Enflasyonda kiraz vakti

kiraz fiyatlarıSon üç aydır tarihinin en düşük seviyelerini gören enflasyon mayısta sürpriz yaptı. Enflasyon mayısta yüzde 2,42 artarak yüzde 1 civarındaki beklentileri altüst etti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre yıllık enflasyon ise yüzde 7,17’ye fırladı. Bu sürpriz hava koşullarıyla da bağlantılı. Yağmurlu ve soğuk havalar üretimi etkiledi ve yaz meyveleri sezona düşük üretimle başladı. Özellikle fiyatı 15 liraya ulaşan kiraz, 4.5 liradan satılan erik ve kilosu 3.5 lirayı gören çilekte beş katına varan fiyat artışları yaşandı. Yaz meyvelerindeki artışlar gıda fiyatlarının mayısta % 4,71 artmasına yol açtı. Yüzde 2,42’lik enflasyon artışının 1.25 puanı sadece gıda fiyatlarından kaynaklandı.

Kirazdaki artış nisan ayı verisi bulunmadığı için TÜİK istatistiklerinde görülmüyor. Ancak TÜİK Fiyat İstatistikleri Grup Başkanı Cengiz Erdoğan Radikal’e yaptığı açıklamada kullandıkları aralık bazlı endekse göre yaptıkları hesaplamayla kiraz fiyatlarında beş katı artış bulunduğunu vurguladı. Enflasyon ve gıda fiyatlarındaki artışın nedeninin de kiraz başta olmak üzere erik ve çilek gibi yaz meyvelerindeki zamlardan kaynaklandığını söyleyen Erdoğan “Geçen yıl mayıs günlük güneşlikti. Bu yıl ise yağmurlu ve üretim de düşük” dedi. Giyim fiyatlarına zam da sürdü. Nisana göre yüzde 11,68 artan giyim fiyatlarının enflasyona etkisi ise 0.84 puan. En yüsek artış ise yüzde 10 ile tişört fiyatında yaşandı.

Beklentiler yükseltildi
Enflasyondaki şok artış sonrası ekonomistler yüzde 6,5-7 arasında değişen yıl sonu enflasyon tahminlerini
yüzde 7,5-8 arasına çıkardılar.

Merkez Bankası faiz arttırabilir
Yüzde 6,9’luk yıl sonu beklentisinin de üzerinde gelen mayıs ayı enflasyonu Merkez Bankası’nı sıkıştıracak. Her ne kadar mayısta enflasyonda işlenmemiş gıda fiyatları kaynaklı artış yaşanacağını raporlarında dile getirse de enflasyonun yüzde 7,17’ye fırlaması Merkez’in işini bozuyor. Ekonomistler Merkez’in acil yöntem değişikliğine gitmesi gerekebileceğini belirterek istemese de faiz artışına zorlanabileceğini vurguluyor. Çekirdek enflasyonda da artış var. Merkez Bankası’nın para politikası ve faiz kararlarını belirlemek için takip ettiği özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden H enflasyonu yüzde 5,14’e, I enflasyonu ise yüzde 4,72’ye yükseldi. Rakamlar piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. Bono faizi yüzde 8,74’ten yüzde 9,02’ye kadar çıktı. Dolar ise 1.5822 TL’den 1.5900 TL’nin üstüne yükseldi. Güne yaklaşık yüzde 1’lik artışla 63.708 puandan başlayan İMKB, yaklaşık yüzde 1,4 düşerek 62.769 puana kadar indi.

NASIL YORUMLANDI
Karşılıklar artabilir
FİNANSBANK EKONOMİSTİ CEVDET ÇAĞDAŞ ÜNALl: Gıdadaki artış bizdeki ve piyasa beklentisindeki sapmayı açıklıyor. Çekirdek göstergelerde geçen ay başlayan artış bu ay da devam ediyor. Merkez Bankası’nın politikasını çok fazla etkilemeyecektir. Yılın ikinci yarısında faiz arttırımı değil, zorunlu karşılıklarla sıkılaştırma olur.

