Bursalı yemek sanayicileri korsan firmalarla savaşta

omer faruk aslanobaEndüstriyel yemek sanayinde hizmet veren Bursalı 25 firmanın 2003 yılında bir araya gelerek oluşturduğu Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD), 2006 yılından bu yana çatı kuruluşu olan Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) kapsamında çalışmalarını yürütüyor. Bursa’da endüstriyel yemek sektörünün yüzde 85′ine sahip olan 25 firma temsilcisi, krizle beraber sektördeki yıpranmanın arttığına dikkat çekerek, “sektördeki gelişme, durmanın ötesinde daha da geriye gidiyor” yorumunda bulunuyor. Krize rağmen hammadde fiyatlarında yaşanan artış, sanayi kenti Bursa’da daralan kapasiteler sektörü olumsuz etkileyen başlıca sorunlar arasında. En büyük sorunlardan biri olaraksa ‘korsan firmalar’ görülüyor. Hem üretici hem de tüketici açısından büyük bir tehdit olarak görülen merdivenaltı üretimin sebepleri ise girdi faiyatlarındaki artışın yanı sıra denetimsizlik ve tüketicilein bilinçsizliği olarak sıralanıyor. Sektör temsilcileri gıda maddeleri ihracatında yaşanan artışı da tehlikeli görüyor.

BUYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Aslanoba, ‘merdiven altı’ olarak tabir edilen ve üretimin hangi koşullarda yapıldığı bilinmeyen firmalardan hizmet alımı yapan şirketlerin halen var olmasının, toplum sağlığı için ciddi tehdit oluşturduğunu vurguladı. Aslanoba, “Kaliteden ödün vererek, kullanılan malzemeden eksiltip fiyat düşürerek, sağlıksız koşullarda, hijyen ve sanitasyon şartlarına dikkat etmeden fiziki ve teknik yeterliliği olmayan ruhsatsız yerlerde üretim yaparak sektörde var olan firmalara karşı, tüketici bilincinin geliştirilmesi gerek. Tüketicinin yemek aldığı işletmeyi yerinde denetim yaparak takip etmesi ve bunun sonucunda da sağlıklı beslenmeye yönelik çalışmalara destek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Böylece piyasadaki bu haksız rekabetin önüne geçileceğini ve herkesin insani hakkı olan sağlıklı beslenme ölçütlerinin oluşturulabilineceğini düşünüyoruz” dedi.

Denetim yok

Endüstriyel Yemek sektöründe faaliyet gösteren firmaların derneklere ve YESİDEF’e kayıtlı olanların denetlenebildiğinin, kayıt dışı çalışan merdiven altı firmaların ise denetlenemediğinin altını çizen Aslanoba, “Denetim olmadığı için korsan firmalar çok düşük fiyatlara yemek satıyorlar. Dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan küresel ısınmaya bağlı her 1 derecelik sıcaklık artışının tarım ve hayvancılık sektöründe yüzde 10 oranında verim kaybına yol açtığı göz önüne alındığında, rekoltenin düşük olmasının endüstriyel yemek sanayini nasıl olumsuz etkilediğine dikkat çekmek istiyoruz. Devlet’in bu sene açıklamış olduğu enflasyon rakamları, gıda fiyatlarındaki gerçek artışı yansıtmadığı gibi, TÜFE / ÜFE enflasyonu ile gıda fiyatlarındaki artık arasında da büyük bir uçurum var. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yıllık enflasyon yüzde 8.4 oranında, oysa yemek sektöründeki fiyat artışları yüzde16′dan fazla. Bu durumda düşük fiyatla yemek satan kayıt dışı, denetlenmeyen firmalar bozuk ve kalitesiz gıda kullanıyorlar. Böyle olunca da işine yatırım yapan, kendini geliştiren, kaliteye yönelik eğitimler yapan, kalifiye personel kadrosunu oluşturmuş ve tüm yasal yükümlülüklerini yerine getiren firmalar sektörde kendilerine yer bulmakta oldukça zorlanıyor. Devletin denetim kurallarının yanı sıra, hizmeti satın alan müşterilerin de kendi içlerinde iyi bir denetim mekanizmalarının olması gerekiyor” diye konuştu.

