Dünyada ürün bolluğu bitti
- Perşembe, Ocak 28, 2010, 17:36
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, tarımsal üretimin dünya genelinde azaldığına dikkat çekerek artık ürün bolluğu ve ucuz ithalat döneminin bittiğini söyledi. Çin ve Hindistan gibi ülkelerin bile ihracatçı iken ithalatçı konumuna geldiğini kaydeden Reis, “Değişen dengelere göre tarımsal üretimini artırmak zorunda olan Türkiye, toprağının, suyunun değerini bilip, tarımsal üretimdeki potansiyelini iyi kullanmalı” dedi. Dünyada ve Türkiye’de giderek yaygınlaşan obezite sorununa da değinen Mehmet Reis, yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de kadınların yüzde 40′ının erkeklerin ise yüzde 20’sinin obez olduğunun belirlendiğini ve Türkiye’nin, Avrupa’nın en obez ülkesi olma yolunda hızla ilerlediğini kaydetti.
Düzenlediği basın toplantısında gıda sektöründeki gelişmeleri değerlendiren Mehmet Reis, dünyada tarımsal üretimin giderek azalmasının bir çok ülkeyi kırmızı alarm seviyesine geçirdiğini kaydetti. Reis, tehlikeli gidişe BM Tarım ve Gıda Örgütü’nün dü dikkat çektiğine işaret ederek, “Örgüt, 2030 yılına kadar gıda üretiminin yüzde 50 oranında artırılmasının şart olduğunu açıkladı. Küresel ısınma sonucu yaşanan kuraklık nedeniyle dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ekim alanlarının azalma ve üretimde istikrarsızlık yaşanıyor. Ekilebilir alanın yüzde 10′undan fazlasının sulanmaması topraklarımızı atıl duruma itiyor” diye konuştu. Reis, dünyada bolluk döneminin bittiği görüşünü dile getirdi ve şu bilgileri verdi: “Çin’de pirinç ve fasulye üretimi yüzde 20 azaldı. Çin, susam ve süt tozu ihracatçısı iken ithalatçı pozisyonuna geldi. Hindistan 1988 yılından bu yana ilk defa yeşil mercimek ithal etmeye başladı. Dünyanın en büyük pirinç üreticilerinden olan Çin, Pakistan ve Hindistan pirinç ihracatını durdurdu. Hindistan yağlı tohumlarda ihracatçı konumundan ithalatçı konuma geldi. Pakistan, Bangladeş ve Filipinlerde pirinçte üretim yüzde 10-20 düştü. Filipinler ilk defa pirinçte ithalat yaptı. Çin, Arjantin ve Amerika’da fasulye üretimi azaldı. Çin’de fasulye fiyatlarında yüzde 60 artış oldu. Amerika’da son beş yıl içinde fasulyenin tonu 700 dolardan 1180 dolara çıktı. Dünyada Türkiye’den sonra ekimi yapılan Baldo pirinci, İtalya’da 780 Euro’dan 880 Euro’ya yükseldi.”
Mehmet Reis, pirinç üretiminde Türkiye’nin elinde çok önemli bir fırsatın bulunduğunu, Trakya bölgesinde inşası süren Hamzadere ve Çakmaklı barajlar’nın tamamlanması durumunda, 1981 yılından bu yana kronikleşen pirinç ithalatına son verilebileceği gibi, ihraç etme şansının dahi yakalanabileceğini söyledi. Reis, “Ülkemizde halen 800 bin ton çeltik üretiliyor. Bu barajların devreye girmesiyle birlikte yüzde 30 artışla 130 bin ton pirinç fazlası ile pirinç ithalatına gerek kalmayacak” diye konuştu. Yabancı yatırımcıların Türk tarım sektörüne büyük ilgi duyduğunu, ancak Türkiye’nin potansiyelini yeterince değerlendiremediğini anlatan Reis, “Türkiye toprak, iklim ve su kaynakları açısından tarıma elverişliliği ile de çoğu ülkelerden üstün durumda. 2009 yılında 500 binden fazla işsiz tarım sektöründe iş imkânı bulmuştur. Dolayısıyla tarım sektörüne yatırımlar arttırılmalıdır” dedi. Konuşmasında GDO konusuna da değinen Mehmet Reis, konunun açlığa çare bulmak gibi gerekçelere dayandırılmasının doğru olmadığını belirterek, asıl amacın tekel oluşturmak ve bağımlı kılmak olduğunu savundu.