Rakam moral bozucu
EFG BAŞEKONOMİSTİ HALUK
BÜRÜMCEKÇİ: Gıda çok sürpriz yapmış, yükseliş olacaktı ama çok sert olmuş, onun dışında ciddi bir şey görmüyorum. Moral bozuyor yıllık rakamın yüzde 7.2’ye çıkması, bence Merkez Bankası’nın da tahmininin üzerinde geldi. Gıdanın yüksek olması mevsim koşullarıyla ilgili, bir şey değiştirmez.

Acilen adım atılmalı
RBS BAŞEKONOMİSTİ TIMOTHY ASH:Merkez Bankası adına ekonominin aşırı ısındığına dair net sinyaller geldiği için geleneksel olmayan politika duruşundan uzaklaşmaları gerekecek. Hükümetin de seçimler sonrası mali politikayı agresif bir şekilde sıkılaştırması gerektiği görüşündeyiz. Adımların acilen atılması gerekiyor.
Maliyetler yansıdı

UNICREDIT EKONOMİSTİ GÜLDEM ADABAY: Çok kötü rakamlar. Piyasada mutlaka etkisi olacaktır. Mevsimsel hareketler dışında TL’deki zayıflamanın, özellikle de maliyetlerin artıyor olmasının etkisi TÜFE’ye yansımış görünüyor. Asıl sorun olan ÜFE’deki gıda tarafındaki hareketin TÜFE’ye de yansımış olması. Merkez görüşünü değiştirecektir.
Politika sorgulanabilir

YATIRIM FİNANSMAN BAŞEKONOMİSTİ LEVENT DURUSOY: Yıllık enflasyonun gelmiş olduğu seviye para politikasının sorgulanmasına yol açabilir. Her ne kadar ÜFE’nin altında tarım fiyatlarında yaşanan yüzde 2’lik gerileme gelecek dönem için bir düzeltme ihtimalini gündeme getirse de yüzde 4.7’lik gıda enflasyonunun tamamen geri alınmasını beklemiyoruz.

HABER ANALİZ/ UĞUR GÜRSES

Çekirdek hedefi bulacak!

Açıklanan sayılara bakılırsa gıda fiyat artışı son 10 yılın rekoruyla aylık yüzde 5’lik artışla, TÜFE’nin yıllık yüzde 7.7’ye sıçramasına yol açtı. Hedef ise yüzde 5.5’te duruyor. Bu durumu sıradışı ya da geçici olarak yorumlayan ekonomistlerin yıl sonu tahminleri ise yüzde 7.5-8 arasında. Yıl sonu hedefi yüzde 5.5 ama tüm bu dalgalanmaları yaratan unsurlar dışarıda bırakıldığında ana çekirdek enflasyonun yıllık yüzde 4.72’ye gelmiş olması asıl dikkat çekici olan.
Enflasyon konusunda birkaç temel sorunumuz var.
Biri, hedefe ulaşamayan enflasyon söz konusu olduğunda kesinlikle bir bahanemiz var: Gıda fiyatlarındaki dalgalanma, kamu vergi ayarlamaları ya da uluslararası enerji ve emtia fiyat artışları. Sıradışı sert artışlar olduğunda da otoriteler bu durumun geçici bir artışı temsil ettiğini söylüyorlar.
İkincisi de, hedefin yüzde 5.5 olduğu bir yerde çekirdek enflasyonun yüzde 4.72 olduğu yere gelmiş durumdayız. Çekirdek enflasyonun hedef TÜFE’ye bu kadar yaklaşmasına izin veren bir para politikasıyla, dışsal arızi etkenlerle hedeften sapma sürpriz midir? Para politikasının etkilerini zaman içinde göreceğimiz doğru: ama faiz kararlarının etkilerini. Çekirdek enflasyonun manşet enflasyon hedefine (TÜFE hedefine) yakın seviyeye yaklaşmasının sorumluluğu, uygulanan para politikasında ve gevşetilen faiz oranlarındadır.
Üçüncü bir durum da şöyle: Enflasyon sayılarının açıklandığı bir gün, bunun temel nedenlerinden daha çok “Merkez Bankası’nın açıklaması şöyle olacaktır” mealinde yorumlar sıklaşıyorsa, para otoritesine olan güven azalmış, nasıl bir bahane bulacağı tahmin edilmeye çalışılıyor, konuşuluyor demektir. Yapmamız gerekenlerden kaçınabiliriz, ama sonuçlarından kaçınamıyoruz işte!

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.