Toplu yemekte maliyetin ağırlıklı kısmını oluşturan gıda fiyatlarındaki artışın yüzde 27′nin üzerinde olduğuna vurgu yapan Aslanoba, “Yaklaşık 5 milyar dolarlık ciroya sahip, 350 bin net, 1,5 milyon dolaylı çalışanın istihdam edildiği sektörde zor günler yaşanıyor. Mevcut fiyatlarla yemek verilmesi, kaliteden ödün verilmedi demektir ve verilen yemeğin sağlıklı olduğunu söylemek asla mümkün olmayacaktır. Toplu yemek hizmeti alırken fiyata bakarak alınıyorsa, kalite ve hijyen anlamında tüm sorumluluk hizmeti alana aittir” açıklamasında bulundu.

Firmalar,

5 okulda catering kursları açtık

Martaş Yemek ve Gıda San. Tic. AŞ Genel Müdürü Erkan Erk: Başta otomotiv ve tekstil sektörleri ve bu sektörlerde faaliyet gösteren yabancı ortaklı firmalarıyla Bursa, ülkemizin en gelişmiş sanayi kentlerinden biridir. Bu firmaların standardı yüksek yemek hizmeti talebi Bursa’da endüstriyel yemek sanayinin gelişimini hızlandırdı. Sektörde eğitimli personele fazlasıyla ihtiyaç var. Ara eleman sıkıntısını çözebilmek adına M.E.B. ile birlikte meslek liselerinde çalışmalar başlatılmış, ilk başta pilot okullar seçilmiş ve bu yönde eğitimler verilmeye başlanmıştır. Biz de BUYSAD olarak Bursa’daki kız meslek liseleriyle ortak bir işbirliğine gittik ve 5 okulda catering kursları açtık. Mezun olan öğrencileri fabrikalarımızda istihdam edecek, sektöre kazandırmış olacağız. Dünya olarak bir mücadeleden geçiyoruz. Bu olumsuz şartlara en dirençli olan, verimli çalışan, organizasyon yapısı iyi olan firmalar ayakta kalacaklar.

Ara eleman sorunu da var

Bulutoğlu Gıda ve Lojistik Hizmetler AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Barbaros Bulutoğlu: Sektörümüzün en büyük sorunu merdiven altı firmalar ve bu firmaların yaşamasına neden olan bilinçsiz müşteri profilidir. Diğer bir başka sorun ise ara elaman sorunudur. Sürekli büyüyen bir sektör olan endüstriyel yemek sektörü ara eleman bulma konusunda artık sıkıntı yaşamaktadır. Öte yandan kaliteli yemek hizmetinin ucuz ve sağlıksız yemek ile fiyat açısından rekabet edememesi YESİDEF çatısındaki, belirli standartlarda üretim yapan firmaları çok zor durumda bırakmaktadır. Otomotiv ve yan sanayi ağırlıklı olan fabrikaların krizin de etkisiyle işçi çıkartması, üretimlerini durdurması Bursa’da faaliyet gösteren endüstrüyel yemek sektörü temsilcilerini çok etkilemiştir.

Tüketicilerin piyasayı terbiye etmesi gerek

Örnek Yemek Sanayi İşletme Koordinatörü Refik Özen: Ana girdilerimizden hububat bakliyat ve ayçiçeği yağı fiyatları bizi 2008 yılbaşında fazlasıyla etkiledi. Dünyada küresel ekonomik kriz 2008′in sonunda başladı gibi görünüyor ancak yılbaşında biz krizi yaşadık. Fiyatlardaki anormal artışlar bizlere olumsuz yansıdı. Biz bu artışları müşteriye yansıtmadık. Aradaki açığı kar marjlarından kapatmaya çalıştık. Bu süreçte köklü olmayan firmalar zorlandı ve kapanan firmalar oldu. Tam bu süreci atlatıyoruz derken tüm sektörleri etkileyen küresel kriz başladı. Bursa’da başta otomotiv ve tekstil sektörü olmak üzere pek çok sektör, bu krizden fazlasıyla etkilendi. İşçi çıkarmalar da bize doğrudan yansıdı. İnsan sağlığı ile uğraşan bir sektör içindeyiz ve faaliyetimizle motivasyona doğrudan katkı yapıyoruz. Bu sürecin sağlıklı ve kaliteli olmasının maliyetleri var. Sektörde ham madde hijyen ve personel unsuru var. Tüketicilerin piyasayı terbiye etmesi gerekir.

Belirli bir fiyat politikası oluşturulmalı

Özden Yemek Sanayi İşletme Müdürü Metin Sertler: Sektörde ‘merdivenaltı’ firma çok. Bu firmalar nedeniyle fiyat politikaları çok değişken oluyor. Sektörde belirli bir fiyat politikası oluşturulmalı. Merdivenaltı çalışan firmalar konusunda denetimlerin arttırılması sağlanmalı.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Diğer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.