Bulgurcular, KDV indirimi istiyor

bulgur Bulgur üretimi yapan sanayici temel gıda maddelerine uygulanan yüzde 1′lik KDV oranının bulgur için de geçerli olmasını istiyor. Buğdayı yüzde 1 KDV ile almalarına karşın, işleyip bulgur haline geldikten sonra yüzde 8 KDV ile sattıklarını anlatan sektör temsilcileri bu uygulamanın kayıtdışılığı artırdığını vurguluyor. Benzer bir sıkıntıyı ihracat esnasında da yaşadıklarını anlatan üreticiler, bulgur ihracatında da Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) verilmemesinden şikayetçi. Çikolata, makarna gibi hemen tüm gıda maddelerinde belli bir tondan sonra DFİF ödendiğini belirten sektör temsilcileri, bulgurun gıda maddeleri arasında üvey evlat gibi görüldüğünü söylüyor.

Benzer durumun pirinçte de yaşandığını dile getiren üreticiler, çeltiğin de yüzde 1 KDV ile alınıp pirinç haline geldikten sonra yüzde 8 KDV ile satıldığını anlatıyor. Ancak çeltik üretiminin devlet kontrolü altında yapılması nedeniyle kayıtdışı sorununun bulgura oranla daha az yaşandığına işaret ediliyor. Her iki üründe de satışta yüzde 8 KDV uygulanmasına işlenmiş olmalarının gerekçe gösterildiğini kaydeden üreticiler, mercimeği örnek gösteriyor. Mercimeğin de yüzde 1 KDV ile alınıp işlendiğini hatırlatan sektör temsilcileri, satışın da yine yüzde 1 KDV ile yapıldığını anlatıyor. Bu durumun bulgur konusunda ciddi yatırımlar yapan firmaların merdivenaltı üretim yapan üreticilerle rekabetini zorlaştırdığını dile getiren üreticiler, sorunun acilen çözülmesini bekliyor.

Duru: Marketlerde bulgurun yüzde 80′i çuvallı satılıyor

Karaman’da 50 bin metrekare alan üzerinde faaliyet gösterdiklerini anlatan Duru Bulgur Gıda San. Tic. AŞ Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru, günlük 150 ton bulgur işleme kapasiteleri bulunduğunu dile getirdi. Çalışmalarını 300 kişi ile sürdürdüklerini belirten Duru, 3′üncü fabrikanın yatırımına başladıklarını ve gelecek yıl sonunda tamamlanmasıyla birlikte üretim kapasitelerinin iki katına çıkacağını anlattı. Gerek bulgur üretim teknolojisine gerekse istihdama yönelik yatırımları bulunmasına karşın uygulanan KDV oranları nedeniyle pazarda istedikleri oranlarda satış yapamamanın sıkıntısını yaşadıklarını vurgulayan İhsan Duru, özellikle Güneydoğu Anadolu’da kayıtdışı çalışan firmalarla rekabet edemediklerini söyledi.

Marketlerin büyük çoğunda paketli ürün yerine dökme ürünlerin tercih ettiğine işaret eden Duru, “Örneğin İstanbul’da Anadolu Yakası’nda marketlerde satılan bulgurun yüzde 80′i dökme dediğimiz şekilde açıkta satılır” dedi. Merdivenaltı üreticilerin maliyetlerinin, ürünü teknolojik yöntemlerle üretmemeleri nedeniyle çok düşük olduğunu anlatan İhsan Duru, “Bir de KDV ödemeyip, yüzde 8 indirimli satmaları nedeniyle çok ciddi bir haksız rekabet ortaya çıkıyor. Karaman’da sergi usulü bulguru güneşte kurutma sisteminin yasaklanmasına karşın Güneydoğu Anadolu’da halen bu yöntemler kaçak yollarla da olsa kullanılıyor. Büyük sanayiciler teknolojiye yatırım yaparken halen bu tür yöntemlerle üretim yapılmasına anlam veremiyoruz. Bu tür imalatlara izin verilmemesi gerek” şeklinde konuştu.

İhracatta da bulgur konusunda çeşitli sıkıntılar yaşanabildiğini ifade eden Duru, “Özellikle Kuzey Irak’a ihracatta fiyat rekabeti yapamamamız nedeniyle zorlanıyoruz. Ayrıca bulgur ihracatında DFİF verilmemesi de ayrı bir sıkıntı çünkü makarnada, çikolatada dahi belli bir tonun üzerine DFİF ödeniyor” dedi.

Memiş: KDV inerse fiyatlar da yüzde 7 azalır

Nohut, mercimek, fasulye gibi hemen tüm tarım ürünlerinde yüzde 1 KDV uygulanmasına karşın bulgur ve pirinçteki yüzde 8 KDV uygulamasını doğru bulmadıklarını anlatan TAT Bakliyat San. Tic. AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Memiş, bu durumun kayıtdışılığı artırdığını vurguladı. Çeltiğin devlet kontrolünde üretilmesi nedeniyle çok büyük sorunlar yaşanmamasına karşın, buğday üretiminin kontrolsüz olması nedeniyle bulgurda kayıtdışılığın yüksek olduğuna işaret eden Memiş, rekabette zorlandıklarını söyledi. KDV’nin yüzde 1′e inmesi halinde hem kayıtdışılığın ortadan kalkacağını hem de Türkiye’nin gerçek ihtiyacının ve tüketiminin ortaya çıkacağını anlatan Şerafettin Memiş, tüketici açısından da fiyatların yüzde 7 azalacak olması nedeniyle bu uygulamanın önem taşıdığını belirtti.

“Devletin bir taraftan teknolojiyi desteklerken bir taraftan KDV oranlarını yüksek tutarak yatırımları zorlaştırmasına anlam veremiyoruz” diyen Memiş, teknolojiye yatırım yapmayan ve kayıtdışı çalışan merdivenaltı üreticileriyle rekabet edememeleri nedeniyle istedikleri tüm pazarlara giremediklerini söyledi.

Arslan: Kayıtdışı özendiriliyor yatırımlar boşa gidiyor

Arbel AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Arslan ise mevcut uygulama ile kayıtdışılığın özendirildiğine dikkat çekti. Bu nedenle yapılan yatırımların boşa gittiğini kaydeden Arslan, ciddi firmaların pazara giremediklerini anlattı. Konuyu Türkiye İhracatçı Meclisi (TİM) olarak ziyaretleri sırasında Tarım Bakanlığı’na da ilettiklerine değinen Mahmut Arslan, “Bizim önerimiz pirinç ve bulgurun diğer temel gıda ürünleri gibi toptanda yüzde 1, perakende de yüzde 8 KDV ile satılmasıdır. Böylece tüketici daha kaliteli, hijyen ve güvenilir ürünler tüketecektir. Kayıtdışı da ortadan kalkacak, devlet kazanacaktır” diye konuştu.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.