Beyaz ette 10 yılın ardından rahatlama süreci yaşanıyor

beyaz etYaklaşık 10 yıl boyunca sıkıntı çeken beyaz et sektörünün, 2009 yılı başından bu yana rahatlama süreci yaşadığını kaydeden Beyza Piliç Genel Koordinatörü Necmettin Çalışkan, “Son yıllarda Türkiye’nin komşu Müslüman ülkelerle olumlu ilişkiler içine girmesinin sektöre katkıları oldu” dedi.

Yem sektöründe 1979 yılında faaliyet göstermeye başlayan ve halen başta piliç eti üretimi olmak üzere tarım, sanayi, ticaret ve ihracat konularında hizmet veren Beyza Piliç’in Genel Koordinatörü Necmettin Çalışkan, yaklaşık 10 yıl boyunca sıkıntı çeken beyaz et sektörünün 2009 yılı başından bu yana rahatlama süreci yaşadığını söyledi. Çalışkan, “Son yıllarda Türkiye’nin komşu Müslüman ülkelerle olumlu ilişkiler içine girmesinin sektöre katkıları oldu” diye konuştu.

Akyem AŞ’nin dört grup şirketinden oluşan bir aile şirketi olduğunu ifade eden Necmettin Çalışkan, yürüttükleri faaliyetlere ilişkin bilgiler verdi. Şu an Adana merkezli olmak üzere Hatay, Mersin, Kahramanmaraş ve Osmaniye’de faaliyet gösterdiklerini, yurtiçinde Konya’dan Van’a kadar günlük yaklaşık 30 ile servis yaptıklarını belirten Çalışkan, şunları söyledi: “Grubumuz dört şirketten oluşuyor. Bu şirketler; Akyem, Beyza Piliç, Sinokrot ve Vivaldi Yayıncılık olarak sıralanıyor. Yurtiçindeki geniş ulaşım ağımızın yanı sıra yurtdışında da yoğun oranda çalışmalarımız oluyor. Yurtdışı pazarında Türki cumhuriyetler ve Arap ülkelerine ağırlıklı ihracat gerçekleştiriyoruz. Başta piliç olmak üzere, yem, soya ve yumurtanın da içinde yer aldığı ürün grubumuzda 13 kalem yer alıyor.”

Beyza Piliç olarak Türkiye’de ilk kez bayıltmadan, el ile tavuk kesimi yaptıklarını ve tüm aşamalarda uzman hekimler kontrolünde üretime devam ettiklerini söyleyen Çalışkan, “Tavukçuluk sektöründe çeyrek asırdan fazladır üretim yapıyoruz. Her ürünümüze gururla damgamızı vuruyor ve yaptığımız her üretimin arkasında duruyoruz. Hammaddelerimiz uzmanlar tarafından, laboratuvarlarımızda analiz edildikten sonra yem yapılıyor ve tavuklarımız sağlıklı koşullarda, kontrol altında beslenerek yetişiyor” dedi. Çalışkan, şöyle devam etti: “Piliçleri hava ile soğutuyoruz, soğuk zincirine azami dikkat ediyoruz ve taşımayı frigorifik kasalı araçlarla yapıyoruz. Kaliteye verdiğimiz önemi, sahip olduğumuz sertifikalarla da tescilliyoruz. İSO 22000:2005 Gıda güvenlik sistemi, TS EN İSO 9001:2000 Kalite yönetim sistemi, TS EN İSO 14001:2004 Çevre yönetim sitemi ve OHSAS 18001 İş güvenliği sistemi belgelerine sahibiz.”

“İSO İkinci 500 başarı değil”

Entegre tesis olarak faaliyet göstermelerinin sonucunda, sektörün en krizli yıllarında dahi İSO İkinci 500 Listesi’nde yer alabildiklerini ifade eden Çalışkan, ‘Ortada bir başarı söz konusu değil” diyerek, şunları kaydetti: “Kimi zaman kontrolünüz altında olan iç etkenleri olumlu, verimli yapabildiğiniz halde, dıştan kaynaklanan etkenlere müdahale söz konusu olmayabiliyor. Faizle borçlanmamayı prensip edinmiş ve ödeme dengesini çok iyi kontrol eden sermaye yapımız, manevi değerlere bağlılığımız, çalışanlara ya da müşterilere yalan söylemeyişimiz, tesis edebildiğimiz güven duygusu, dürüst ve güvenilir personel istihdamı, yönetimin kendi içindeki bütünlüğü ve büyüğe itaat, ortakların problemleri kendi aralarında çözmesi, sosyal sorumluluklar çerçevesinde yerine getirdiğimiz görevleri, bizi bu noktaya getiren iç sebepler olarak değerlendirebiliriz. Bunun yanında bizim dışımızda gelişen etkenler de var. 10 yılı aşkın süredir yaşanan sıkıntılı sürecin etkisiyle üretimin daralmış olmasıyla oluşan üretim açığının fiyatlara yansıması, kırmızı ette yaşanan yüksek fiyat, sektörel krizi aşma çabası olarak başlayan komşu ülkelere yapılan ihracatın, normal süreçte de devam etmesi ve Müslüman Arap turistlerin ülkeye daha çok gelmeye başlaması sektördeki hareketlenmeyi artırdı.”

Son iki yıldır piliç sektörünün kısmi rahatlama sürecine girdiğini belirten Çalışkan, “Ana faaliyet alanımız olan piliç sektörü 10 yılı aşkın bir süredir büyük bir baskı altında bulunuyordu. Kuş gribi, kene vakası, domuz gribi, deli dana gibi tamamen dış kaynaklı krizlerin etkisiyle yaşanan krizlerden sonra son iki yıldır kısmı rahatlama sürecinde bu noktaya gelinmiş oldu” dedi.

Paylaş :
  • Facebook
  • Print
  • email
  • Twitter

Yorum yapabilirsiniz.



REKLAM

trotec
 

BENZER BAŞLIKLAR


REKLAM


roportaj
sektorel analizAvrupa Birliği Gıda ve İçecek Sanayinde Gelişmeler

İmalat sanayi içinde %12.9 paya sahip olan AB Gıda ve İçecek Sanayi’nde faaliyet gösteren 310.000 firma, 945 milyar Avro iş hacmi ve 100 milyar Avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4.4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

yukselis oykuleri
demirayak sirketler grubuBakkaliye’den 165 milyon dolar’lık şirkete

Demirayak Şirketler Grubu’nun kuruluşu, 1920’lere uzanıyor. O yıllarda, “Bakkal Nuriler” olarak başlanan ticari hayat, dede Şükrü Demirayak’in Bizim Bakkaliye’yi kurması ile devam ediyor. 1968’e kadar devam eden Bizim Bakkaliye sonrasında, 2’nci kuşaktan Bekir Demirayak, Demirayak Kollektif Şirketi’ni kuruyor.

Copyright © 2012 Türkiye'nin En Büyük Gıda Sektörü Portalı.
WordPress, altyapısı ile hazırlanmıştır.