Felsefeciydi, zeytinci oldu ‘Altın Sızma’yı yarattı

altın sızmaFelsefe bölümünü bitirdikten sonra yurtdışında yüksek lisans eğitimi alan, Türkiye’ye döndükten sonra da Akhisar’da zeytincilik yapmayı tercih eden Kaan Doğançay, Altın Sızma markasıyla 0.3 dizyem gibi çok düşük asitli yüksek kalite zeytinyağı üretiyor. Butik üretimle kaliteyi yüksek tutarak marka değerini artırmayı hedefleyen Doğançay, üretim hacmi ile beraber pazar payını daha da artırmak istiyor. İngiltere’de dil eğitimi alan, daha sonra Almanya Paderborn Üniversitesi’nde başladığı yüksek lisans eğitimini Avusturya’da Viyana Üniversitesi’nde tamamlayan Doğançay, Akhisar Kapaklı bölgesinde aldığı 50 dönüm tarlasında 5 yıldır zeytincilik yapıyor.

Kendi yetiştirdiği ürünlerinin tarladan başlayarak sofraya gelene kadarki sürecini titizlikle takip ettiğini belirten Doğançay akademisyen olmak yerine neden zeytinciliği tercih ettiğini şöyle anlattı: “Kendi işimi yapmak ve zamanı özgür kullanmak için zeytinciliğe başladım. Doğayla baş başa olmak, üretimle doğayı birleştirmek benim için önemli. Tarımı bilinçli olarak yapıyorum, geleneksel tarım ile bilimsel bilgiyi birleştiriyorum. Böylece aynı zamanda hem yüksek verim elde ediyor, hem de sağlıklı ve lezzetli ürünler üretebiliyorum.”

Sofralık zeytin ve zeytinyağında Avrupa’nın en önemli merkezlerinden biri olan Akhisar bölgesinde yetişen ürünleri işleyip tüketiciye sunan Doğançay, “Dip zeytin diye tabir ettiğimiz toprağa değmiş zeytinin asiti yüksek olur. Bu yüzden dip zeytinleri biz kesinlikle yağlık zeytinlerle karıştırmayız. Dip zeytinlerden elde edilen yağların asiti yüksek, kokusu ağır ve düşük lezzetli olur. Çoğu üretici zeytini biriktirip, bekleterek sıkar, bu sırada asit yükselir. Biz butik zeytin üreticisi olduğumuz için zeytinin yağ kalitesinin düşmesine izin vermeden günlük sıkarız. O yüzden de Altın Sızma’nın kokusu ve rengi bile şişede kendini fark ettirir” dedi. Küçük alanda butik üretim yaparak kendi başına marka değeri oluşturduğunu vurgulayan Doğançay, üretim hacmi ile beraber pazar payını daha da artırmayı hedeflediğini belirtti.

Sadece kendi ürününü işliyor

Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin büyük bir kısmının büyük firmalar tarafından gerçekleştirildiğini, her işte olduğu gibi miktar büyüdükçe kontrol süreçlerindeki titizliğin azaldığını kaydeden Doğançay, “Biz sadece kendi ürettiğimiz zeytin ürünlerini işliyoruz. Oysa büyük firmalar, çok sayıda küçük üreticiden topluyor. Bu da standart kaliteyi bozuyor. Ayrıca depolama çok önemli. Büyük markalar, küçük üreticilerden topladıkları ürünün üretim ve depolama koşullarını sürekli takip edemezler. Çünkü üreticilerin birçoğu zeytinyağını sağlıksız koşullarda bekletir. Oysa yüksek kalitede üretilen zeytinyağı bile sağlıksız ya da ideal olmayan koşullarda depolandığı taktirde, çok hızlı bir şekilde kalitesini kaybedebilir” diye konuştu.

Doğançay, kendi ürünlerini kendi depolarında tuttuklarını, saklama koşullarının uygun olması halinde zeytinyağının çok uzun süre tazeliğini koruyabildiğini belirterek,”Hem üretim hem de saklama koşullarında titiz davranılırsa, ürün, yüksek kalitede tüketiciye ulaştırılabilir. Bizim bu konudaki titizliğimiz de standardı yüksek bir kalite yakalamamıza olanak veriyor” dedi.

Altın Sızma’nın asit oranının 0.3 dizyem olduğunu söyleyen Doğançay, şöyle konuştu: “0.8 asit ve altındaki derecelerde üretilen zeytinyağı sızmadır. Dünyada ve Türkiye’de yıllara göre değişmekle beraber, rekoltenin sadece yüzde 5 ile 20’si arasında kalan bir oranda sızma zeytinyağı çıkar. Geriye kalanı yüksek asitliği ve düşük nitelikli olduğundan çok yüksek ısıda rafine edilmek zorundadır. Bu da zeytinyağının temel yapısal niteliklerini bozar. Oleik asit zeytinden başka hiçbir yerde bulunmaz ve çok yararlıdır. Ancak yüzde 0.8 ya da en fazla yüzde 1 oranında bulunursa faydalıdır. Daha yüksek oranda olursa, hem mideyi tahrip eder hem de yüksek asit yağı bozar. Öyle ki sızma zeytinyağlarını, SPA merkezlerinde masaj yağı olarak kullanmak üzere bize ciddi oranda talep gelmeye başladı. Sonuçta her şeyin olduğu gibi zeytinyağının da en doğalı, her bakımdan en sağlıklısıdır”

Organik gübre ve mineralli su

Doğançay, Altın Sızma ürünlerini yetiştirirken sadece iyi yanmış havyan gübresi ve tamamen organik bir gübre olan leonardit (humus ya da fosil) kullandığını, kesinlikle suni gübre kullanmadıklarını vurguladı. Ayrıca en sağlıklı yöntem olan damlama sulama tekniğini uyguladıklarını kaydeden Doğançay, zeytinliklerin bulunduğu Kapaklı bölgesinde çıkan maden ve mineral bakımından zengin suyun ise verim ve lezzeti artıran bir unsur olduğunu söyledi. Doğançay sözlerini şöyle tamamladı: “Üretimde gösterdiğimiz özenin yanı sıra kalitenin yüksek olması coğrafi özelliklere de bağlı. Zira İstanbul ve İzmir arasındaki bölgede dünyanın en kaliteli zeytin ve zeytinyağları üretiliyor.”

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.