Ayvalık zeytinyağı festivalini uluslararası yapacak
- Salı, Kasım 10, 2009, 13:36
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
Ösat Şenliği’, Ayvalık Ticaret Odası‘nın Başkanı Rahmi Gençer, odanın Zeytinyağı Komisyonu Başkanı Salih Madra başta olmak üzere Ayvalık‘a, zeytinyağına gönül verenlerin amatör ruhla ve canla başla verdiği mücadeleyle hayata geçirilmişti.
Amatör ruhu her an görebiliyorduk. Türkiye’nin en köklü zeytinyağı
üreticisi ailenin ferdi Salih Madra, davetlilere ‘yer hostesliği’ hizmeti verir, oda Meclis Başkanı Ahmet Süner ‘şöförlük’ yapar, ya da bir bakarsınız bir başka ünlü üretici elinde tabak ‘garson’luğa soyunmuştur. Ve hepsi ‘imece’ kültürüyle hareket eder, hiç kimse ‘kendi şovunu’nu yapmaya yeltelenmez. Bu amatör ruh maya tuttu. Öyle ki, farklı bölgelerde de zeytinyağı üreticileri Ayvalık’ın peşinden ‘hasat şenlikleri’ düzenlemeye başladı.
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Rahmi Gençer, beş yıl önce yola çıktıklarında dert hedef belirlediklerini söylüyor:
1-İç tüketimi artırmak
2 -Coğrafi menşe işaretinin zeytinyağında olabileceğini göstermek
3-Turizm ile tarımın birlikte yürüyebileceğini göstermek
4- Ayvalık’ın ev sahipliğinde uluslararası festival yapmak.
İlk üç madde, beş yılda hayata geçirildi. Şimdi sıra Ayvalık’ın uluslararası zeytin-zeytinyağı festivalinde ev sahipliği yapmasında.
Bunun için de öncelik yerli halkın ‘hasat şenliği’ne sahip çıkmasında.
Bu yıl, öğle yemeğinde, Murateli Köyü’nün meydanında 1400 evet 1400 kişi kaşık salladı.
Ayvalık imecesine Boyner de katıldı
Ayvalık Hasat Şenliği’nin beşinci yılında Anadolu Grubu‘nun şirketi Ana Gıda‘nın sponsorluğuyla, şenlik çok daha profesyonel bir havaya büründü. Beş yıldır şenlik kapsamında Cunda‘daki evinde ‘parti’ veren Ümit Boyner, eşi Cem Boyner‘in yanında müjdeledi:
“El sıkıştık, seneye biz de şenlikte olacağız” Boyner ailesine ‘şenlikte’ taşın altına ellerini koymaları kaça mal olacak henüz belli değil. Ayvalıklı Ümit Boyner, zeytinyağına da, memleketine de aşık bir iş kadını.
Nitekim uzun zamandır Beymen‘de Ayvalık’ın ‘en iyi 10 zeytinyağı’ markası, pahalı çantalar, ayakkabıların yanında müşteri bekliyor.
Özilhan: Müstahsile kredi de veririz
AYVALIK – Bu yıl beşincisi düzenlenen Ayvalık Zeytin Hasadı Şenliği‘ndeyiz. Önceki yıllarda şenliğin ev sahibi Ayvalık Ticaret Odası, ‘Ne olacak bu müstahsilin hali, Türkler niye daha çok zeytinyağı tüketmiyor, ihracat sorununu nasıl aşacağız?’ sorularına yanıt aramaya çalışan toplantılar düzenlerdi.
Vazgeçti. Haklılar, her yıl aynı şeyleri konuşmaktan biz gazetecilere bile gına geldi.
Ayvalık pozitif propaganda yapıyor. Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Rahmi Gençer, “Bu yıl kişi başına yıllık tüketim 1 kilogramdan, 1.5 kiloya çıktı. Bunda siz gazetecilerin sürekli zeytinyağı yazılarınızın büyük etkisi var“ diyerek, teşekkür etti. Biz gazeteciler böyle ‘medeni’ övgülere alışık değiliz. Sağ olsun.