Kadınların yüzde 45′i kuru fasulye pişirmeyi bilmiyor
Günümüz önemli beslenme sorunlarından biri olan obeziyete ilişkin açıklamalarda da bulunan Mehmet Reis, Türkiye’nin sofra kültürü ve damak tadının fast-food tarzı hazır yiyeceklerle dejenerasyona uğradığını söyledi. “Çocuklar sağlıklı ve dengeli beslenmiyor. Bu da obezite sayısını hızla arttırıyor” diyen Reis, tıpkı sigarayla olduğu gibi obezite ile de mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti. 2009 yılı Temmuz ayında 13 ilde yaptırdıkları araştırmayla da ilginç sonuçlara ulaştıklarını belirten Reis, “Ağırlıklı olarak bayanlar üzerinde yapılan araştırmada ankete katılanların yüzde 45′i kuru fasulye, nohut, bulgur yemeği yapmayı bilmiyor. Gençler börülce, bezelye, barbunya, bakla ile yapılan yemekleri tanımıyor. Ev hanımları bakliyat yemeklerini pişirmeyi zahmetli görüyor. Ne yazık ki çocuklar kuru fasulyeyi ancak anneannesinde veya babaannesinde yiyebiliyor” dedi.
Toplantıda konuşan Türk Diyabet Cemiyeti Obezite Araştırma Vakfı Diyetisyeni Ceren Yolaçan da, Türk insanının giderek obez olan Avrupalılara benzediğini söyledi.
Türk ve Osmanlı Mutfağı Araştırmacısı Vedat Başaran ise, endüstriyel üreticilerin damak kodlarını deşifre ettiğine dikkat çekerek, “Artık beslenmemize kendimiz karar veremiyoruz. Endüstriyel üreticiler keyifli ve lezzetli ürünleri kullanıyorlar. İnsanların yeme alışkanlığı hazıra yöneldikçe, restoranlar da artık hazır gıdaya yönelecek. Kendi olğan beslenme tarzımıza yeniden dönmeliyiz. Mutlak suretle bulunduğunuz yerin mevsimsel ürünleriyle beslenmek zorundayız” diye konuştu. Aşçılar Derneği Başkanı Ahmet Yavuz da, Türk geleneksel mutfağının giderek kaybolduğunu belirterek, önlem alınmazsa durumun daha tehlikeli bir hal alacağını söyledi.
Türkiye, 2 yıl sonra pirinç ithalatını durdurabilir
Mehmet Reis, pirinç üretiminde Türkiye’nin elinde çok önemli bir fırsatın bulunduğunu, Trakya bölgesinde inşası süren Hamzadere ve Çakmaklı barajlar’nın tamamlanması durumunda, 1981 yılından bu yana kronikleşen pirinç ithalatına son verilebileceği gibi, ihraç etme şansının dahi yakalanabileceğini söyledi. Reis, “Ülkemizde halen 800 bin ton çeltik üretiliyor. Bu barajların devreye girmesiyle birlikte yüzde 30 artışla 130 bin ton pirinç fazlası ile pirinç ithalatına gerek kalmayacak” diye konuştu. Yabancı yatırımcıların Türk tarım sektörüne büyük ilgi duyduğunu, ancak
Türkiye’nin potansiyelini yeterince değerlendiremediğini anlatan Reis, “Türkiye toprak, iklim ve su kaynakları açısından tarıma elverişliliği ile de çoğu ülkelerden üstün durumda. 2009 yılında 500
binden fazla işsiz tarım sektöründe iş imkânı bulmuştur. Dolayısıyla tarım sektörüne yatırımlar arttırılmalıdır” dedi.
kobiden



