‘2011 süt tüketim yılı olsun’
- Pazar, Ocak 2, 2011, 11:45
- Haberler
- Yorum yapabilirsiniz
İzmir Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Köse, 2011′in ”Süt Tüketim Yılı” olarak ilan edilmesi çağrısında bulundu.
Köse, Oda meclis salonunda düzenlediği toplantıda, tarım kesimi açısından 2010 yılının nasıl geçtiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, 2011 beklentilerini paylaştı.
Türkiye’nin bin 530 tarımsal ürünü 177 ülkeye ihraç ettiğini, 2000′li yılların başında 4,5 milyar lira olan ihracatın şimdi 11 milyar liraya ulaştığını aktaran Köse, ”Türkiye’nin tarım ülkesi olduğu aşikardır. Yani ülkemiz tarımla, tarımsal sanayi ve ihracatla kalkınacaktır. Bunun için de tarımın stratejik sektör olarak ele alınması gerekmektedir” dedi.
Köse, çiftçinin tarımda varlığını devam ettirebilmesi için kaliteyi artırması ve girdi maliyetlerinin aşağı seviyelere çekilmesi gerektiğine işaret ederek, ”Ancak mazot fiyatlarında beklenen ÖTV ve KDV indirimlerinin yapılmaması, seracılıkla uğraşan çiftçilerimizin kullandıkları elektrik için ödedikleri yüzde 18 KDV’nin düşürülmemesi çiftçiyi zor durumda bırakmaktadır. Tarımda kullanılan elektriğin, ekipmanların ve diğer girdilerin desteklenmesi gerekmektedir” diye konuştu.
Tarımsal üretim ve sonrasında yaşanan kayıt dışılığın önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Köse, tarımsal ithalatın da önlenmesini istediklerini bildirdi.
-”2011 SÜT TÜKETİM YILI OLSUN” ÇAĞRISI-
Bir süredir yüksek seyreden et fiyatlarına da değinen Köse, gıda sanayi tarafından buzağı maması adı altında süt tozu ithalatının yapılması, bunun sonucunda da damızlık ve süt hayvanlarının kesilmesiyle et fiyatlarının arttığını anlattı.
Köse, yapılan et ithalatının fiyatlarda beklenen düşüşü yeterince sağlamadığını belirterek, ”Bunun nedeni büyük firma ve marketlerin ürün stoklarının çoğunu elinde bulundurarak bunları piyasaya yine yüksek fiyattan arz etmelerinden kaynaklanmıştır” dedi.
Hayvancılıkta yaşanan problemlerin aşılması için 2011 yılının ”Süt Tüketim Yılı” olarak ilan edilmesini istediklerini ileten Köse, Sağlık Bakanlığından bu konuda teşvik uygulamalarını hayata geçirmesini, tüketici dernekleri, kamu idaresi, yerel yönetimler, vakıf ve derneklerin sağlık açısından süt tüketimine vurgu yaparak çaba sarf etmelerini beklediklerini dile getirdi.
Köse, bu kapsamda buzağı maması adı altında süt tozu ithalatının da engellenmesini istedi.
-”NARENCİYE AĞAÇTA KALDI”-
Sedat Köse, bölgenin önemli üretim ve ihracat kalemlerinden olan narenciye ve incirde problem yaşandığını, 2010 yılı yağışlarının mevsim normallerinin üstünde gerçekleşmesi ve havaların sıcak seyretmesi nedeniyle bu iki önemli ihraç ürününde adeta ”doğal afet” yaşanmasına sebep olduğunu bildirdi.
Üreticinin verim ve kalite kaybı yaşadığına dikkati çeken Köse, ”Tonlarca narenciye ağaçlarda bekliyor. Hasat edilse bile kaliteli ürün elde etmek hava şartlarından dolayı pek mümkün değil. Üretici mağdur, ama İzmir milletvekillerimize sorunu aktarmamıza rağmen ne yazık ki bu konuda hiçbir çaba göremedik, kendilerinden beklentilerimizi alamadık” dedi.
Köse, İzmir’de balıkçılar için uygulanan ecrimisil bedellerinin yüksekliğinden yakınarak, ”İtalya ve İspanya’da 200-400 lira olan kiralama bedelleri İzmir’de 4 bin 100 lira. Bu rakam Muğla’da bin 800, Aydın’da bin 700, Karadeniz’de 400 lira. Biz de bölgemizde kira indirimi bekliyoruz” dedi.
Ege Bölgesinde önemli tarım ürünlerinden olan pamuk dikiminin önceki yıla göre yüzde 25 arttığını ifade eden Köse, ”Ancak yeşilkurt zararı ve tarak dönemindeki yüksek sıcaklık stresinden meydana gelen silkmeden dolayı verim düşüklüğü yaşanmıştır” şeklinde konuştu.
Köse, 2008-2009 döneminde erken açıklanan prim miktarının üreticinin pamuğa yönelmesini sağladığını hatırlatarak, Türkiye’nin tekstilde hedeflerine ulaşması için Ege logolu pamuk üretiminin teşvik edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.