Yapacak daha çok iş var. Biz Türklerin sağlığı için, sağlıklı nesiller yetiştirmesi için yılda 1.5 kilo zeytinyağı tüketimi de hiçbir şey. 3 kiloyu, 6 kiloyu görsek ne mutlu bize.
Sıkıntı çok Türkler zeytinyağı tüketmiyor, müstahsil alın terinin karşılığını alamamaktan dert yanıyor.
Sektöre, Anadolu Grubu‘nun Ana Gıda şirketiyle ‘el atmasından’ sonra gelecek daha da umut vermeye başladı. Komili, Kırlangıç ve Sezai Ömer Madra markalarıyla yüzde 35 pazar payına sahip Anadolu Grubu‘nun Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Efes ile lideri olduğu bira pazarından örnek veriyor:
“Bilecik’in Pazaryeri halkı biranın hammaddesi şerbetçi otundan geçinir. İnsanlara ekmek kapısı olsun diye, Avrupa’dan fide getirdik, ektiler. Beş-altı metre direkler kestirdik, tel verdik. Mevsimi gelince bu otu direklere sarmalarını söyledik. Bakım hizmeti verdik. Kahvelerde, nasıl ekim, dikim, bakım yapmaları gerektiğini anlattık. Bu bizim kültürümüzde var.”
Şimdi sıra zeytin ve zeytinyağı üreticilerinde. Sordum: “Zeytin müstahsiline sahip çıkacak mısınız? Yoksa siz de çoğu tüccar gibi, çiftçinin alın terinin hakkını vermeden, kar peşinde mi koşacaksınız?”
Ana Gıda Genel Müdürü Ümit Ersoy cevap verdi:
“Ana Gıda kapısına gelen müstahsilden, tabii ki kalitesi uygunsa zeytinyağını alır, aldığı gün parasını verir. Biz daima buradayız, müstahsilin güvencesiyiz.”
Tuncay Özilhan sözü sürdürdü:
“İcap ederse, köylüye kredi de veririz, teknoloji eğitimi de. Türkiye’de yem arpası varken, biralık arpa yoktu. Köylüye verdik, avans verdik, zamanında da parasını ödedik. Şimdi de zeytinyağında aynı yolu izleriz. Biz pazarda kalıcıyız.”
‘Gözbebeğim hâlâ Efes’
Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan yurtdışı programını bırakıp, Ayvalık’a, Ayvalık Ticaret Odası’nın bu yıl beşincisini düzenlediği Hasat Şenliği’ne geldi. Pazarda Ayvalık’ın zeytinyağlarını tadarken sordum:
“Gözbebeğiniz hangi marka?”
“Hala Efes, onunla beraber büyüdük. Coca Cola’ya bile daha alışamadım, gruba
katılalı 11 yıl oldu. Komili’nin biraz daha vakti var.”
Tuncay Özilhan anlattı:
“Zeytinyağı işi bize Aydın Bolak‘ın Abank’a borcundan dolayı kaldı. Epey bir zikzak dönemi yaşadık, satalım mı, büyütelim mi diye. Unilever Komili‘yi satışa çıkardığında bir kez daha oturduk tartıştık, ya bu işten çıkalım, ya da Komili’yi alıp büyüyelim. Bu arada Soros Grubu ortak geldi. Allah bu şansı, Türkiye’ye vermiş. Gıdada sağlık trendi var.
Genetiği Değiştirilmiş Organizma tartışılırken, genleriyle oynanamayacak nadir ürünlerden biri zeytin. Bizim grup da bira ve kola ile zaten tüketiciyle doğrudan temasta, bu işi iyi biliyoruz. Şimdi zeytinyağı işini büyütmeye karar verdik. Kalıcıyız, uzun vadeli bakıyoruz.”
Ana Gıda çatısında Komili, Kırlangıç ve Sezai Ömer Madra markaları yer alıyor.
Ambalajlı ürünlerde Komili’nin pazar payı yüzde 28, Kırlangıç’ın yüzde 7. Bu iki markadan sonra, Sezai Ömer Madra markasının yatırımına, büyümesine sıra gelecek.
radikal



