Bitkisel yağda en önemli pazar Irak

yağAA Muhabirinin sorularını yanıtlayan Mete, hububat, bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü bünyesinde yer alan bitkisel yağlar ihracatının son yıllarda başarılı bir grafik sergilediğini belirterek, 2008 yılında sektör ihracatının 677 milyon doları aştığını bildirdi.

Bitkisel Yağlar grubunda ayçiçeği tohumu yağının yüzde 70,6 oranında büyük bir ağırlığı bulunduğuna dikkat çeken Mete, bu ürünü yüzde 21 ile margarinin izlediğini hatırlattı.

Mete, sanayicinin uygun koşullarda ve yeterli miktarda hammadde bulmasının, bitkisel yağ ihracatının çok daha ileri düzeylere çıkmasında kilit rol oynayacağına işaret ederek, sektör ihracatında yakın ve komşu ülkelerin en büyük paya sahip olduğunu vurguladı.

Zekeriya Mete, 2009 yılının 10 ayında Türkiye’nin bitkisel yağ ihracatındaki başlıca pazarların Irak ve Suriye olduğunun altını çizerek, ”2009 yılının 10 aylık döneminde yüzde 47′lik pay ile Irak, bitkisel yağ ihracatında en önemli pazarımız. Bu zamana kadar Irak’a 172 milyon lira bitkisel yağ ihracatı yapıldı. Toplam ihracat ise değer olarak 365 milyon doları aşmıştır” diye konuştu.

”REFERANS FİYAT DÜZENLENMELİ”

Yağlı tohumları işleyerek nihai ürün haline getiren bitkisel yağ sektörünün bünyesinde büyük bir ihracat potansiyeli barındırdığını dile getiren Mete, şöyle konuştu:

”Ancak, yerli hammadde üretiminin ihtiyacı karşılayamaması ve Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında bile ham ayçiçeği yağı ithalatının yılın sadece belli mevsiminde yapılabilmesi, sanayinin yabancı alıcılarla kontrat yapmasını zorlaştırmaktadır.

Bir taraftan yerli üretimin artırılmasına dönük akılcı politikalar uygularken diğer taraftan bahse konu dönemin uzatılması hatta yılın tamamına yayılması bitkisel yağ ihracatımızı olumlu etkileyecektir.

Öte tarafta, bitkisel ham yağ ithalatındaki referans fiyat uygulamasının ihracatçılarımızı rahatlatacak biçimde yeniden düzenlenmesi ve dökme sıvı yağ ihracatında standart döviz kullanım oranının sektörün realitesi ile uyumlu hale getirilmesi gereklidir.”

Yağlı tohumların Türkiye’deki üretimi hakkında bilgi veren Mete, çiğit ve ayçiçeğinin toplam yağlı tohumlar üretiminin yaklaşık yüzde 89′unu oluşturduğunu ve Türkiye’deki yerli üretimin iç talebi karşılayamaması sebebiyle ithalata başvurulduğunu kaydetti.

Mete, sahip olduğu besin değerleri açısından yağlı tohumların önemli bir tarımsal ürün grubu olarak değerlendirildiğini belirterek, Türkiye’de, tarımı yapılan yağlı tohumlu bitkiler grubunda, ayçiçeği, soya, susam, yer fıstığı, haşhaş, kanola, aspir ve pamuk çiğitinin yer aldığını hatırlattı.

Beslenme ve sağlık konularına yönelik artan ilgiye paralel olarak tüketim ve beslenme alışkanlıklarının değiştiğini ve insan beslenmesinde önemli yer tutan bitkisel yağların tüketiminin yükseldiğini ifade eden Mete, seçilmiş yağlı tohumlar üretiminin 2008 yılında 2,31 milyon ton olduğunun tahmin edildiğini söyledi.

Zekeriya Mete, 2008 yılı itibariyle ayçekirdeği üretiminin 900 bin tonu yağlık, 91 bin tonu çerezlik olmak üzere 1 milyon tona yaklaştığının tahmin edildiğini belirterek, ülkemizdeki 34 bin tonluk soya üretiminin yeterli olmaması nedeniyle ithalata gidildiğini ve sürekli artan talebin ithalat ile karşılanmaya çalışıldığını anlattı.

Kanola yağının pek çok ülkede bioyakıt olarak kullanılabilmesinin stratejik bir özellik olarak dikkati çektiğini vurgulayan Mete, Türkiye’de 2006 yılında 12 bin ton düzeyinde üretilen kanolanın üretiminin 7 kat artarak, 2008 yılı itibariyle 84 bin tona yaklaştığını ifade etti.

”ÜRETİM ALANLARI GENİŞLETİLMELİ”

Mete, Türkiye’nin yağlı tohumlarda büyük bir oranda dışa bağımlı olmasının, bu hammaddeleri işleyecek sanayicinin yerli kaynaklardan ham yağ bulmasını güçleştirdiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

”Yerli üretimin talebi karşılayamaması ithalatı zorunlu hale getiriyor. Dolayısıyla, kısa vadede yağlı tohum bitkileri üretim alanlarının genişletilmesi büyük önem arz etmektedir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı açıklamalarına göre, 2009 yılı yağlı tohumların desteklenmesi çerçevesinde, kütlü pamuk, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, kanola ve aspir üreten üreticilere yaklaşık 706 milyon lira destekleme ödemesi yapılmıştır. Destekleme primlerinin vaktinde açıklanması ve ödenmesi hususlarında titizlikle durulmalıdır.”

Yağlı Tohumlar ihracatındaki ilk üç ürünün sırasıyla haşhaş tohumu, ayçiçek tohumu ve pamuk tohumu olduğunu hatırlatan Mete, 2008 yılı itibariyle 86,3 milyon dolarlık yağlı tohum ihracatı gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Mete, Hindistan’dan Almanya’ya, Japonya’dan Yunanistan’a kadar pek çok ülkeye yağlı tohum ihracatı gerçekleştirildiğini dile getirerek, 2009′un ilk 9 aylık dönemi itibariyle 63,5 milyon dolarlık yağlı tohumlar ihracatı yapıldığını ve bunun yüzde 40′lık kısmının Hindistan’a yönelik olduğunu bildirdi.

Zekeriya Mete, 2008 yılında 1 milyar 190 milyon dolar olan yağlı tohumlar ithalatının da, 2009′un dokuz aylık dönemi itibariyle 589 milyon dolar düzeyinde gerçekleştiğini belirtti.

AA

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Etiketler:

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM


 

Benzer Başlıklar


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.