Ege Bölgesi’nde 800 civarındaki zeytinyağı işletmesi yeni sezona korku içinde girdi!

zeytinyagiEge Bölgesi’nde 800 civarındaki zeytinyağı işletmesi, toplam 150 bin ton zeytinyağı üretiminin beklendiği yeni sezona korku içinde girdi. Geçen yıl Çevre ve Orman Bakanlığı, üretim sırasında ortaya çıkan zeytin karasuyu için işletmelere lagün (atıksu havuzu) kurma zorunluluğu getirmişti. Gelen tepkiler üzerine verilen bir yıllık geçiş süreci geçtiğimiz 5 Ekim’de doldu. Ancak işletmelerin büyük bölümü, yeni zeytinyağı sezonunda Bakanlığın istediği şartları yerine getiremedi. Geçen ay ortasında zeytin sıkmaya başlayan tesislerin sahipleri, hapis ve kapatılma korkusu altında üretime devam ediyor. Çünkü bakanlık, işletme kapasitesine göre ve sızdırmazlık şartlarında lagün kurmayan işletmelere 70 bin lira para cezasının yanı sıra tesisi kapatma ve 2 yıla kadar hapis cezası verecek.

EK SÜRE VERİN
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Üyesi ve zeytinyağı işletmecisi Nejat Özduran, maliyeti 100 bin liraya ulaşan lagün sistemini işletmelerin yüzde 95′inin kuramadığını belirterek, “Biz de çevreyi kirletmek istemeyiz. Ancak, dünya bile bu soruna çare bulamadı. Bize ek süre verilmeli” diye konuştu. Ortalama büyüklükte bir işletmenin lagün kurabilmesi için 3-4 dönümlük alana ve bin tonluk sızdırmaz havuza ihtiyacı olduğunu belirten Özduran, “Bu yatırımı çok az işletme yapabildi. Şu an Çevre Bakanlığı’nın ceza tehditi Demokles’in Kılıcı gibi başımızın üstünde sallanıyor. Eğer baskı olursa kimse zeytinyağı üretimi yapamaz. Hepimiz bu işi bırakmak zorunda kalırız. Üretimin tehlikeye girmemesi için EBSO olarak Bakanlık’tan ek süre istedik. Yunanistan, karasuyu çevreyi kirletmeyecek hale getiren iki fazlı sisteme 5 yılda geçti. Bize de bu hak tanınmalı” diye konuştu.

KAPATTIRMAYIZ
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Mustafa Tan da, zeytinyağı tesislerinin kapatılması halinde Türkiye’de zeytinciliğe balta vurulacağını söyledi. Tan, “Çevre Bakanlığı, ‘lagün yapmayan işletmeleri kapatırım’ diyor. Yok öyle yağma. Bu 25 yıllık sorun. 25 yıldır buna izin verilmiş, şimdi bir anda kapatılarak çözüm bulunmaya çalışılıyor. Oysa bu sorun Türkiye’nin ihmalkarlığından kaynaklanmıyor. Çevreyi kirletmeyen iki fazlı sisteme geçmek için 5 yıllık ek süre verilsin. Yatırımların yarısı kırsal kalkınma desteklerinden karşılansın” dedi. Zeytin ve zeytinyağı sektörünü UZZK’nın temsil ettiğini savunan Tan, UZZK’nın rızası olmadan herhangi bir işletmenin kapatılamayacağını dile getirdi.
AK Parti Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk de, karasu sıkıntısının büyük boyutlara ulaştığına dikkat çekti. Ertürk, yeni sezonda bir sorun yaşanmaması için önümüzdeki günlerde İzmir’de toplantı yapacaklarını, Çevre ve Orman Bakanlığı yetkilileri ile Ege’deki zeytinyağı tesisleri yetkililerini bir araya getireceklerini söyledi.

ORTAK YAPILABİLİR
İspanya, Yunanistan, İtalya gibi ülkelerin de bu soruna tam bir çözüm bulamadıklarını ifade eden Ertürk, “Mevcut sistemde zeytin işlenirken zeytinyağı, prina ve karasu çıkıyor. Çevreciler karasunun kimyasal özelliklere sahip olduğunu ve çevreye zarar verdiğini savunuyor. Ama, mesele dünyada çözülemedi. Biz son 3-4 yıl içinde 50 milyon yeni fidan diktik. Yakın sürede Türkiye’de zeytinyağı üretimi 150 bin tonlardan, 300 bin tonlara çıkacak. Bu sorunu bir an önce çözmeliyiz” diye konuştu. Lagün sisteminin sağlıklı olmadığını da iddia eden Ertürk, prina ve karasunun birlikte çıktığı iki fazlı sisteme geçilmesini önerdi. Bunun için 30-40 işletmenin birleşerek ortak prina tesisi kurmaları gerektiğini ifade eden Ertürk, Kırsal Kalkınma Destekleri’nden bu yatırıma destek verilebileceğini söyledi.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Diğer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.