeniyle en güçlü müdahale kurumu olan TMO’nun devreye sokulduğunu anımsatan Bayraktar, şöyle dedi:
“Şimdi ise TMO devreden çıkarıldı. Çiftçi, kiminle karşı karşıya kaldı? Çiftçi, normal işleyen bir piyasanın oluşması için gerekli olan arkasındaki, devlet desteğini kaybetti. Devlet, ben çiftçiden yanayım diyemedi.
Fındıkta işletmelerin küçük olması, finansal ve örgütsel sorunlar, fiyat oluşumunda çiftçilerin etkinliğini ortadan kaldırıyor. Serbest rekabet koşullarında alıcı ve satıcı hakkaniyetli bir ortamda buluşturulmalıdır. Devlet bunun için vardır. Adil piyasa koşullarının oluşması için devlet, sosyal devlet anlayışı gereği piyasayı düzenlemelidir”

“ÜRETİM ALANININ 406 BİN HEKTARA ÇEKİLMESİ İLE EKONOMİK KAYIPLAR YAŞANACAK”
Fındık üretim alanlarının 2012 yılına kadar 406 bin hektar alana çekilmesi ve arz fazlasının ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini kaydeden Bayraktar, dünya fındık üretiminin yüzde 75’ini ve ticaretinin yüzde 85’ini gerçekleştiren Türkiye’nin, bu uygulama ile dünya fındık üreticisi ülkeler arasındaki üstünlüğünü kaybederek ekonomik ve sosyal kayıplar yaşayacağını vurguladı. Bu uygulamanın gerçekleşmesi halinde arz talebinin karşılanamaz hale geleceğini, üretimin ihracata bile yetmeyeceği uyarısında bulunan Bayraktar, dünyada fındık talebinin arttığını kaydetti. Kararnamede ihracat miktarının ve iç piyasada tüketimin arttırılmasına yönelik bir çalışmanın olmaması da dikkat çekici olduğunu ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti:
“Alan bazlı destek uygulanması verim ve kalitenin düşmesine neden olacağından, desteğin üretime yönelik ve ürüne verilmesi daha doğru bir uygulama olacaktır. Çiftçinin desteklenmesi düşüncesi doğru, ancak enstrüman yanlıştır. Ürüne destek verilmesi ticareti kayıt altına alacaktır. Kararnamede stok yönetimi ile ilgili bilgi yer almamaktadır. Türkiye’nin dünya fındık piyasasında gücünü ve istikrarlı fiyat politikasını sürdürebilmesi, yıllık 50-60 bin ton fındığın bir stok müessesi garantisi ile sağlanabilecektir. Uluslararası piyasalarda belirleyici olmak için böyle bir stokun olması gerekir. Ruhsatlı alanla bu stok gerçekleşemez. Müdahale alımları, sadece devlete yük olmamış, ihracat gelirlerini de artırmıştır.”

“FINDIK FİYATLARI AŞAĞI ÇEKİLECEK”
Kararnamenin fındık üreticisi çiftçiler açısından değerlendirildiğinde uygulamada önemli sorunları da beraberinde getireceğinin açık olduğunu dile getiren Bayraktar, hasada çok kısa bir süre kala yapılan bu sistem değişikliği açıklamasının, fındık fiyatlarını aşağıya çekeceğine işaret etti. “Tüccar fiyatı aşağı çekerek, desteğin bir kısmını çiftçi ile kırışacak, paylaşacaktır. Nitekim kırışma hızlı başladı. Kararname açıklanmadan önce 4 TL’den bağlantı yapan tüccar, fiyatı 3,1 TL’ye çekti” diyen Bayraktar, fiyatların daha da aşağıya düşmesinden endişe ettiklerini söyledi.
Bundan en büyük zararı, prim desteğinden faydalanamayan toplam fındık üreticisinin üçte birini oluşturan çiftçinin göreceğini kaydeden Bayraktar, “Bu strateji ile çiftçi dayak yedi. Makro açıdan Ülke kazanacak mı? Kazanacaksa dayak yemeye razıyız. Fındık fiyatlarının düşmesi ile ihracat miktarımız artsa bile toplam ihracat gelirimiz düşecektir” dedi.

Yorum yapabilirsiniz.

REKLAM


Benzer Başlıklar


roportaj
e pazarlamaİşte pazarlama böyle yapılır!

CESA Çiğ köfte’nin pazarlama ve reklam stratejisi diğer firmalardan biraz farklı. Her firmanın yaptığı gibi CESA Çiğ Köfte’de Tv, radyo ve gazetelerde kendi tanıtımlarını yapıyor. Buraya kadar herşey normal, çünkü bu mecralar klasik yöntemlerin dışına çıkmıyor. Fakat pazarlama stratejilerini diğer firmalardan ayıran en büyük özellik medya planlaması konusunda interneti çok iyi kullanıyor olması.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.
Copyright © 2010 Türkiye’nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.